Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Müslüman Kardeşler'in açıklaması kafa karıştırdı

    The Atlantic
    04.05.2011 - 16:17 | Son Güncelleme:

    Usame bin Ladin’in öldürülmesiyle ilgili Pazartesi gününden bu yana atılan manşetlerde genellikle “terörist başı” ve hatta New York Post’un yaptığı gibi “piç” gibi ifadeler kullanılıyordu. Ancak ölüm haberi duyulduktan sonra Müslüman Kardeşler’den yapılan açıklamada El Kaide lideri “şeyh” olarak nitelendirildi.

    Dahası açıklamada Batılı hükümetler İslam ve terörizmi bağlantılandırmakla suçlanırken ABD’nin Irak ve Afganistan’daki varlığına karşı “direniş” “meşru” olarak tanımlandı.

     

    Müslüman Kardeşler’in bin Ladin’in ölümüne verdiği yanıt, grubun ılımlı olduğu ya da iktidara geldiğinde ılımlı olabileceği mitine de bir son vermiş oldu. Ne de olsa burada “radikal” olarak görülen El Kaide’nin karşısında kendisini “ılımlı” olarak tanıtan Müslüman Kardeşler’den bahsediyoruz.

     

    Müslüman Kardeşler’in gençlik kollarından Halid Hamza örgüte “ılımlı İslam”ı benimsedikleri için katıldığını ifade ederek, “Ilımlı İslam şiddet kullanmamak, terörü kınamak ve cihatçılarla birlikte çalışmamak demektir” demişti.

     

    İŞGALLER İSTİSNA

    Yine de Müslüman Kardeşler’in şiddeti reddeden “ılımlılık” sözünün bir istisnası var: Örgütün düsturu gereği, başta Irak, Afganistan, Çeçenistan, Bosna ve Filistin olmak üzere Avrasya’nın önemli noktalarında yaşanan askeri işgallere karşı şiddet kullanılabiliyor.

     

    Müslüman Kardeşler’in eski Büyük Rehber’i Mehdi Akif “Ben hiçbir zaman Afganistan’da savaşmadım. Ancak onları yüreklendirdim, şimdiye kadar da Bosna ve Filistin’e para gönderdim” dedi.

     

    Ancak 11 Eylül saldırıları Müslüman Kardeşler’in yaklaşımı açısından gerçek bir sorun yarattı, zira bu sefer işgal altında denemeyecek bir toprak üzerinde yaşayan siviller öldürülmüştü. Ancak Kardeşler saldırıları kınamaktan ziyade İslamcıların sorumlu olmadığı fikrini savunmayı tercih etti.

     

    "CİHATÇILARIN YAPTIĞINA İNANMIYORUM"

    Hatta zaman zaman Kardeşler’den yapılan açıklamada saldırıların arkasında El Kaide olduğu “teorisi” bile şüpheyle karşılandı. Örgütün reformcu kanadı olarak bilinen, Müslüman Kardeşler Rehberlik Bürosu’nun eski üyelerinden Abdül Munim Ebul Fotuh, “Ben bunu cihatçıların yaptığına inanmıyorum. 11 Eylül çok büyük bir operasyondu” dedi.

     

    Saldırıları bireylerin değil bir ülkenin düzenlediğini ifade eden Ebul Fotuh, “Bu komplo teorisi değil, çok mantıklı. Şimdiye kadar bu suç ABD adaletinin huzurunda yargılanmadı. Neden? Çünkü onlar da bu komplonun bir parçası” dedi.

     

    Dahası örgüt liderleri sık sık, tahmin edilebilir bir hedefi işaret etti. Müslüman Kardeşler’in hukuk filozofu ve eski milletvekili Suphi Salih, bir gün Kahire’deki ofisinde bana yaptığı açıklamada, saldırıların sorumlusu kim olabilir soruma “Yahudiler ve Siyonist lobi” yanıtını verdi. Salih, “Bu çalışma ABD’de iyi biliniyor, internette de bulunabiliyor. Bir konferansta Lübnan’dan Hıristiyan bir din adamı bana bununla ilgili bir kitap verdi. Bilimsel bir araştırmaydı” dedi.

     

    "ŞEYH BİN LADİN"

    Son olarak, bin Ladin’in ölümüyle ilgili açıklamada, Müslüman Kardeşler bir adım daha ileri gitti. Açıklamada, “Bütün dünya, özellikle de Müslümanlar, 11 Eylül’ün suçunun el Kaide’ye yüklenmesiyle birlikte İslam’ın terör olarak yaftalanması ve Müslümanların şiddet dolu insanlar olarak görülmesi için yoğun bir medya kampanyasıyla karşı karşıya kaldı” denildi.

     

    “Şeyh Usame bin Ladin”in “bir kadın, oğulları ve bir grup arkadaşıyla” birlikte “suikasta” kurban gittiği ifade edilen açıklamada Müslüman Kardeşler’in “herhangi bir ülkede yaşanan yabancı işgaline karşı yapılan meşru direnişe” destek verdiği “bunun ilahi yasalar ve uluslararası anlaşmalarla tanınmış bir hak” olduğu ifade edildi.

     

    Bir bakıma Müslüman Kardeşler’in açıklamasının bin Ladin’in eski ifadelerinin yansıması olduğu söylenebilir. Bu açıklama aynı zamanda Mısır’da Hüsnü Mübarek sonrası dönemde önemli bir güç haline gelen örgütün ABD’nin Ortadoğu’daki en basit çıkarlarına bile ters düşman olacağı anlamına da geliyor olabilir.

     

    The Atlantic dergisinde Eric Trager imzasıyla yayımlanan "Egypt's Muslim Brotherhood Sticks With Bin Laden" başlıklı analizden derlenmiştir.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı