Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Tantan: Pek çok olayı çözdük...

Muharrem SARIKAYA

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın sesi telefonda neşeli geliyor. Gece yarısı olmasına rağmen, çalışmalarının bitmediğini, devam eden operasyonların raporlarını okumakta olduğunu söylüyor.

Uğur Mumcu suikastı konusunda karanlık hiçbir noktanın kalmadığının altını çiziyor ve ekliyor:

‘‘Sadece Mumcu suikastını değil, beraberinde faili meçhul pek çok olayı da çözdük...’’

Özellikle, Ankara ve İstanbul'da, ‘‘Mumcu suikastına benzer şekilde gerçekleştirilmiş olan eylemlerin de aydınlığa kavuştuğunu’’ ifade ediyor.

Her zamanki esprili tavrını da takınıyor:

‘‘Epey uğraştırdı bizi ama, uğraşımıza da değdi... Kaz kaz bitmiyor. Kazdıkça altından yenileri çıkıyor.’’

Mumcu suikastıyla ilgili konunun, uzun süre önce aydınlandığını belirtip ekliyor:

‘‘Diğer eylemlerini, bombalama eylemini bizzat gerçekleştiren kişileri ortaya çıkarmak, bağlantılarını aydınlatmak için de uğaşıyoruz.’’

Fazla konuşmuyor, ‘‘Basına getirilen yasak benim için de geçerli’’ diyor. Gerekçesini de şu sözlerle dile getiriyor:

‘‘Bu bataklığa bir tarafından girip kurutmaya başladık. Bunda da büyük başarı sağladık. Eğer bunu başaramazsak, yarım bırakırsak, bir süre sonra yine eski haline gelir, yine hepimizin başına bela olur.’’

Geçmişte örneği görüldüğü gibi, yakalananların emniyetteki ifadelerini mahkemede reddetmeleri ihtimalini hatırlattığımızda ise şöyle diyor:

‘‘Biz de bunu bildiğimiz için başından beri başsavcı sorgulamayı yürütüyor. Artık mahkemede savcıyı da yalanlayacak halleri yok herhalde.’’

* * *

İçişleri Bakanlığı görevine geldiği 28 Mayıs 1999 tarihinden bu tarafa, terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen operasyonları hatırlatıyoruz.

Tantan, her zamanki mütevazı tavrını takınıyor. Emniyet ve güvenlikle ilgili birimlerin ortak çalışmasının sonuç getirdiğini vurguluyor.

Bu sırada, partisi ANAP'ın Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Altınkaya'nın gazetelerde yer alan şu demecine dikkat çekiyoruz:

‘‘Kabine değişikliğinde Genel Başkanımız Yılmaz'ın hangi bakanlığı üstleneceği konusunda uzlaşılır. Mesela İçişleri gider, Dışişleri gelir...’’

Tantan, bu sözlere gülmekle yetiniyor...

‘‘Şimdi o işlere bakmıyorum, elimizdeki işi hayırlısıyla bir bitirelim’’ deyip telefonu kapatıyor.

* * *

ANAP Teşkilat Başkanı Ersin Taranoğlu'yla dün sabah konuşurken yine aynı konuya değiniyoruz.

Genel Başkanı Yılmaz'ın hükümete girmesi halinde ‘‘İçişleri Bakanlığı'nın verilip karşılığında Dışişleri Bakanlığı'nın alınması’’ yönünde bir düşünceleri olup olmadığını soruyoruz.

Taranoğlu, kısa bir süre sessizliğe bürünüyor, ‘‘Bakın bir hikáye anlatayım’’ deyip ekliyor:

‘‘Sultan Abdülhamid, eğer birinin kafasını koparmak istiyorsa, onu bir üst makama terfi ettirirmiş. Bizdeki bazı arkadaşların derdi de bu...’’

Hemen ardından da Tantan'a sahip çıkıyor:

‘‘Bu tür sözler işini başarıyla yürüten bakan arkadaşımızı rencide eder, şevkini kırar. Hem de protokol ortada dururken, koalisyon ortaklarımıza saygısızlık olur...’’

Bugüne kadar polis, komiser tayini yapmadığı için arkadaşlarından tepki gören Tantan'a, partisinden sahip çıkanlar da oluyor.

X