Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muhtar Kent’in baş ucu kitabı yöneticilere hangi mesajları veriyor?

Kitabın siparişini bu yılın ortalarında vermiştim. Amazon’da görünce Coca Cola’nın efsanevi CEO’larından Donald R. Keough’ın ‘The Ten Commandments for Business Failure’ (İş Hayatında Başarısızlık için 10 Emir) adlı kitabının heyecan verici olduğunu düşünmüştüm. Kitabı istedim, inceledim ve yazarım diye bir kenara koydum.

Araya başka kitaplar ve kendi kitabım Yarının Aile Şirketleri girince, zaman ayıramadım. Coca Cola’nın CEO’su Muhtar Kent’ten bu kitabı dinleyinceye kadar sadece önsözüne göz atmıştım. Ne zaman ki CEO Club toplantısında Muhtar Kent’ten dinledim, kitabı tekrar elime aldım.
Kent’in, ‘Mentorum’ diye nitelendirdiği Keough, kitabını, ‘Eğer batmak istiyorsanız, bu 10 emire uyun’ yaklaşımında yazmış ve bir uyarıda bulunmuş: ‘Başarının formülünü bilmiyorum ama başarısız olmak için bu emirleri yerine getirmeniz yeterli.’ Her yöneticinin Keough’un emirlerine göz atmanızda yarar var:

1. Risk almayın bırakın… Rahatınız yerindeyse, halinizden memnunsanız, risk almayı bırakırsanız bir süre sonra başarısızlık da kaçınılmaz oluyor.  Bir alanda başarı gösterdiğiniz zaman bu sadece küçük bir ilerleme dahi olsa risk almayı bırakma eğiliminiz hayli fazladır.

2. Esnek olmayın… Çevrenizdeki koşullar değişirken siz esnek olmamayı prensip edinir, yerinizde sapasağlam kalırsanız, başarısızlık garantidir. Esnek olmamak, risk almamak ile birbirine yakın gibi görünse de şöyle küçük bir fark var: Esnek olmayanlar ellerindeki başarı formülünün dışında her türlü yeni yaklaşımı reddederler.

3. Kendinizi izole edin… Kocaman ve çok şık bir ofisiniz olsun. Çalışanlarla aranıza barikat koyun. Yemeğinizi restoranda yiyin ve çalışanlarla etkileşimi ortadan kaldırın. Böylece şirkette olup biteni, hele de kötü haberleri en son duyan kişi siz olacağınız için başarısız olmanın önemli bir şartını daha yerine getirmiş olacaksınız.

4. Doğruluktan şaşmayın… Hep sizin dediğiniz doğru olsun ve başkalarının sözlerini de çok dikkate almayın. Sorunlar ortaya çıksa bile üstünü örtün gitsin ta ki büyük bir kriz çıkana kadar… O zaman da suçu başkalarının üzerine atın ya da dış faktörlere yükleyin. ‘Evet, hata yapılmıştır’, bunu içtenlikle kabul edebilirsiniz ama o hatanın sorumluluğu size ait değildir.

5. Oyunu faullü oynayın… Güven faktörü, şirketlerin temel taşlarından biridir, ancak sürekli faul yapanlar bunun önemini bir süre sonra unutur ve yaptıkları doğal gelmeye başlar. Şirketlerindeki küçücük çatlakları umursamayanların sonu hüsrandır. Bir şirket skandalının kurbanı olmak isterseniz, faullü oyununuzu sürdürmeye devam edebilirsiniz.

6. Düşünmeye zaman ayırın… ‘Düşünmek’, bir kişinin sadece şirketi için değil, kendi kariyeri ve yaşamı için de yapabileceği en büyük yatırımdır. Steve Bennett, Intuit’in CEO’su olduğu zaman 10 maddelik şirket değerleri arasından sadece birine müdahale etmişti: ‘Hızlı düşün, hızlı hareket et’ ilkesini, ‘Akıllıca düşün, hızlı hareket et’ şeklinde değiştirmişti. Akıl süzgecinden geçmemiş veriler, gerçekleri ustalıkla maskeleyebilir.

7. Kaderinizi emanet edin… İş dünyası her zaman söyleyecek sözü olan danışmanlarla doludur. Ama acaba onlara iş veren şirketler danışmanlardan gerçekten yararlanabiliyorlar mı? Çoğu kez ‘hayır’. ‘New Coke’ projesine danışmanlar yüzünden girmiştik. Danışman ordumuz yanılıyor olamazdı; fakat yanıldılar.

8. Bürokrasiyi sevmeye devam… Bürokratik ritüelleri yönetenler, onları yaşamları pahasına korurlar. Bu alanda ortaya çıkacak gelişimin, onların otoritesinin sarsılacağı anlamına geldiğini düşünürler. O nedenle de Peter Drucker, ‘Akıllı şirketler, çalışanlarının her dakikasının detayını öğrenmeye ve raporlamaya çalışmaz. Akıllı olmayanlar ise bürokrasi katmanlarını sürekli artırarak çalışanların hayal gücünü yok eder’ diyor.  

9. Çalışanların ve yöneticilerin kafasını karıştırmak istiyorsanız, çelişki mesajlar vermeye devam edin… Çocukluğunuzu hatırlayın, ‘Yemeğini bitirmeden tatlı yok’ denmesine rağmen çoğumuz yesek de yemesek de sonunda tatlıyı hak etmiyor muyduk? Bunun benzeri aynen şirketlerde yaşanıyor. Hak edilmeden kazanılan ödüllerin yaygın olduğu o kadar çok şirket var ki…

10. Gelecekten korkun… Ortalık karamsar dolu… Ancak, karamsarların şirketleri bir yere götürmesi mümkün değil. Felaket tellallarının sözleriyle karamsarlığa düşseydik, insanoğlunun bugünkü yaşam kalitesine erişmesi mümkün olmazdı. Karamsarlık ve gelecekten korkmak, başarısızlığın en önemli nedenlerinden… Başarısızlığı seviyorsanız karamsar olmaya ve gelecekten korkmaya devam edin.

Muhtar Kent, çok şanslı… Bu kadar deneyimi yaşamış bir ‘mentor’ ile çalışmış… Bunu kitabın sonuna eklediği şu 11’inci emirden de anlamak mümkün:  ‘İş için tutkunuzu kaybettiğiniz de yaşam tutkunuzu da kaybedersiniz.’

TAYFUN BAYAZIT TÜSİAD’A ADAY DEĞİL

Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın görevini bırakacağını açıklamasından sonra TÜSİAD Başkanlığı’nı kimin üstleneceğine yönelik spekülasyonlar devam ediyor. Son yapılan anketlerde Ümit Boyner, Ferit Şahenk, Ali Kibar gibi isimler öne çıkmış, Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt’a da öneri gideceği ileri sürülmüştü.

Ancak, görüşlerini aldığım Bayazıt, bu konuya pek sıcak bakmıyor, o da diğer adayları işaret ediyor:
‘TÜSİAD, kurumsallaşma yönünde ciddi adımlar atan, ülkemizin en önemli kurumlarından biri… Ben de daha önce Çalışma Grubu Başkanlığı ve son dönemde yönetim kurulu üyeliği de dahil olmak üzere yaklaşık 10 yıldır bu kuruma aktif gönüllü katkıda bulundum.
Ocak ayında yapılacak olan Genel Kurul’da Başkanlık için adımın telaffuz edilmesi benim için gurur verici olmakla birlikte, bu görev için kesinlikle aday değilim.
Yüksek İstişare Kurulu’nun anket sonuçlarını değerlendirmesi sonrası, yeni başkan ve yeni üyelerden oluşacak yönetim kurulunun bu hizmet yarışında bayrağı taşıyacağına inancım tamdır.’

Tayfun Bayazıt’tan sonra yakın çevresiyle de konuştum. Edindiği bilgiye göre, Yapı Kredi Bankası, Koç Holding ve Kurumsal Yönetim Derneği’ndeki iş yükü bir hayli yoğun… Yabancılarla ilişkiler de bu yükü artırıyor. Bırakın TÜSİAD Başkanlığı’nı, yönetim kurulu üyeliği de yapacak durumda değil. O nedenle genel kurulda yönetim kurulu üyeliğini de bırakmayı planlıyor.

 

X