Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Yılmaz, Yüce Divan kararını ne zaman verdi?

Muharrem SARIKAYA

ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, Yüce Divan'a gidip yargılanma isteğiyle ilgili olarak, ANAP'ta ilginç bir süreç yaşanıyor.

Yılmaz'ın, Yüce Divan'a gitmesine dönük ANAP'taki tartışmanın başlangıcı, sekiz ay öncesine uzanıyor.

Başta kardeşi, ANAP MKYK üyesi Turgut Yılmaz olmak üzere, yakın çalışma arkadaşları Yılmaz'a şu öneride bulunuyor:

‘‘Kurtköy ihalesinde suçsuzluğunuz biliniyor. Yüce Divan'a gidin, seçimlere yargıdan korkmayan, dürüst, aklanmış lider olarak girin. Bu partiye beş puan kazandırır.’’

Yılmaz, telkinlere başlangıçta olumlu yaklaşıyor.

Ancak, zamanla Yılmaz'a ve çevresine şu endişe hákim oluyor:

‘‘Yüce Divan'da yargılaması süren bir kişi başbakan olamaz. Seçim döneminde yargılama sürerse, bunu rakiplerimiz siyasi malzeme yapar.’’

Sonuçta Yılmaz, oyun planını uygulamaktan vazgeçiyor.

DYP lideri Çiller ile karşılıklı aklanma yoluna girmeyi tercih ediyor.

Ancak, çalışma arkadaşları ısrarından vazgeçmiyor. Seçim propagandasına TBMM'de hakkında açılan Yüce Divan soruşturmalarını da eklemesini öneriyorlar.

Hatta, CHP lideri Deniz Baykal ile karşılıklı televizyona çıkıp, bu konular üzerinde tartışması gerektiği telkininde bile bulunuyorlar.

Yılmaz ürkek davranıyor, bu telkinlere kulak tıkıyor.

ANAP'ta seçim yenilgisinin sonuçları tartışılırken, karşılıklı aklanmanın partiye oy kaybettirdiğini Yılmaz da kabulleniyor.

Sonuçta, 8 ay önceki plan, revize edilerek uygulamaya konuluyor.

Yılmaz, cumartesi günü DSP lideri Bülent Ecevit'e, ‘‘Beni Yüce Divan'a gönderin’’ derken, siyasi kariyerinin geleceğine dönük şu beş taktik kazanımın altyapısını da oluşturuyor:

1- GÖTÜRÜLMEDİ, GİTTİ: MHP lideri Devlet Bahçeli, soruşturma komisyonlarının suçlu bulduğu kişiler kendi milletvekilleri dahi olsa Yüce Divan'a göndereceklerini açıklamıştı.

Kurtköy Havaalanı Soruşturma Komisyonu Yılmaz'ı suçlu bulan raporunu geçen dönem Genel Kurul'a gönderdi. Bu durumda, yapılacak bir oylamada DYP ve FP'nin de desteğiyle Yılmaz zaten Yüce Divan'a gidecekti. Bu atağı ile ‘‘gönderilen’’ yerine ‘‘kendi giden’’ imajını kamuoyuna yerleştirdi.

2- HÜKÜMET DIŞI KALDI: Her ne kadar seçim öncesinde Ecevit'in yardımcısı olabileceğini söylese de üçüncü partinin lideri olarak hükümette yer almayı arzulamadı. Kendisini hükümet dışında tutmanın yolunu buldu.

3- DİĞER SORUŞTURMALAR: Kurtköy Havaalanı konusunda Yılmaz'ın kusurlu olmadığı kabul ediliyor. Yüce Divan'da da aklanacağına inanılıyor.

Yüce Divan yargılamasının da en fazla beş ay süreceği hesaplanıyor.

Meclis'te bekleyen diğer 8 soruşturma komisyonunun ise bu süreden önce sonuca varması beklenmiyor. Kendi isteği ile aklanıp gelmiş bir liderin, tekrar Yüce Divan'a gönderilmeyeceği bekleniyor.

4- ÇİLLER'İ SIKIŞTIRDI: Yılmaz, atağı ile merkez sağdaki rakibi DYP lideri Tansu Çiller'i Örtülü Ödenek Soruşturması'nda köşeye sıkıştırıyor. Böylece, Çiller'in bunu yeniden pazarlık konusu yapmasının önünü kesiyor.

5- CUMHURBAŞKANLIĞI VE SEÇİM: Yılmaz'ın geleceğe dönük taktik kazanım arayışının bir diğer ayağını ise ‘‘olası genel veya ara seçim’’ ile Cumhurbaşkanlığı seçimi oluşturuyor. Yüce Divan'a ‘‘kendi isteği ile gitmiş ve aklanıp gelmiş’’ lider olmanın avantajını kullanmak istiyor.

ANAP'ta dün dillendirilen Yılmaz'ın bu taktiklerinin ilerde ne getireceğini bugünden tahmin etmek kolay değil.

Ancak muhtemel hükümete vereceği bakanlarının icraatları hakkında oluşacak en küçük şüphenin, Yılmaz'ın Yüce Divan planını zora sokacağını bugünden görmek ise o kadar zor değil.



X