Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Müslüman ol, kızı verelim

Cezayir asıllı eşi Wahiba ile nasıl evlendiğini anlatan Ribery, ‘Wahiba’yı istemeye gittiğimizde, ailesi, ‘Müslüman olmazsan, kızı vermeyiz’ dediler. Ben de Wahiba’yı çok sevdiğim için müslüman oldum. Şimdi çok mutluyum’ dedi.

FRANCK Ribery, Galatasaray’a transfer olduktan sonra verdiği ilk röportajda, Cezayir asıllı eşi Wahiba’ya olan aşkı nedeniyle müslüman olduğunu açıklamıştı. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde tekrar konuşma şansı bulduğumuz Fransız futbolcudan bu olayı biraz açmasını istedik. O da kabul etti... Ribery öyle şeyler anlattı ki, hayretle dinledik... Bakın neler söyledi:

‘Wahiba ile kapı komşusuyduk. Bütün çocukluğumuz beraber geçti. Birbirimizi çok seviyorduk. Evlenmeye karar verdik. Wahiba’yı istemeye gittiğimizde, ailesi, ‘Biz müslümanız. Sen de müslüman olursan, kızı veririz. Başka türlü Wahiba ile evlenemezsin’ dediler. Çok şaşırdım. Böyle bir şey isteyecekleri aklımın ucundan bile geçmiyordu. Bir ay düşündükten sonra kararımı verdim, ailesiyle görüşüp ‘Tamam, müslüman oluyorum. Çünkü kızınızı çok seviyorum’ dedim. Müslüman olduktan sonra Bilal ismini aldım. Böylelikle Wahiba ile evlendik. Şimdi çok mutluyum. Altı ay sonra bir çocuğumuz olacak. Çocuğumuzun doğacağı günü iple çekiyoruz.’

Franck Ribery,
Galatasaray’daki ilk günlerini de şöyle anlattı:

‘Takım arkadaşlarım bana çok iyi davrandı. Doğrusu, bu kadar iyi karşılanmayı beklemiyordum. Müslümanlığın içinde sevgi ve saygı vardır. Ben o sevgiyi ve saygıyı burada gördüm. Arkadaşlarım bana yabancılık çektirmediler. Hepsinden hedeflerimizi öğrendim, şampiyonluk. Ben de bu havaya girdim. Kimse merak etmesin, bu yolda arkadaşlarımla beraber yürüyeceğim.’

Nerede 6 saniye kuralı?

ÇAYKUR Rizespor-Galatasaray maçının ilk yarısında kimsenin dikkatini çekmeyen bir olay yaşandı. Necati’nin attığı şutu kurtaran kaleci Zdravkov, topu yaklaşık 10 saniye kucağında tutmuş, bir türlü oyuna sokmuyordu. İşte o anda Hagi çıldırdı. Kulübesinden fırlayıp, dördüncü hakemin yanına koştu. ‘Görmüyor musun? Topu hala elinde tutuyor, bir şey söylemiyorsunuz. Hayret bir şey. Nerede 6 saniye kuralı? Niye kurallara dikkat etmiyorsunuz?’ diyerek isyanını dile getirdi.
X