Müslümanlık'tan niçin korkuyoruz?

Hürriyet Haber
23.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

Geçtiğimizhafta Torino'daydım. Bu kente hayran kaldım. Galatasaray maçı için, Duru Turizm'le gitmiştik. Tam dört günümüzü orada geçirmek zorundaydık.

Bu dört günün ilk günü, otel odama girdiğimde şoke oldum. Torino'nun en güzel oteli denilen Turin Palace'taki odam tam bir ağlama duvarıydı.

O kadar hüzünlü bir odaydı ki, girer girmez içinizden ağlamak geliyordu.

Torino'nun hemen tüm yapılarında bulunan pancurları aceleyle açtım. Odaya ışık doldu.

Bir viski doldurmaya soyundum. O sıra çan sesleri geldi.

‘Çanlar Kimin Çalıyor'' romanını düşündüm. Ernest Hemingway'in ruhuna bir fatiha yolladım.

Hemingway'in Hıristiyan olması beni zerre kadar ilgilendirmedi. Geçenlerde de yazdığım gibi, ben Allah'a ulaşma yollarının sadece bir tek dinde bulunduğu konusunu tartışıyorum. Bence eğer insan tek bir din aracılığıyla Allah'a ulaşamıyorsa, başka dinlere de başvurabilmelidir.

Yani herkes bir ya da birkaç dini birden benimseyebilmelidir.

Pencereden baktığımda çanların kilise çanları olduğunu gördüm.

Odamın tam arkasında bir güzelim kilise vardı.

* * *

Ben dünyanın en güzel yerlerinin ibadethaneler olduğuna inanırım.

Dünyanın en güzel camilerini, katedrallerini gördüm. Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da namaz kıldım. Hazreti Muhammed'in miraca çıktığı yer olan Kubbe-tüs Sahra'da, bir zamanlar Hz. Muhammed'in namaz kıldığı yerde namaz kıldım.

Miraca çıkmadım ama ramak kaldı.

Miraç olayını ruhumda, benliğimde hissettim.

Bu yüzden odamın arkasındaki kilisede çanlar çalarken huşu ile ellerimi havaya kaldırdm. Galatasaray'ın başarısı için dualar ettim.

Sonra viskimi çıkardım. Aşağıdan bir kova buz istedim.

Buz gibi viskimi yudumladım.

Ama dualarımı kesmedim,

Torino sokaklarına daldım. Torino, yüzlerce yıl önceki Torino'ydu.

Evler eski evlerdi, caddeler eski caddelerdi.

Yap-satçılar Torino'yu istila edememişlerdi. Sokaklar ve evler birbirlerine kemerlerle bağlanmışlardı.

Memleketime acıdım. Melek Hanım'ın evinin şimdi olmamasına yandım.

Çok şükür doğduğum ev hâlâ duruyordu.

* * *

Bugün Ankara'dan geçen ‘‘Mekke şoku’’ haberlerini okudum.

Mekke'de yapılan konuşmaları kınıyorduk. Ama üzerinde hiç düşünmüyorduk. Bu konuşmaların çoğu doğruydu.

Biz gerçekten Kemalizm'i din gibi benimsemiş ve devlet dini haline getirmiştik.

Bu yüzden bir başka dinden korkuyorduk.

Müslümanlık'tan korkuyorduk.

Biz korkudan yaratılmıştık. Oysa sevgiden yaratılmalıydık.

Sevginin var olduğu hiçbir yerde korku olamazdı.

Biz sevgiye muhtaç insanlardık.

Sevgiyi insanlardan değil, Allah'tan korktuğumuz gün bulacaktık.

O gün hiç de uzakta değildi.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı