Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mümtaz Soysal: İkinci en zengin

Mümtraz SOYSAL

Dünyadaki en zengin adamın Bill Gates olduğunu bilmeyen yok.

Peki, ikinci en zengin?

Bir Hintli. Mihrace falan mı? Hayır, Azim Haşim Prenji adında Müslüman bir işadamı. Toplam 47 milyar dolarlık değeri olan Wipro Şirketi'nin yüzde 75 hissesine tek başına sahip. Yaklaşık 36 milyar dolarlık bir varlık ediyor.

Wipro şirketi, bir yığın iş yapmakta. Ama, en büyük geliri iletişim sanayiinden ve özellikle de bilgisayar yazılımından.

Bill Gates gibi.

Ülkenin güney ucunda, Ekvator'un 13 derece kuzeyinde, aşağı yukarı Madras hizasındaki Bangalore Kenti'ni görünce bu zenginliğin nedeni daha iyi anlaşılıyor. Orası, ‘‘Hindistan'ın Silikon Vadisi’’ dedikleri yer. Yani, elektronik iletişime yönelik sanayideki atılımların merkezi.

Karnataka eyalet devletinin de başkenti.

Öbür büyük kentlerden farklı bir yer Bangalore. Daha düzgün, daha bakımlı, daha temiz, daha müreffeh. Yoksul insanlar, başka yerlere göre çok daha az.

Ama, asıl fark, kentin yakınındaki Uluslararası Tekno Park'a gelince görülüyor. Orayı gezince, iletişim teknolojisinde ve en başta da yazılımda Hindistan'ın niçin önlerde giden ülkelerden biri olduğu ve nelere aday olabileceği belli oluyor.

Önce, en son mimari yeniliklerini taşıyan ana bina. Üç bloklu: Birinin adı ‘‘Yaratıcı’’, öbürü ‘‘Bulucu’’, üçüncüsü de ‘‘Yenileştirici’’. Adlarından belli: Beyinler oralarda toplanmış; daha doğrusu, beyinlerin ürün vermesine elverişli altyapı orada.

Zaten tekno-park bu demek: Teknolojik araştırma ve geliştirme için her türlü altyapının hazır tutulması. Nitekim, iletişimdeki bütün büyük şirket adları kapılarda yazılı. Bu iş için kurulan bir Hint şirketi ile eyalet hükümeti ve konunun uzmanı bir Singapur şirketi el ele verince, dünyanın en ileri tekno-parklarından olacak bir kuruluş çıkmış ortaya. Lisansüstü eğitim veren Hint İletişim Teknolojisi Enstitüsü de orada.

Teknoloji, bilimi tekniğe uygulamanın bilgisi olduğuna göre, bilimde derinleşmeden teknolojiye sıçramanın ve hele teknoloji dışalımıyla teknolojiye varmanın olanaksızlığını anlamak gerekiyor. Bütün güvenlik denetimlerinden geçip Bombay'daki Atomik Araştırma Merkezi'ni gezerken bunu düşünmeden edemiyor insan.

Akdeniz kıyısında elektrik üretecek bir ‘‘nükleer santral’’ kurmakla ‘‘çekirdeksel teknoloji’’ öğrenebileceğini sanan, daha doğrusu böyle söyleyerek yabancı yatırımcıların reklamını anımsamamak mümkün değil. Oysa, uzmanlar, başkalarının kurduğu santralı işletmek ile çekirdeksel teknoloji geliştirmenin bambaşka şeyler olduğunu söylemekte ısrarlılar.

Hindistan, başlangıçtaki bütün yoksulluğuna karşın, bilime ve araştırmaya yatırım yaptığı için bu duruma geldi. Bazı hedeflerin kestirme yolu yoktur.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI