Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Polisteki siyasi hastalık

Muharrem SARIKAYA

GEÇEN hafta İstanbul'da başlayıp ülke geneline yayılan Çevik Kuvvet eyleminin, emniyet kökenli bazı siyasiler tarafından yönlendirildiği iddiası çelişkilerle dolu bir hal alıyor.

Bu çelişki, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın eylem sonrasında arka arkaya yaptığı açıklamalardan kaynaklanıyor.

Tantan, Çevik Kuvvet eyleminin hemen sonrasında bazı siyasiler tarafından olayın kışkırtıldığını kayda geçiriyor.

TBMM'de, iki gün önce İçişleri Bakanlığı bütçesinin görüşülmesinin ardından Milliyet'ten Fikre Bila'ya yaptığı açıklamada da iddiasını sürdürüyor:

‘‘Telefon kayıtları elimizde. Kim kimi aradı, kim kime faks çekti. Hepsini belirledik. Polis üzerinden siyaset yapma devri bitti...’’

Meclis'teki emniyet kökenli muhalefet milletvekillerinden gelen sert tepkiler üzerine, önceki gün Tantan yazılı bir açıklamayla iddiasından ‘‘bir nebze’’ geri adım atıyor.

Müfettişler tarafından ‘‘şimdiye kadar yürütülen’’ incelemede, milletvekillerinin ‘‘teşvik ve yönlendirmeleri sonucu’’ eylemin gerçekleştirildiğine dünük bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını söylüyor.

Ortaya çıkan bu çelişkiyi dün Tantan'a soruyoruz.

Tantan, konu üzerinde konuşmak istemiyor. Müfettişlerin çalışmaları bitmeden bir açıklamada bulunmayacağını söylüyor, ‘‘Bekleyin’’ diyor.

Ancak, İçişleri Bakanlığı içinden, bazı siyasilerin olayı körüklediği yönünde bilgi ve belgelere ulaşıldığı haberleri yayılıyor.

‘‘Telefonlarımız dinleniyor. Bize teknik takipte bulunuluyor’’ suçlamalarıyla karşılaşmamak için ‘‘şimdilik’’ müfettiş tespitinin beklendiği belirtiliyor.

Tantan'a dün Ankara'da dolaşan bir iddiayı daha yöneltiyoruz.

İddiaya göre, eylemler devam ederken, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü faksından, Ankara Çevik Kuvvet'e bir faks geliyor.

Faksta ‘‘Biz yürüyoruz, siz hálá niye duruyorsunuz?’’ sorusu yöneltiliyor ve eyleme davet çıkarılıyor.

Tantan bu soruya yanıt vermek yerine, ‘‘Müfettiş incelemesinin tamamlanmasını bekleyeceğini’’ söylemekle yetiniyor.

HASTALIK VAR

Bu aşamada, ilginç bir değerlendirmede bulunuyor. Öncelikle polisin siyasallaştığını kabul ediyor.

Çevik Kuvvet'in geçmişte sürgün yeri haline getirildiği, buraya gönderilen amirlerin, bir iktidar değişikliğinde, eski makam ve mevkilerini elde edebilmek için siyasilerle temaslarını koparmadıkları tezini onaylıyor.

Tantan, şu değerlendirmede bulunuyor:

‘‘Poliste bir hastalık var. Bu hastalığın ne olduğunu da biliyoruz. Geçmişten gelen bir birikim. Sıkıntıların giderilmesi için yurtdışına eğitim amacıyla adam gönderdik. Amerika'da Çevik Kuvvet gibi görev yapan polis nasıl bir yapı içinde çalışıyor, onu araştırdılar.’’

Çevik Kuvvet'te yapısal değişiklik çalışmasının devam ettiğini kaydediyor ve ekliyor:

‘‘Müfettişler eyleme katılanların ifadelerini alırken, sıkıntıları da ortaya çıkaran bir çalışma yapıyorlar. Yeniden yapılanma, yeni oluşumun nasıl olması, bu tür durumlarla bir daha karşılaşılmaması için ne yapılması gerektiğine de bakıyorlar.’’

Polisin siyasallaştırıldığı gerçeğini, eski bir polis müdürü olan Tantan da kabul ediyor.

Polisin son 20 yılda geldiği nokta bu aşamada daha net anlaşılıyor.

X