Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: ‘Tensiplerinize arz’ dönemi kapandı






Muharrem SARIKAYA

‘SAYIN bakanım, ilgili konuyu tensiplerinize arz ederim.’

Son yıllarda bu cümleyle biten binlerce mektup valilikler ve kaymakamlıklardan Ankara'ya akıyor.

Türkçe karşılığı, ‘‘uygun görüşünüze’’ anlamına gelen ‘‘tensip’’ dönemi dünden itibaren kapanıyor.

İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, dün yayınladığı bir genelgeyle valilere ve kaymakamlara, bakanlıklardan görüş sormayı yasaklıyor.

Yücelen, illerde görev yapan çeşitli bakanlıklara bağlı bölge teşkilatı ile ilgili konularda, valilerin doğrudan kendisi karar vermek yerine ilgili bakandan görüş alma dönemini kapatıyor.

SİYASİ YETKİ SINIRLARI

Yücelen, dünkü sohbetimizde bunun gerekçesini şöyle açıklıyor:

‘‘Vali, il sınırları içerisinde devletin başıdır. Vali ve kaymakamlar görevlerini yerine getiriken geniş bir takdir yetkisine sahiptirler. Bu nedenle valilerin veya kaymakamların bakanlıklardan görüş istemelerini doğru bulmuyorum.’’

Yücelen, çok önemli veya acil bir konuda görüş alınması gerekiyorsa, valilerin kendi aracılığıyla bunu yerine getirmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

Aynı şekilde kaymakamların da doğrudan bakanlıklara yazı ile başvurup izin alma döneminin bittiğini de bildiriyor.

İlçelerde çözülemeyen bir sorunda kaymakamlara başvuru makamı olarak valileri gösteriyor.

Şöyle diyor Yücelen:

‘‘İdari yürütme vasıtası olarak vali, cumhurbaşkanı, bakanlar kurulu ve bakanlıkların yürütmekle yükümlü olduğu hizmetlerin il sınırları içinde yerine getirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Yani ilde devletin başıdır.’’

Valilerin ‘‘siyasi yetki’’ sınırlarını da çiziyor:

‘‘5 yıllık kalkınma planı, yıllık program, hükümet programı, koalisyon protokolü, genel bütçe, hükümetlerin mali, ekonomik, güvenlik ve kalkınma politikalarının uygulanmasını sağlamak.’’

Yücelen, valilerin bundan böyle ilinde yapılacak tayin, atama, yer değiştirme, görevlendirme gibi konularda bakanlıklardan ‘‘kesinlikle’’ görüş almayacaklarını bildiriyor.

Valilerin, kanunun çizdiği sınırlar içerisinde özgürce yetkilerini kullanma hakkına sahip olduğunu vurguluyor. .

Hatta, ihtiyaç duydukları takdirde, bakanlığa nerede olduklarını bildirmeleri kaydıyla, valilere iki günü geçmemek üzere il sınırları dışında izin hakkı da getiriyor.

Yücelen genelgesinde vali yardımcılarından da ‘‘rutin imza işleriyle’’ uğraşmak yerine daha aktif görevler üstlenmelerini istiyor.

Mülkiye müfettişlerini de uyarıyor:

‘‘Valiler ve kaymakamlar hakında inceleme yapılırken hassas davranılacak, onların konum, statü ve saygılıklarını zedeleyici yöntem veya tutumda bulunulmayacak.’’

Yücelen, il ziyaretlerinde polis mangası karşılaması da istemiyor.

YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Genelgeye neden ihtiyaç duyduğu sorumuza Yücelen şöyle yanıt veriyor:

‘‘Ankara'nın yetkilerinin fazla olduğunu her defasında söylüyoruz. Vali kendi yetkisini bile Ankara ile paylaşır olmuş. Bunun tersine dönmesi gerekiyor. Yetkisini doğru, yerinde, liyakata bakarak kullanan valiyi alkışlarım. Ama yetkisini kullanmayıp, Ankara'ya danışarak iş yapıyorsa o zaman o valinin orada işi ne? Eğer yetkisini yanlış kullanıyorsa, o vali veya kaymakamın görevden alınması gerekir.’’

Yirmi yılı aşkın süredir devam eden ‘‘tensiplerinize sunulur’’ dönemi dünden itibaren kapanıyor.

Daha da önemlisi, siyasetin taşrada bürokrasiye hákimiyeti son buluyor.

X