Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Yalova: 92 milyona çalışacak adam bulun, atayayım...

Muharrem SARIKAYA

Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova, dün sabahın erken saatlerinde telefonda sitem ediyor.

Sitemi, özelleştirilecek kuruluşların genel müdürleri ve yönetim kurulu üyeliklerine yaptığı atamalara gelen tepkilerle ilgili:

‘‘Kamu kuruluşları özel şirket değil ki ben istediğime istediğim parayı bastırıp istediğimi getirip çalıştırayım.’’

Ardından şu ilginç cümleyi söylüyor:

‘‘Devlet bu kişilere 92 milyon lira maaş veriyor. Bulsunlar bu paraya çalıştıracak bu nitelikte ehil insanları onları atayalım...’’

Sitemi bununla da bitmiyor, devam ediyor:

‘‘Şimdi Bankalar Yasası çıktı. Banka yönetimlerinde bundan böyle 200 milyon liraya dürüst, çalışkan, işi bilen ve özelleştirmeye ayak bağı olmayacak insanları az buluruz...’’

Arpalık olarak isimlendirilen kamu kuruluşlarının yönetim kurullarına getirilen kişilerin, ANAP'ın seçilemeyen milletvekili adayları olmasına dönük eleştirileri de yanıtlıyor:

‘‘Hepsi de milyarlarca lira para kazanan insanlar. Siyasi irademi kullandım ve atamalarını yaptım. Benim için önemli olan 6 ay sonra özelleştirilmeye başladığında koltuğunu terk edecek nitelikle olmaları.’’

Getirdiği kişilerin özelliklerini de sıralamaya başlıyor.

Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcılığı'na atadığı Kemal Kapıcıoğlu'nun iyi bir hukukçu olduğunun altını çiziyor ve şöyle diyor:

‘‘Bugüne kadar Özelleştirme İdaresi yönetiminde hiç hukukçu olmamış. Bürokrat olarak başhukuk müşaviri ne dediyse olur verilmiş. Bürokratlar da hep olmazı göstermiş. İlk toplantıda hukuksal açıdan İdare'nin olmaz diye bildiklerinin yanlışlığı görüldü...’’

Turban, Petkim, Etibank, Tügsaş ve Et Balık ile Aksaray ve İstanbul'daki özelleştirme kapsamında bulunan diğer şirketlerin yönetimlerine yaptığı atamaları da savunuyor:

‘‘Örneğin Tügsaş'a atama yaparken yıllarca burada genel müdürlük yapmış MHP milletvekili arkadaşım Oktay Vural'ın görüşünü aldım. Diğer yerlerde de durum aynı. Sorup araştırmadan hareket etmedim, atadığım kişilerin çoğunluğunu da tanımıyorum. Öneri aldım, haklarında araştırma yaptırdım, uygun bulduğumu atadım.’’

Et Balık Kurumu'nda ‘‘tam bir rezaletin’’ yaşandığını, Genel Müdür'e haber verilmeden gerçekleşen ihaleye bizzat tanıklık ettiğini açıklıyor.

İsim vermiyor, ancak özelleştirme kapsamında olan bir kuruluşla ilgili şu ilginç örneği aktarıyor:

‘‘Bir adam hem A isimli özelleşecek KİT'in yönetim kurulu üyesi olmuş. Aynı zamanda o A kurumundan mal alan, B isimli özel bir holdingin yönetim kurulu üyeliğini de yürütmüş. Bu şirket özelleşir mi? Bu adamı atmayıp ne ne yapacaktım?’’

İsmini açıklamadan bir başka örnek daha veriyor:

‘‘Bünyesinde şirketleri olan ve kiralık yerleri bulunan bir KİT'e reklam şirketi olan birini genel müdür yapmışlar. O yerlerin reklam işlerini de genel müdürün şirketi almış. Böyle genel müdür olur mu?’’

Sözlerini şöyle tamamlıyor:

‘‘Prof. Mustafa Aysan'a da, Prof. Süheyl Batum'a da görev veriyorum. Onlara da itirazı olan varsa söylesin...’’

Yalova, özelleştirme konusunda geri adım atmayan, ‘‘alacağı 92 milyon maaşa ihtiyacı olmayan’’ kişileri göreve getirdiğini birkaç kez vurguluyor.

Yalova'nın sitemi, 10 yıldır özelleştirmenin neden aksak yürüdüğünü belgeliyor. Ancak Yalova' nın sitemi, bu yerlerin siyasi rant getiren koltuklar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.



X