Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Siyasetin motoru

Muharrem SARIKAYA

TBMM'de 2001 yılı bütçesi, dün geçmiş yıllara göre daha sönük geçiyor. Milletvekilleri bütçeden çok, Meclis dışındaki gelişmelerle ilgileniyor.

En çok konuşulan da, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, Başbakan Bülent Ecevit'e yaptığı ziyaret oluyor.

Görüşmeye ilişkin herkes farklı bir yorum getiriyor. Kulisteki sohbetler bunun üzerine yoğunlaşırken, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller kürsüde hükümeti eleştiriyor. Konuşması eski lideri Süleyman Demirel'in bütçe konuşmalarındaki üslubunu anımsatıyor.

Ecevit, Çiller konuşmasını tamamlamadan Genel Kurul'dan sessizce ayrılmak istiyor. Tam kapıdan çıkarken Çiller'in sesi duyuluyor:

‘‘Tabii ki kaçarlar. Bu rakamların karşısında kim durabilir ki...’’

Ecevit, yakalanmış olmanın verdiği ruh haliyle gülerek yanında bulunan Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'a şöyle diyor:

‘‘Arkası da dönüktü, çıktığımızı nereden gördü?..’’

Özkan, DYP milletvekillerinin söylediğini belirtiyor. Ecevit, Çiller'in, ‘‘Kınalı kızımın doğumunun masrafını kim düşünüyor?’’ sözünü anlamadığını belirtip, Özkan'a soruyor:

Özkan, ‘Efendim, Anadolu'da ona kınalı kuzu derler... Ama Sayın Çiller kınalı kız yaptı...’’ yanıtını veriyor.

Ecevit, gülümseyerek devam ediyor:

‘‘İşçi memur ücretlerinden şikáyet ediyor. Başbakanlığı döneminde işçiye memura sıfır zamda ne kadar direndiğini unuttu sanırım...’’

* * *

Ecevit ile kuliste yürürken, Genelkurmay Başkanı ile sabah yaptığı görüşmeyi soruyoruz.

Genelkurmay'ın bir hafta önce Kürtçe TV'ye karşı çıkan ve bazı AB ülkelerinin Türkiye'deki bölücü unsurları desteklediğini vurgulayan açıklaması üzerinde görüş alışverişinde bulunduklarını söylüyor.

AB'nin Katılım Ortaklığı Belgesi çerçevesinde bugünkü liderler zirvesi sonrası açıklanacak olan Ulusal Program'da, Kürtçe TV'nin yer alıp almayacağı sorumuza yanıt vermekten kaçınıyor.

Genelkurmay Başkanı'nın bu yönde bir hassasiyet belirtip belirtmediğine de yanıt vermiyor.

Liderler zirvesinden çıkacak Ulusal Program'da Kürtçe TV konusunun ne şekilde yer alacağı, bunun için bir formül geliştirilip geliştirilmediği sorusuna yanıtı ise şöyle oluyor:

‘‘Bilemiyorum bakıyoruz. İlk kez böyle bir belge hazırlanacak. Yarın (bugün) ortaklarımızla konuşacağız. Nasıl bir formül bulunur bilemiyorum.’’

Ecevit, daha sonra Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile bir araya geliyor. Görüşme sonrasında TBMM'ye gelen Cem ile sohbet olanağı buluyoruz. Başbakan ile görüşmesinde KOB üzerinde de durduklarını sorumuz üzerine açıklıyor. AB Dönem Başkanı Fransa'nın kendisine gönderdiği mektuptan ve Nice Zirvesi Sonuç Bildirgesi'nin Türkiye paragrafından söz ediyor:

‘‘Mektupta, Katılım Ortaklığı Belgesi'nin hazırlanacak ulusal programın tanımlanmasında faydalı bir vasıta olduğu, Nice bildirgesinde vurgulanan da; Türkiye'den beklenenin, Ulusal Programını KOB temelinde en kısa zamanda hazırlanması yönünde. Yani KOB'u bir kalıp, davranış biçimi olarak görmemek gerekir. Kendi anlayışımız içinde bunu düzenleme hakkına sahibiz...’’

Bu sırada KOB çerçevesinde İnsan Haklarının İyileştirilmesi konusunda İnsan Hakları Üst Kurul toplantısı yapan Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen geliyor. Yücelen, bir açıklamada bulunmuyor.

İnsan Hakları Üst Kurul toplantısının geçmişte yapılanlara göre daha sönük geçtiği haberlerine de yanıt vermiyor. Belli ki,Genelkurmay’ın açıklaması İnsan Hakları üst Kurulu’nu da etkiliyor. Bütçe görüşmeleri Meclis'te bu atmosfer içinde gerçekleşiyor.

Gelişmeleri uzaktan izleyen FP Milletvekili Cemil Çiçek, içinde bulundukları durumu ve parlamentoya hákim olan havayı şu sözlerle özetliyor:

‘‘Siyasetin motoru artık gaz yemiyor...’’

X