Dünya Haberleri

DÜNYA

    Mutlu son istiyoruz

    Yeliz ÖZ-Murat KAZANCI/İSTANBUL
    14.01.2006 - 23:09 | Son Güncelleme: 14.01.2006 - 23:09

    İran’da kaçırılan üç yakın arkadaş Serdar Durna(30), Yurdaer Etike(35) ve Avni Ozan’ın(49) aileleri, çaresiz bekleyişte 21 günü doldurdu. Aileler, bugüne dek Dışişleri Bakanlığı ve Tahran Büyükelçiliği istediği için basına konuşmadıklarını söylerken, "İran’a gitmeyi bile düşünüyoruz. Hayatlarından endişeliyiz. Neyi, nasıl yapacağımızı bilmiyoruz. Beklemekten sıkıldık. Mutlu son istiyoruz" dediler.

    Mutlu son istiyoruz7 Aralık 2005’te iki yıldır hayalini kurdukları Asya, Güney Amerika ve Afrika gezileri için aralarında para toplayarak satın aldıkları 1993 model Land Rover ile İran’a giden üç arkadaş, 24 Aralık’ta Pakistan’a geçecekti. Ancak 20 Aralık’ta İran için verilen geçici plakalarıyla Pakistan yolundaki Zahedan’da durduruldular. Geçiş işlemlerini yapmak için kente dönen ekip geceyi buradaki Amin adlı otelde geçirdi. Gelişmeleri ailelerinin cep telefonlarına gönderdikleri kısa mesajlarla anlatan ekipten ertesi gün sınıra doğru yola çıktıktan sonra haber alınamadı. Avni Ozan’ın ağabeyi Hüseyin Ozan, şunları söyledi:FARSÇA KONUŞMA"Aynı gün kardeşlerimizin kaçırıldığı bilgisi Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği’ne ulaşmış. 25 Aralık akşamı Emniyet Müdürlüğü’nden Yurdaer Etike’nin kız kardeşi Yasemin Etike’yi aradılar. Hemen Tahran Büyükelçiliği’ni aradım. Büyükelçilik kaçırıldıklarını doğruladı ve her biri için 1’er milyon Euro fidye istendiğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı’yla da görüştük. Onlar İran hükümetinin olayın basına sızmamasını istediğini söylediler. Hayatları söz konusu olduğu için beklemeye başladık. 8 Ocak’ta gizli numaranın aradığı telefonumu açtığımda telefondaki kişi ’No Turkish, No English, Farsi, Farsi’ dedi. Farsça bilmiyorum. İngilizce bir şeyler anlatmaya çalıştım, ancak telefonu kapattılar. Ondan sonra bir daha aramadılar. Büyükelçilik 3 milyon Euro fidyeden bahsediyor. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız."YANLIŞLIK OLDUSerdar Durna’nın kardeşi Özge Durna ise Türk sporcuların kaçırılmasına bir anlam veremediğini söyleyerek "Müslüman bir ülke. Bizler de Müslümanız. Kimin kaçırdığını bile bilmiyoruz. Yetkili makamlar açıklamalarında her şeyi yaptıklarını söylüyorlar. Yapılan ne var bunu bilmek istiyoruz" dedi. 1 Ocak’ta sırayla gizli numarayla ailelerini arayan üç arkadaşın telefon konuşmaları birbirine benziyordu. 18.47’de Serdar Durna’la yaptığı görüşmeyi kardeşi Özge Durna şöyle anlattı: "Kardeşimin sesi çok iyi geliyordu. Sakındi. İlk söylediği şey, ’Haberiniz var mı’ oldu. ’Var’ dedim. ’Basına çıktı mı’ dedi. ’İran Hükümeti istemediği için açıklamadık. Verilsin mi verilmesin mi’ dedim. Yalnızca ’Evet’ dedi. Ardından ’Zahedan bölgesinde arkadaşları tutulan bir grup tarafından yanlışlıkla kaçırıldık. Bizi yabancı sandılar’ dedi. ’Geleceğiz, merak etme’ diyerek telefonu kapattı."Kardeşi Yasemin Etike’yi arayan Yurdaer Etike ise, nerede olduğunu soran kardeşine, "Yerimi söyleyemem, sağlığımız iyi, anne ve babamı sakinleştir" dedikten sonra, "Kartım bitiyor" diyerek telefonu kapattı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı