"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Müsamere siyaseti

<B>ÖNCEKİ </B>akşamüzeri evime dönerken arabada bir telefon aldım.Arayan kişi tek cümle söyledi:<B>‘Alman Başbakanı iftar yemeğine katılacak.’</B>

*   *   *

Gece bu haberin perde arkasını biraz araştırdım.

İftar yemeği önerisi Türk tarafından gelmiş.

Ama Alman tarafı da bunu hemen kabul etmiş.

Şimdi o yemeği gözünüzün önüne getirin:

Almanya Şansölyesi iftar sofrasında.

Hep birlikte ezan sesi dinleniyor.

Zeytinler, hurmalar ve bütün öteki ritüeller.

O sırada Alman medyası orada ve televizyon kameraları bunu veriyor, bir ihtimal canlı yayın yapılıyor.

Bütün bunlar Avrupa için yeni sahnelerdir.

Ama İslam dünyası için de yenidir.

*   *   *

Ben şundan eminim:

Bu sahnelerin, Hıristiyan ve Müslüman dünyası arasında son 20 yılda yükselen duvarların yıkılmasına mutlaka etkisi olacaktır.

Ama artık bizim siyasetçilerin de bu fotoğrafın öteki tarafına dikkat etmeleri gerekir.

Onlar da bizim bir siyasetçimizi, Hıristiyan áleminin kutsal bir gününde, kutsal bir anında görmelidirler.

Bazılarınız belki çok iddialı bir söz olarak değerlendirebilir.

Ben geleceğe ait her tür riski alarak iddia ediyorum.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakerelere başlaması, Berlin Duvarı’nın yıkılması kadar önemli bir tarihi olaydır.

*   *   *

Bu olayın yaratacağı rüzgár, daha bugünden Türkiye’nin tam üyeliğinden bile daha önemli bir etki yaratmaya başladı.

Müzakerelerin başlaması, bu bakımdan küresel bir anlam kazandı.

Şurasını da unutmamalıyız:

Bir duvar yıkıldı mı, iki tarafı da ortaya çıkar.

Yani bu yıkıntıların arkasından sadece Hıristiyan dünya, Müslümanları görmeyecek.

Müslümanlar da Hıristiyanları görecek.

Bu duvarları 11 Eylül’deki İslami terör ile Irak Savaşı dikti.

Yıkım müteahhitliğini de Avrupa ve Türkiye yükleniyor.

*   *   *

Şimdi yine üç gündür yazdığım soruya dönüyorum.

Bu tarihi noktada Türkiye’ye bu tarihi misyonu yükleyen yolu kim açtı?

Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Kurtuluş Savaşı’nın büyük kahramanları değil mi?

Yani Atatürk ve arkadaşları.

Öyleyse, Türkiye’de kendine ‘ulusalcı’ diyen insanlar, kendilerini ‘Avrupa Birliği karşıtı’ gösteren bu fotoğrafa girmelerine nasıl izin veriyorlar?

Ulusalcı duruş ile Avrupa Birliği yandaşlığı nasıl olur da birbirine zıt iki dünya görüşü haline gelebilir?

*   *   *

Ben diyorum ki, getirilemez...

Öyleyse bu yanlışlığın sorumluları olmalı.

Bu sorumlular da şunun cevabını vermelidirler:

Böyle bir fotoğrafın ortaya çıkmasına neden izin verdiler?

Beceriksizlikten mi, kıskançlıktan mı?

Yoksa kasten mi?

Cumhuriyet Halk Partisi gibi, her Türk’ün gönlünde özel yeri olan bir parti, ‘Avrupa Birliği’ne karşıymış’ gibi bir görüntüyü nasıl kabullenebilir?

Biliyorum, ‘Biz buna karşı değiliz’ diyecekler.

Samimi de olabilirler.

Ama toplumun gözündeki fotoğraf maalesef budur.

Gümrük Birliği’ne girişin siyasi sorumluluğunu taşıyan bir Deniz Baykal, bürokratik sorumluluğunu taşıyan dönemin Dışişleri Müsteşarı Onur Öymen, bugün nasıl olur da Atatürk’ün partisini, yıkılan bu ikinci Berlin Duvarı’nın enkazı altında bırakabilir?

*   *   *

Ben bu fotoğrafı içime sindiremiyorum.

Batılı kimliklerinden, modern hayat tarzlarından, Avrupalı duruşlarından zerre kadar şüphe etmediğim bu iki siyasetçinin samimi cevabını çok merak ediyorum.

Ama bütün bunlara karşılık CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ne yapıyor?

Önceki akşam Sevgili Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında böyle düşünen insanlara isim takıyor:

‘Müzakere basını.’

Ne diyeyim, bu da ‘müsamere siyaseti.’

X