Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mümtaz Soysal: Güney Asya'dan görünüş

Mümtaz SOYSAL

Yeni Delhi'den yaklaşık 300 kilometre uzakta, Jaipur Üniversitesi'nin küçük salonunda bilim adamlarıyla yapılan tartışma, ilginç olduğu kadar da düşündürücü.

Jaipur, Delhi'den Pakistan sınırına kadar batıya doğru uzanan koca Rajasthan eyalet devletinin başkenti. Kaleleri, sarayları, müzeleri kadar üniversitesiyle de ünlü.

Üniversitenin Bölgesel Etütler Merkezi, dünyanın başka bölgelerinden çok, Güney Asya'nın sorunlarına dönük. Ama Pakistan'dan Çin'e kadar öyle bir bölge ki bu, bir ucuyla İran'a, bir ucuyla Orta Asya'ya ve Rusya'ya, bir ucuyla da Güneydoğu Asya kaplanlarına dokunduğu için, Türkiye'yi de bazı bakımlardan ilgilendiriyor.

Türkiye, onların sınıflandırmalarına göre bir ‘‘Batı Asya’’ ülkesi olduğundan, her yerde aynı soru: ‘‘Niçin hep Avrupa diye çırpınıp duruyorsunuz?’’

‘‘Güneşin battığı yere akın var!’’ diye Asya'dan yola çıkışı, Osmanlı'nın son bir buçuk yüzyılını, cumhuriyetin felsefesini ve ekonomik ilişkilerin yönelişini bilenler için soruyu yanıtlamak kolay olsa da, son yıllarda Türkiye'de iyice yoğunlaşan Avrupa tutkusunu Asyalı eski komşulara anlatmak yine hayli zor.

Anlatılması daha da zor olan, bu tutku var diye dış politikada çok daha iyi kullanılabilecek öbür boyutların bu derece ihmal edilmesidir.

Tamam, İkinci Dünya Savaşı sonlarındaki konjonktür Türkiye'yi Batı Bloku içinde yer almaya zorlamıştır, ama Bağdat Paktı gibi maceralara soyunmanın, Bağlantısızlar Hareketi'yle bu kadar ters düşmenin ve ‘‘Kıtaların Anası’’na neredeyse sırt çevirmenin hikmetini anlamak ve anlatmak kolay değildir. Kıbrıs, çok konuda olduğu gibi bu konuda da Türkiye'nin ayaklarını suya erdirdiğinde, artık çok geçti: Makarios, Jawaharlal Nehru'yla birlikte Üçüncü Dünya'nın liderlerinden biri olmuştu.

İsterseniz, 1960'ların ortalarında Ankara'ya gelip ‘‘Batı Asya'da Dış Politikalar’’ adlı kitabını yazdıktan sonra ‘‘Kıbrıs Cumhuriyeti’’ne birkaç kez giden Hintli profesör Sheel O.Asopa'ya sorun, o anlatsın size Rum tarafının bu bağlantıyı her fırsatta tepe tepe nasıl kullandığını...

Bayan Asopa bugünlerde Orta Asya Cumhuriyetileri'ni incelemekle meşgul.

Özellikle, İslam köktendinciliğinin oralardaki uzantılarını.

Hintliler, savunma stratejileri, ekonomik çıkarları ve Pakistan'ın çabaları dolayısıyla Orta Asya'da olupbitenlerle yakından ilgililer.

Türkiye'nin o bölgedeki beceri ya da beceriksizlikleriyle de.

Ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, eğitim girişimlerini Fethullah takıyyeciliğine, petrol ve doğalgaz işlerini yabancı şirketlerin insafına, dış ilişkileri cumhurbaşkanlarının kucaklaşmalarına bırakmış bir Orta Asya aşkının bilgisizlik dolayısıyla gelip dayandığı tıkanıklıktaki nedenler, Hindistan'ın bilim merkezlerini bizdeki üniversite çevrelerine göre daha fazla ilgilendiriyor galiba.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI