Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Müslümanlar için umut kaynağı’

MAŞRIKLI Arap yazarlardan iyice umudumu kestim. Günümüz Türkiyesi’nin neyi temsil ettiğini, nelerin günümüz Türkiyesi’ni simgelediğini, günümüz Türkiyesi’nin içerdiği ve kapsadığı çağdaş düşünce ve yapıları anlamalarının olanaksız olduğunu üzülerek görmekteyim.

AKP’NİN MÜZAKERE YÜRÜTMESİ İRONİK

Dr. Hasan Medeni’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayınlanan Haliç gazetesinde 5 Ekim günü ‘Müslümanlar için umut kaynağı’ adlı bir makalesi yayımlandı (Radikal, 10.10.05).

Dr. Hasan Medeni, AKP’nin Avrupa Birliği ile müzakereleri yürütecek olmasını ironik buluyor:

1. ‘İroni, Türkiye’ye bugün laiklerin değil, İslamcıların hükmetmesi. Halihazırdaki Türk hükümeti, Türk laiklerin ve güçlü askeri kurumun Avrupa’ya entegrasyon için ortaya koyduğundan geri kalmayan bir çaba gösterdi’ diyor. Ve ekliyor:

2. ‘Türkiye’nin uzun bir yol kat etmesi gerekecek. Öncelikle önünde insan hakları dosyası bulunmakta.’

Dr. Hasan Medeni, AB ve ABD basınından öğrendiklerini kendinden hiçbir şey eklemeden tekrarladıktan sonra Türkiye’nin hal ve gidişine bakarak evlere şenlik bir yorum yapıyor:

3. ‘Bugün İslamcılar tarafından yönetilen Türkiye, Müslümanların uygar dünyaya entegre olabileceğinin, bu dünyayla pekálá adil bir konumda diyaloğa geçebileceğinin güzel bir örneğini sunmakta.’

BAE’den bir makale yazarının insan hakları konusunda uyarıda bulunmasını sineye çektik diyelim, ama 3. maddedeki kadar hiçbir yorum Cumhuriyet’in onurunu zedeleyemez.

Aslında yazımın başlığı ‘Gördüğünden Göz Kirası İstemek’ olmalıydı: Türkiye Avrupa Birliği ile müzakereye başlayacak ya, bazı Arap münevveri de biraz gayretle aynı şeyi kendilerinin yapabileceğini düşünüyorlar. AKP bunu becerdiğine göre... Bunu ben Cumhuriyet’e yapılmış hakaret sayıyorum. Yazarın Cumhuriyet tarihinden haberi yok.

Avrupa Birliği ile müzakereye başlayan Türkiye eğer Cumhuriyet devrimlerini yapmamış olsaydı sadece coğrafi, ekonomik, tarihsel stratejik konumu nedeniyle AB’ye üye adayı olabilir miydi? Kuşkusuz hayır! AB ile müzakere masasına oturacak olan Cumhuriyet’in müktesebatında AKP’nin İslamcı ideolojisinin en küçük bir katkısı var mı? Kesinlikle yok! Aksine, Türkiye Cumhuriyeti bugün varması gereken çağdaş ve çağcıl düzeye varamadıysa, bu gecikmede AKP’nin temsil ettiği ideoloji ve zihniyetin payı çok yüksek.

İSLAMCILARIN DİRHEM PAYI YOK

Türkiye’nin çağdaş dünyaya entegrasyonunda ‘İslam’ın ve İslamcıların bir dirhem payı yoktur. Bütün marifet Laik Cumhuriyet’in devrimlerindedir. 1923’ten bu yana ve resmen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile başlayan İslamcı ve muhafazakár muhalefet ve engelleme olmasaydı bugün Türkiye ile ‘çağdaş uygarlık’ arasında bu denli mesafe olmazdı. ABD’ye, AB’ye, AKP’nin destekçi ve hınk deyicilerine sorum şu: AKP Cumhuriyet devrimlerini yapar mıydı?

Arkasında 200 yıllık çağdaşlaşma ateşi olmadan ve başta laiklik olmak üzere Cumhuriyet’in 1923-1940 arasında yaptığı devrimleri yapmadan çağdaş dünyaya entegre olmanın olanağı yoktur. Bu, o kadar kolaysa buyurunlar efendim, anca giderler!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI