Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Muskacıya kurban oldular

    Hürriyet Haber
    12 Ocak 1999 - 00:00Son Güncelleme : 12 Ocak 1999 - 00:01

    3 yaşındaki bebeğinin yaramazlıklarına dayanamamıştı Havva Uyanık. Okutup üfletti hocalara, muskalar yazdırdı, bebeğini susturamadı bir türlü. Sonunda teşhis koyuldu: İçinde cin var.

    Şeytana esir olan anne, 15 Ekim'de korkunç yüzünü gösterdi. Ağlayan bebeğini eşarbıyla boğdu önce. ‘‘Cin çıkmamıştır’’ diye de 3 katlı evin çatısından bıraktı boşluğa... İdamla yargılanan canavar anne için kararı Adli Tıp verecek.

    Sinirleri zayıftı. Gençlik yıllarında, peşpeşe dünyaya getirdiği üç çocuğun yükünü kaldıramayacak kadar zayıf. Küçük kızı Emine'nin yaramazlığı onu, üç yıl içinde çılgına çevirdi.

    Üç yaşındaki Emine'nin sesi, kulaklarında çınlıyor, komşularına, ‘‘Bu kızın ağlaması beni deli ediyor’’ diyordu.

    Tavsiye üzerine hocalara gitti. Emine'yi uslu bir çocuk haline getirmek için okuttu, üfletti. Muskalar yazdırdı. Nafile...

    Girişimleri sonuçsuz kalınca, birileri ‘‘Bu çocukta cin var’’ diye fısıldadı kulağına.

    Öyle ya. Onca okuma, üfleme, muskalar boşa gitmişti.

    Zayıf sinirleri, çözüm üretmek yerine bir felaket senaryosunu dikte ettirmeye başladı beynine.

    ‘Bu çocuk şeytan mı?’ kuşkusu, 28 yaşındaki Havva Uyanık'ın düşünce sistemine sinsice çöreklendi.

    ÖNCE BOĞDU

    Sorunu ortadan kaldırması için beyninden gelen sinyaller, Havva Uyanık'ı evlat katili yaptı. Üç yaşındaki kızını, 15 Ekim günü, yine bir ağlama krizine girdiği sırada, eşarbını çıkartıp boğdu. Çırpınarak can veren küçük kızının ve içindeki şeytanın öldüğüne hálá emin değildi.

    Sultanbeyli Hasanpaşa Caddesi 20 numaradaki evlerinin çatısına çıktı. Emine'nin hareketsiz bedeninini, ‘‘Benim kızım şeytan’’ diye bağırarak, 3'üncü kattan sokağa attı.

    Korkunç cinayetten sonra sürekli olarak, ‘‘Bana cinler geldi. Kızım şeytan. İçinde cin vardı’’ diyen Havva Uyanık, polis tarafından gözaltına alındı. Minik Emine'nin cesedi Sultanbeyli Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.

    İDAMI İSTENDİ

    Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde müşahade altına alınan Havva Uyanık da, Niğde'ye yerleşen Yusuf Uyanık da katılmadı. Cumhuriyet Savcısı Ayhan Hasırcıoğlu, Havva Uyanık'ın canavarca bir his şevki ile öz kızını boğduğu gerekçesiyle idam cezası istemi ile yargılanmasını istedi.

    Mahkeme heyeti, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde müşahade altında tutulan Havva Uyanık hakkında hazırlanacak Adli Tıp Raporu'na göre karar verecek.

    Eşimi tedavi ettirseydim kızım şimdi hayattaydı

    İş çıkışı evine gelen Yusuf Uyanık, karısının cinayet iddiasıyla karakolda, kızının ise morgda olduğunu öğrenince çılgına döndü. Eşinin yargılandığı ikinci duruşmaya katılan Yusuf Uyanık, eşinin 3'üncü çocuğunu doğurduktan sonra akli dengesini yitirdiğini belirterek, ‘‘Parasızlık yüzünden tedavisini tamamlayamadık. Zamanında tedavi olabilseydi, çocuğumuzu öldürmezdi’’ dedi. Küçük kızının cesedini, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsiden sonra bir otomobilin bagajında Sultanbeyli'deki evine getiren Yusuf Uyanık, eşyalarını bir kamyona yükledi. Yusuf Uyanık, ‘‘Karım bir yıl önce bunalım geçirmişti. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde 3 ay tedavi gördü. Arada sırada sinir krzi geçiriyordu ama tehlikeli bir durumu yoktu. Kızını da çok seviyordu’’ dedi. Uyanık, kızının cesedi ve iki çocuğuyla birlikte, doğduğu yer Niğde'nin Himmetli Köyü'ne göçtü.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı