Gündem Haberleri

    Münevver'in mesajlaştığı teğmen cinayet günü İstanbul'daydı

    Hürriyet Haber
    29.08.2009 - 11:08 | Son Güncelleme:

    Münevver Karabulut'un öldürüldüğü gün mesajlaştığı jandarma teğmen C.Y.C.'nin cinayet günü İstanbul'da olduğu ortaya çıktı.

     

     

    Sabah Gazetesi'nden Rıdvan Tezel ve Pervin Metin'in haberine göre Münevver Karabulut, İstanbul'a gelen teğmen C.Y.C.'ye "Bir kahve içelim" diye mesaj attı. Bu mesajı gören ya da diğer bir iddiaya göre Münevver'in teğmen C.Y.C. ile buluşacağını öğrenen Cem Garipoğlu kıskançlık krizine girererek korkunç cinayeti işledi. Münevver Karabulut'un, öldürüldüğü 3 Mart günü gönderdiği bu mesajları ilginç bulan cinayet bürosu dedektifleri, alıcının kimliğini tespit etti. Telekominakasyon İletişim Başkanlığı raporlarından, bu kişinin Ankara Beykent'teki Jandarma Okullar Genel Komutanlığı'nda görev yapan jandarma teğmen C.Y.C. olduğu anlaşıldı.

     

    İPUCU BABASINDAN GELDİ

    Polis, teğmen C.Y.C.'nin cinayetin işlendiği gün İstanbul'da olduğunu belirledi. Soruşturmayı yürüten savcı, bir talimat yazısı ile C.Y.C.'nin ifadesinin Ankara'da alınmasını istedi. Münevver Karabulut'un cep telefonu bulunamadığı için dedektifler genç kızın C.Y.C.'ye ne mesaj çektiğini öğrenemedi. TİB kayıtlarında ise geriye dönük mesaj okuması yapılamadığından mesajların içeriği meçhul kaldı. Ancak Münevver'in çektiği mesajların içeriğine ilişkin ipucunu babası Süreyya Karabulut verdi.

     

    KAHVE İÇMEYE DAVET ETMİŞ

    Yayınlanan haber üzerine baba Süreyyya Karabulut, "Cinayetten sonra teğmenle konuştuk. Kızım 'İstanbul'a geldiğinde kahve içer miyiz?' diye sormuş" diye konuştu. Süreyya Karabulut kızının mesajlaştığı teğmen C.Y.C.'yi tanıdığını belirterek, "Teğmenle geçen sene Sarımsaklı'da tanışmıştı. Ailece tatil yapıyorduk. Ben de tanıyordum. 20'li yaşlarında genç biri. Savcının da, benim de haberim vardı mesajlaşmalarından. Ayrıca 8 kere değil 4 kez mesajlaşmışlar. Çocuğun kötü bir niyeti olmadığını biliyorum. O teğmenle cinayetin ardından mesajların içeriğini konuşmuştuk. Kızım 'İstanbul'a geldiğimde kahve içer miyiz?' diye sormuş mesajlarında. Konu zaten araştırılıyor" şeklinde konuştu. Süreyya Karabulut, Cem Garipoğlu'nun cinayeti mesajları okuyunca girdiği kıskançlık krizi yüzünden işlediği ihtimali için ise şunları söyledi: "Kıskançlık ihtimali var mı bilemiyoruz. Mesajların kayıtlarda olduğunu, dosyaya konduğunu biliyordum."

     

    KISKANÇLIK SENARYOSU

    İlk günden itibaren cinayeti soruşturan bir dedektif şunları söyledi: "Bizce bu cinayetin sebebi yüzde 99 kıskançlık. Fakat geldiğimiz şu noktada cinayetin neden işlendiği sorusunun cevabı artık bizi ilgilendirmiyor. Bir genç kız öldürüldü, vahşice başı kesildi. Cinayet 'faili meçhul'dü, artık 'faili firar'. Yani İstanbul Cinayet Bürosu bu cinayeti çözmüş, failin kim olduğunu ortaya çıkarmıştır. Artık sadece o failin yakalanması kaldı. Yakalamak için de yalnız cinayet bürosu değil tüm polis geceli gündüzlü çalışıyor. Ve emin olun bu kaçış elbet bir gün son bulacak."

     

    "SAVCI HABERDARDI"

    Karabulut Ailesi'nin avukatı Avukat Altan Altınyurt ise, "Savcı ve ailesi bu mesajlaşmadan daha önce haberdardı. Savcının yaptığı araştırmanın ardından cinayetle bir ilişkisi olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu konu dava sırasında gündeme getirilecektir. Cem'in o mesajları görüp kızdığı doğru değil. Çünkü tasarlanmış bir cinayet" dedi.

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı