Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Musul Vali Yardımcısı: Irak normale dönüyor

<B>ARALARINDA</B> kimler yok ki? Musul Valisi <B>Ganim Sultan Abdullah</B>, Vali Yardımcısı Dr. <B>İbrahim Arafat</B>, Dohuk-Kerkük Ticaret Odası Başkanı <B>Hurşit Ahmet Selim</B>, Musul Sanayi Odası Başkanı <B>Muhammed Tayyib Yunis Süleyman</B> ve diğerleri.

Yirmi kişilik bu heyet geçen hafta Musul'dan Kerkük'ten, Dohuk'tan kalkıp Silopi üzerinden Türkiye'ye geldiler. Gaziantep, Adana, Ankara ve İstanbul'a giderek Türk iş adamlarıyla görüştüler. Heyetin içinde çok ilginç bir kişi daha vardı. Amerikalı Albay Mike Albertson.

Iraklı iş adamları Amerikalı albayın teşvikiyle Türkiye'ye geldiklerini gizlemiyorlar. Gizlemedikleri bir şey daha var. Türkiye'yi görünce hissettikleri.

Saddam'ın kulağını fena halde çınlatıyorlar. ‘‘Türkiye'nin petrolü yoktu, buna rağmen nasıl ilerledi. Bizde petrol var ama Saddam hiçbir alt yapı yatırımı yapmadı, bizi sefalete mahkum etti.’’

Vali Yardımcısı ve Musul Türkmen Cephesi temsilcisi Dr İbrahim Arafat ile birlikte dün İstanbul'da sabah çayı içtik.

Kendisiyle, geçen ay Kerkük'te Türkmen Cephesi'nin Kongresi'nde tanışmıştım. Musul'un önde gelen aşiretlerinden birinin lideri olan Dr. İbrahim, dünkü sohbetimizde, ‘‘Irakla ilgili önyargılarımız’’ olduğunu söyledi. Örneğin, ‘‘Herkes Irak'ı hálá savaşta sanıyor. Yok böyle bir şey’’ dedi. Güvenlik sorunu yok mu? Var. ‘‘Ama sizin Güneydoğu'da da vardı bir zamanlar ve yabancılar Türkiye'yi savaşta sanıyordu. Oysa Irak'ta hayat devam ediyor. İş alanları açıldıkça, durum daha da normalleşecek. Gelin gözlerinizle görün.’’

Neden heyette Amerikalı bir albay var? ‘‘Çünkü Türkiye ile ticaretin artmasını istiyorlar. 500 bin kişilik ordu lağvedildi. İşsizlik var. Baasçılar para ile işsizler arasından adam tutarak istikrarı bozacak eylemler yaptırıyorlar. Geçici bir durum bu. Irak'ta istihdam ortamı yaratıldıkça demokrasi serpilecek.’’

İşte yirmi kişilik Irak heyetinin verdiği mesaj:

‘‘Şimdi toprak susuz. Ne verirsen emiyor. Piyasa her şeye aç. Ama toprak doyduğunda suyu içmeyecek. Sel olup gidecek. Zaten daha şimdiden bizim orada piyasadaki malların yüzde 90'ı Türk malı. Yatırım için de geç kalmadan Türkler gelmeli.’’

Öğrendiğim kadarıyla da petrol karşılığı bir anlaşma yapılmış devletle. Irak petrolü verecek Türk iş adamları da devletten tahsil edecekler alacaklarını. Ayrıca Musul'da bir konsolosluk ve ikinci bir sınır kapısının açılması da ısrarla isteniyor.

* * *

TABİİ söz hemen Türk askerinin Irak'a gidişine geliyor. Irak halkı Türk askerine karşı mı?

‘‘Önce şunu söylemek istiyorum’’ diyor ‘‘Amerika batağa saplandı, Türkiye onu kurtarmaya gidiyor iddiasında olanlar var. Yanlış. Amerika batağa saplanmadı. Birlikte yeni Irak'ı kuruyoruz. Son kararı o veriyor ama bize her zaman danışıyor ve bizim isteklerimizi göz önünde tutuyor. Biz Amerikalılara minnettarız. Ama bakın, Arnavut askerleri var bizim orada. Bir ‘‘selamünaleyküm’’ demeleri çok hoşumuza gidiyor. Türk askeri, Irak'a gelirken dost bir ülkeye gittiğini, işgalci değil bir dost olduğunu hissettirirse sevgi ile karşılanır. Ayırım yapmaması da önemlidir. Ben bunların düşünüldüğüne inanıyorum. Türkler, güleryüzlü yumuşak insanlardır, Iraklılar da öyle.’’

Doktor İbrahim Arafat, bir Türkmen ama ‘‘Irak'ta istikrar kayırmacılık ve ayrımcılık yapılmamasına bağlı’’ diyor ‘‘Irak bayrağı altında Arap, Kürt, Türk ve diğer gruplar hep birlikte yaşayacağız.’’

Irak'ı düşünürken ve Irak'ı konuşurken bu bakış açısından ayrılmamak lazım. Osmanlı mirasından dem vurmak ya da Kürtleri incitecek denge hesapları yapmak tartışmaları da hedefi de saptırıyor.

X