Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mümtaz Soysal: Polemik

Mümtaz SOYSAL

İLGİNÇ bir tartışma yaşanıyor CHP'de şu sıra: Ecevit'le polemik yapıp yapmamak.

Anlaşılan, yeterince muhalefet yapılmadığını ve Ecevit hükümetinin eleştirilmediğini söyleyenler var parti içinde. Genel Başkan, ‘‘Laf olsun diye muhalefet yapılmasına ve gereksiz polemiklere karşıyım’’ dedikten sonra, ‘‘özelllikle bir zamanlar CHP Genel Başkanlığı yapmış Sayın Ecevit'le’’ polemik yapılmasına karşı olduğunu ve ‘‘bunu marifet sanan bazı politikacılar gibi’’ düşünmediğini söylüyor.

Galiba, çoğu zaman olduğu gibi bu konuda da bir kavram sorunu var.

Ne demek polemik?

Herhalde monolog demek değil. Yani, kendi kendinize bir şeyler yazıp ‘‘Polemik yapıyorum’’ diyemezsiniz; birisinin ya da birilerinin sizin yazdığınıza yanıt vermesi, tartışmaya girmesi gerekir. Ara sıra kişisel atışmalara da polemik dendiği olursa da, aslında polemiğin doğrusu belirli bir konu çevresinde yapılandır. Kişisel atışma, onun tuzu biberi olur.

Hakarete kadar varıp asıl konuyu unutturmamak koşuluyla.

Ama, bir ‘‘yanıt ve yanıta yanıt’’ biçimine dönüşmeden polemik olmaz.

Oysa, Sayın Ecevit'in, CHP'den söylenenlere yanıt vermek şöyle dursun, ‘‘Yeni CHP’’ dediği partiyi ‘‘muhatap saymak’’ gibi bir tutumu bile yoktur.

‘‘Eski CHP’’den ne anladığı, onun varlığını hangi tarihe kadar kabul ettiği de tartışmalıdır: Partiye tam anlamıyla egemen olabildiği tarihe kadar mı? Parti içindeki bazı kesimlerin, örneğin Turan Güneş gibilerin eleştirilerinden rahatsız olup ‘‘sıtkı sıyrıldığı’’ günlere kadar mı?

Her neyse, bugünkü tutumu dolayısıyla, Sayın Ecevit'in CHP içinden herhangi bir kişi ya da grupla polemiğe girebileceğini düşünmek pek gerçekçi olmaz. Dolayısıyla, Ecevit'le polemik yaptıklarını sananlar kadar onları ‘‘polemik yaptıkları için’’ eleştirenler de yanılıyorlar demektir.

Burada, ‘‘polemik girişimi’’ sayılabilecek olan, olsa olsa, ‘‘Ne kadar değişti; eskiden neler söylüyordu, şimdi nelerle ve kimlerle uyum içinde!’’ biçimindeki eleştiriler olabilir ki, o da boş. ‘‘Değiştim’’ diyen ve bununla gurur duyan, kendisi.

Zaten, CHP Genel Başkanı da ‘‘Sayın Ecevit'le kişisel polemik yapmayı marifet sayanlar’’ derken, bu çeşit suçlamalara başvuranları kastediyor olabilir. ‘‘Türkiye'nin yüzde 80'ini fakirleştiren ve fakirleştirmeye devam eden hükümeti her yerde yüksek sesle eleştiriyoruz’’ demekle, Ecevit'in kişiliğini karıştırmadan da iktidar eleştirisi yapılabileceğini söylemek istemiştir herhalde. Ama, o zaman da hükümette eleştirilecek tek yanın halkı fakirleştirici ekonomi politikasından ibaret olduğu izlenimi verecek biçimde konuşmaması ve eleştiriye müstahak başka konularda da yüksek sesle konuşması gerekmez miydi? Başında ‘‘bir zamanlar CHP Genel Başkanlığı yapmış Sayın Ecevit’’in bulunması, hükümetin eleştirilmesinde ille ses ayarı mı gerektirir?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI