Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mükemmel

PAMUKKALE Oteli’nde sabah kalktığımda balkonda çay içiyordum. Yandaki tesislerde, ağaçlar arasında, biri, "Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı sen, bugün maçta fırtına gibi esecek misİn sen" diye şarkı söylüyordu.

Allah Allah... Ses hiç de yabancı değildi. Etrafa bakındım, parlayan bir kafa gördüm. "İlhan, İlhan" diyordu. Bir baktım, Hasan Şaş.. Bağırdım kendisine, "Bugün keyiflisin." "Atom gibiyim abi" diye cevap verdi.

Belli oluyordu. Dün maç başlar başlamaz Hasan’a baktım. Kalli tarafından defansın sağına alınmıştı. Öyle bir oynuyor ki, durmak bilmiyordu. Bir orada, bir burada. Hata mı, sıfır... Bir de artistlik yapıyor Nonda’ya. Dün saha Hasan’a dar geldi. Sezon başını düşündüm. Kalli daha sezon başında onu sağ tarafta oynatacaktı. Sonra vazgeçti. Neden anlamadım...

Dün ilk kez bunu denedi ve kazançlı çıktı. Bana göre orada bir güneş doğdu. Bundan sonra dokunmayın Hasanım’a. Aslında Hasan ile başladığım bu yazıyı yine Hasan ile bitirmek isterdim. Ama diğer oyuncuların hakkını yemiyeyim.

Ümit’in yanlışı

Feldkamp, elindeki malzemeye göre, oyun felsefesini kurdu. Hiç şans vermediği Bouzid iyi gidiyordu, gereksizden de gereksiz bir penaltı yaptırdı. Orta sahadaki Mehmet Topal da mükemmel oynadı. Bir de Nonda, artık bundan sonra devamlı kadroda yer alması lazım. Ümit de müthiş bir düşüş var. Oyunun başında, kaleciden zor kaptığı topta, kolayı yapmalıydı, topu Nonda’ya çıkartmalıydı. Kendisi vurmayı tercih etti. Yanlış yaptı.

Galatasaray’ın kazanma arzusu müthişti. İkinci yarıda, bütün gol yollarını denedi. Bol bol gol kaçırdı. Adeta tek kale oynadı. Denizlisporlular da kendi sahasına kapandıkça kapandı. Bouzid’in yaptığı penaltı da Denizlispor’un defans anlayışını değiştirmedi.

"Bir puanı kapacağım" diyen Denizlispor, kapanmanın zararını gördü. Galatasaray berabere kalsaydı da, "mükemmel oynadı" diye yazardım. Feldkamp, Mehmet Topal’dan ve yeniden keşfettiği Hasan’dan da sakın vazgeçmesin. Kalli o zaman bindiği dalı keser. Bir de Ümit Karan’ın futbolun içine girmesi, hakemlerle ve rakiplerle uğraşmaması gerekir.
X