Dünya Haberleri

DÜNYA

    Müslüman Kardeşler’den Türkiye modeline “sarı ışık”

    Hürriyet Haber
    08.02.2011 - 14:46 | Son Güncelleme: 08.02.2011 - 16:12

    Mısır'da Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek karşıtı gösteriler devam ederken, ülkenin geleceğine ilişkin soru işaretleri de sürüyor.

     

    MÜSLÜMAN KARDEŞLER'DEN BASIN TOPLANTISI / WEB TV 

    Muhalif gruplar arasında en göze batanlardan biri olan Müslüman Kardeşler de Mısır'da yeni döneme ilişkin olarak yurtdışında kamuoyu yaratma çalışmalarına hız verdi.

    İrem KÖKERhurriyet.com.tr

    Bu kapsamda örgütün sözcülerinden Dr. Eşref Abdülgaffar bugün İstanbul'da basının önüne çıktı. Kendisini "Müslüman Kardeşler'in yöneticilerinden biri" olarak tanıtan Abdülgaffar, benzer basın toplantılarının eş zamanlı olarak İngiltere ve Fransa gibi ülkelerdeki temsilciler tarafından da yapıldığının altını çizdi.

    Abdülgaffar, Müslüman Kardeşler'in Mısır'daki duruma bakışıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Elbette toplantıda özellikle dış basında son dönemde çokça tartışılan "Mısır'a Türkiye modeli" sorusu ısrarla soruldu.

    Abdülgaffar, çok net şekilde Mısır'da Türkiye gibi bir yönetim kurulması gerektiğini ifade etmekten kaçındı.

    Sözcü, "Sivil, demokratik ve halkın hükümeti seçtiği bir devlet istiyoruz. Halk, istediğinde yönetimi devirebilmeli. Demokratik, halkın yönetimi seçtiği tüm ülkeleri model olarak alabiliriz" dedi.

    MISIRLILAR İÇİN TÜRKİYE’NİN "MÜSLÜMAN KİMLİĞİ” ÖNE ÇIKIYOR

    Abdülgaffar'ın bu sözleri Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın geçtiğimiz hafta yayımlanan “Ortadoğu’da Türkiye algısı” araştırmasının sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.

     

    Araştırma Mısır ve diğer Ortadoğu halklarının gözünde Türkiye'nin yerini ortaya koydu. Buna göre “Türkiye neden model olabilir?” sorusuna Mısırlıların yüzde 15’i “Müslüman kimliği dolayısıyla” yanıtını verdi. “Ekonomisi” ve “demokratik bir rejime sahip olması” gibi maddeleri seçenlerin oranı bu rakamın altında kaldı.

     

    Öte yandan Mısır halkının Türkiye’nin AB üyeliği için verdiği destek 2009’da yüzde 58’ken 2010’da yüzde 53’e geriledi. Aynı şekilde Türkiye’nin üyeliğinin Ortadoğu’daki rolüne etkisinin olumlu olacağının düşünenlerin oranı da yüzde 64’ten yüzde 54’e düştü.

    MÜSLÜMAN KARDEŞLER İKİLEMİ
    Müslüman Kardeşler ya da İhvan-ül Müslimin, Mısır'ın en eski ve en büyük İslamcı örgütü. 1920'li yıllarda Hasan el Benna tarafından kurulan örgütün, Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar sayısız İslamcı harekete ilham kaynağı olduğu ya da etki ettiği belirtiliyor.

    Müslüman Kardeşler demokratik prensipleri savunduklarını söyleseler de, şeriata ya da İslam hukukuna dayalı bir devletin kurulması temel amaçları arasında açıkça belirtiliyor. Dünya genelinde kullandıkları en ünlü slogan ise "Çözüm İslam'da". Örgüt, 2005'teki genel seçimlerde büyük başarı göstererek, önceki parlamentoda 88 sandalye kazandı.

    Bazı uzmanlara göre, Müslüman Kardeşler, bundan sonraki süreçte en etkili muhalif grup olarak, İran benzeri bir yönetim kurmayı hedefliyor.

    Ancak bazıları da Mübarek yönetiminin uyguladığı sert politikalardan dolayı örgütün eskiye oranla gücünü kaybettiği görüşünde.

    Yine de içinde bağımsız diplomalı işsiz gençleri, sosyalistleri, laikleri, Hıristiyanları barındıran muhalif gruplar arasında en örgütlüsünün Müslüman Kardeşler olduğunu söylemek mümkün.

    "MISIR'DA MÜSLÜMAN DA HIRİSTİYAN DA DİNDAR"
    Müslüman Kardeşler'in Mısır'daki mevcut süreçten güçlenerek çıkması ve hatta iktidara gelmesi, başta ABD ve İsrail olmak üzere Batı'nın uykusunu kaçırıyor.

    Abdülgaffar'ın açıklamaları ve demokrasi vurgusu da bu kaygıları en azından şu aşamada gidermeyi hedefliyor.

    Toplantı boyunca demokrasi vurgusu yapan Müslüman Kardeşler sözcüsü, bundan sonra kurulacak yönetimde İslam'ın rolünün ne olacağına ilişkin sorularda ise net bir yanıt vermekten kaçındı.

    Abdülgaffar, anayasada yapılan dini atıflarla ilgili bir soru üzerine şu yanıtı verdi:

    "2’nci maddede yapılan kanunların İslam kanunlarına aykırı olamayacağına dair bir madde var. Bu uzun zamandır olan bir şey, bunu biz koymadık. Mısır halkı Müslümanıyla Hıristiyanıyla dindar bir halktır. Aynı şekilde Mısır halkı din eğitimi ve kanunlarına önem vermektedir.

    "Bir anayasa ortaya çıktığında halk oylamasına gidecektir ve bunu kabul edip, etmeyeceğine halk karar verecektir. Bizim anayasanın eski hali ile sıkıntımız yoktu. Ama Hüsnü Mübarek öyle değişiklikler yaptı ki, tüm yetki tek bir insanda toplanmaya başladı."

    "GÜZELLİK DEVRİMİ", GELECEĞİ BELİRSİZ
    Abdülgaffar'ın Müslüman ya da Hıristiyan, Mısır halkının "dindar olduğu" vurgusu yapması önemli. Bu, Müslüman Kardeşler'in henüz içeriğini tam olarak açıklamak istemedikleri dini referanslı bir yönetimi tercih edeceklerinin sinyali olarak algılanabilir.

    Müslüman Kardeşler, Mısır'da yaşanan süreci "Güzellik Devrimi" olarak isimlendiriyor. Üstelik yukarıda da belirttiğim gibi özellikle yabancı kamuoylarına kendilerini anlatma çabalarına hız vermiş durumdalar.

    Örneğin Abdülgaffar, toplantıda Mısır'daki durum netleşene kadar Türkiye'de kalacağının altını çizdi. Müslüman Kardeşler'in yeni yönetimdeki görevi ve takınacağı tavır, yalnızca Mısır için değil Ortadoğu için de belirleyici olacak.

    ikoker@hurriyet.com.tr

    http://twitter.com/ikoker

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı