Gündem Haberleri

    Muş’un yokuşları okula çıkmıyor

    Emel ARMUTÇU earmutcu@hurriyet.com.tr
    24.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hürriyet Hakkımızdır Treni’ni 12’nci durağı Muş’ta Vali Ali Çınar ve Belediye Başkanı Necmettin Dede karşıladı. Sivil toplum kuruluşları ve muhtarlar Muş’un sorunlarını trene taşıdı.

    Muş’un göreve 4 ay önce başlayan yeni Valisi Ali Çınar, kenti ön tekerlerini havalandırmış, arka tekerlerinin pistten kalkmasını bekleyen bir uçağa benzetiyor. Uzun yıllar kalkınmadaki iller sıralamasında sonlarda yer alan Muş’un artık gelişmekte olan şehirler arasında sayılması gerektiğini söylüyor.
    Arazi toplulaştırma çalışmaları bitince Muş Ovası’nın sulama ve drenaj problemlerinin çözüleceğini, Alpaslan 1 ve 2 barajlarıyla enerji üreteceklerini, yeni kurulan organize sanayi bölgesiyle fabrikaların yavaş yavaş açılacağını anlatıyor. “Birkaç yıl sonra farklı bir Muş göreceksiniz” diyor.
    Okul talebi çığlık gibi
    Ama dediği gibi Muş’un arka tekerleri halen pistte. Gidilmeye, görülmeye, ilgiye muhtaç. 1929’da kurulmuş, hâlâ kaçak şehir gibi, modern şehirleşme planı tamamlanamamış. Altyapısı yetersiz. Bölgenin en büyük çimento fabrikası burada, fason konfeksiyon üretime yeni başlamışlar ama işsizlik yüzde 15’i aşmış; kent dışarı göç vermeye devam ediyor. Okullaşma rakamları gayet kötü; ilköğretimde yüzde 98 ama orta öğrenimde 32’ye düşüyor. Acil olarak 700 dersliğe ve öğretmene ihtiyacı var kentin; üç yıl içinde 1200 derslik yapması gerekiyor. Konferans vagonunda aile içi şiddetle ilgili eğitim almaya gelen ama bizim vagonun kapısını çalıp “biz önce genel konularda konuşmak istiyoruz” diyen muhtarlar, ete kemiğe büründürüyor bu rakamları:
    “Biz çevre köylerin muhtarlarıyız. Muş’a değil Malazgirt, Varto, Bulanık’a bakmak lazım. Bizim oralarda bir Muş gibi eğitim alınamıyor. Okul yok, taşımalı eğitim yok, olan okula da deneyimsiz yeni öğretmenleri veriyorlar, onlar da hemen tayin için uğraşıyor, gidiyorlar.”
    “İlerici Muhtarlar Derneği” gibiler konuşmanın başlarında; eğitimsizliğin, işsizliğin ve feodal yapının bölgenin geri kalmasını sağladığını söylüyorlar. Biri, “Aşiretçilik sürüyor bizde, adam aşiret sahibi, garibanı eziyor. Halen üç dört evliler var. Okullarımızı açsınlar, öğretmen göndersinler” diye feryat ediyor. Diğeri acı bir saptamada bulunuyor: “Okul olmadığı için, köylerde yüzlerce kızımız okuyamıyor. Okul olmazsa ne olur, o kız 15 yaşına geldiğinde ya dağa gider gerilla olur ya da babası onu yaşlı bir adama verir. Tabii aile içinde şiddet de olur.” Derken itiraflar başlıyor: “Biz babalarımızdan böyle gördük, ağanın tarzını aldık ama şimdi aç kabadayı olmuşuz, biz de başlarda dövüyorduk.”
    En büyük dertleri, sözlerinin dinlenmemesi. Halbuki onları dinlemek, haklı dinlemek demek./images/100/0x0/55ea763af018fbb8f881835e

    DEPREME HAZIR DEĞİL

    Muş Valisi Ali Çınar ve Belediye Başkanı Necmettin Dede, DASK’ın deprem simülasyon vagonunda 7.4’lük Marmara Depremi’nin nasıl yaşandığını tatbik ediyorlar. Vali Çınar, sarsıntıdan tedirgin olduğunu saklamıyor. Birinci derece deprem bölgesi olan ve geçmişinde acı deprem deneyimleri bulunan Muş, zorunlu deprem sigortasında da sınıfta kalmış durumda; 28.815 binadan sadece 1.638’inin deprem sigortası var. Bu da yüzde 6 demek ki inanılmaz düşük. Vali Kızılay’ın operasyon merkezinin burada olduğunu, kriz yönetim merkezi oluşturmak istediklerini söylüyor ancak bunlar bir felaket sonrasına ilişkin çalışmalar. Ya depreme hazırlık? Cevabı Belediye Başkanı’nda: “Daha imar yok.”

    YARIN TATVAN’DAYIZ

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı