Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Müslümanlık bu mu?

Emin ÇÖLAŞAN

Bizdeki şeriatçı kesim Müslüman geçiniyor ama Müslümanlığı küçültüyor... Çünkü bunlar dinimizi, işlerine geldiği gibi ve kendi çıkarları için kullanmaya yelteniyor.

Müslümanlığın özü nedir?

Düzgün insan olmaktır. Yalan söylemeyeceksin, kul hakkı yemeyeceksin, boğazından haram geçmeyecek, ülkeni seveceksin, ölmüşlere sövmeyeceksin, vatana, millete faydası dokunmuş insanları hayırla anacaksın, iyilik yapacaksın, fakir fukarayı kollayacaksın, dürüst olacaksın.

Bu kesim, bu gerçekleri görmezden geliyor ve dinimizi bir tek yere çekmeye çalışıyor:

Türban!

Varsa yoksa türban.

Türbanı bir üniforma gibi kullanmak, genç kızlarımızı ve kadınlarımızı bu yöntemle sömürmek ve kendi amaçları doğrultusunda kullanmak.

Bunların medyasını her gün dikkatle izliyorum. İnanılmaz bir din sömürüsü ve din ticareti dışında, insanlarımıza Müslümanlık adına verdikleri bir tek şey yok.

Her gün bin tane yalan.

Her gün küfür ve tehdit.

İnsanları hedef göstermek.

Ölmüş insanlara bile hakaret etmek.

***

Müslümanlık gibi güzel bir din, bunların elinde kazanç kapısı olmuş. Dahası, siyasete alet edilmiş. Dikkat ediniz, bu din tüccarlarının hepsi zengin, hepsi varlıklı.

Fakir fukara Müslümanları kandırıp oylarını cebe atıyorlar, sonra da krallar gibi yaşıyorlar.

Holdingler, fabrikalar, şirketler...

Refah'lı belediyelerden maaşa bağlanan üçkağıtçılar...

Bosna'ya yardım adı altında topladıkları paraları cebe atan uyanıklar...

Kaçak Mercedes kullanan sahtekarlar...

Oluk gibi kazanılan, ancak vergisi verilmeyen paralar...

Anadolu'nun dört bir yanında milyonlarca fakir fukara Müslüman ezilirken, bu din tüccarlarının tümü, krallar gibi yaşamakta.

***

Konuları saptırırken, yalan söylerken, küfür ve hakaretler yağdırırken, biz bunların hangi Müslümanlığına güveneceğiz?

Genç kızlarımızı ve kadınlarımızı normal zamanda yanlarına almazlar, onlara harem-selamlık uygulaması yaparlar. Ama iş türban eylemine gelince, piyasaya onları sürerler... Ve sonra da, ortalığı binbir yalanla kızıştırmaya çalışırlar:

‘‘Bunlar kadınlarımızın başörtüsüne karşı. Kadınlarımızın başını açtırmayız...’’

Değil efendim, kimse kadınlarımızın başörtüsüne karşı değil.

Başörtüsü, Anadolu insanının kültürü ve geleneğidir. Başı genelde örtülüdür.

Ama bunu, bizim din tüccarları ve din sömürücüleri istediği için yapmaz. Örfü öyledir.

Türban, Anadolu kadınının kullandığı örtü değildir. O şimdi belli bir kesim tarafından üniforma olarak kullanılmaktadır.

***

Şeriatçı medya günümüzde ne yapıyor? Kuran-ı Kerim'de getirilmiş bütün güzel esaslar, onların gözünde yok varsayılıyor. Varsa, sadece türban ve türban sömürüsü var.

Amaçları çok basit: Bir dinin bütün güzel unsurlarını unutturup mücadeleyi sadece türban üzerinden vermek!

Günümüzde İslam'ı, Müslümanlığı çok iyi bilen, bu işin ilmini yapmış hocalarımız var. Bunlardan biri Yaşar Nuri Öztürk. Güzel dinimizin güzel yönlerini halka anlatmaya çalışan bir ilahiyat profesörü. Bunu yaparken, din ve iman işportacılarının maskelerini düşürüyor... Ve şeriatçı kesim, Öztürk Hoca'ya da açıktan küfürler yağdırıyor. Hakaretin bini bir paraya gidiyor... Çünkü halkımız gerçekleri öğrendikçe, bunlar iyot gibi açıkta kalıyor.

***

Kadın, bunların gözünde ikinci sınıf yaratıktır. Sadece işlerine geldiği sürece kadınımızı kullanırlar. Son türban olaylarında olduğu gibi!

Normal zamanda kadını yanlarına oturtmazlar!

Kadınla yan yana namaz kılmayı reddederler... Akıllarına kötü şeyler geldiğini söylerler! Kadın onlar için sadece cinsel bir varlıktır.

Geçenlerde Sevgililer Günü vardı. Bunlar ‘‘Laikçilerin zina bayramı’’ diye manşet attılar. Kafaya bakın siz!

Dahası, kendilerine karşı çıkan herkesi, şu veya bu nedenle ‘‘din düşmanı’’ ilan ederler! Siyasetleri bunu gerektirir.

Bunların gözündeki Müslümanlık, sadece ve sadece kadını örtmektir. Sömürü mekanizmasının temeli budur.

Dinimizin emrettiği dürüst olmak, haram yememek, yalan söylememek gibi hususlar bunların gözünde yoktur, çünkü işlerine gelmez.

***

Din, Allah'la kul arasındaki bir olgudur. Bunlar, bunu hazmedemez. Allah'la kulun arasına girmeye kalkışırlar. Bunu yapmak kârlı iştir, kazançlı iştir.

Oy ve para getirdiğini düşünürler.

Hacca giderler, kameralara poz verirler. Namaz kılarlar, görüntü alınması için medyaya haber verirler. Devletin görevlilerine ayaklarını yıkatırken resim çektirirler! Camilerde, Allah'ın kutsal evlerinde siyaset gösterisi yapıp slogan atarlar. Ellerine yetki geçtiğinde, devletin ve milletin paralarını eşe dosta hortumlarlar. Hırsızları Meclis çatısı altında aklarlar.

Bunlar aslında en büyük saygısızlığı hem dinimize, hem de bu taraklarda bezi olmayan milyonlarca samimi Müslüman insanımıza yapıyorlar.

Müslümanlık bu mu? Allah bunları mı emretmiş?

Başörtülü olsun veya olmasın, gerçek Müslümanlara sonsuz saygı duyuyorum.

Ama Allah'ın adını oy avcılığına, siyasal iktidar hırsına ve cep doldurma hesaplarına alet eden bu kesime karşı içimde en ufak saygı yok...

Çünkü bunlar Müslüman değil, Müslüman- lık tüccarı.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI