Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Krizdeki CHP






Muharrem SARIKAYA

ATATÜRK Spor Salonu, bugüne kadar sayısız CHP kurultaylarına ev sahipliği yaptı.

Salonda ve çevresinde dün yaşanan görüntü, diğerlerinin çok gerisinde.

Belli ki, gidenler isimlerde kalmamış.

Beraberinde taban da gitmiş.

CHP Kurultayı'na ilk kez izdihamla karşılaşmadan rahatça girdik.

Seyyar satıcıların kurultay günlerinde tıklım tıklım doldurduğu, içeri girmek için partililerin davetiye bulabilmek için yarıştığı yol da boştu.

Salonun bahçesindeki insan sayısı da parmakla sayılacak kadar azdı.

Duvardaki pankart da olmasa, CHP Kurultayı'nın yapıldığına inanmak zor.

Koridorlarda, odalarda kulis çalışması da yok.

Geçmiş kurultaylarında oturacak yer dahi bulunamayan salondaki sandalyeler de boş.

Tüzük tartışması da olmasa, heyecansız, ‘‘Kurutulmuş Kurultay...’’

NEDEN GELMEDİLER?

Delegeler karşılaştıkları tablodan buruk.

CHP'nin etkin isimlerinden Hasan Fehmi Güneş, ‘‘Bu hale hiç gelmemiştik...’’ diyor.

Geçmişte Baykal'a karşı yarışmış Erol Tuncer'in yaklaşımı ise şöyle:

‘‘Baykal salondan Genel Başkan çıkabilir. Ama bahçeye çıktığımızda ne CHP, ne de Baykal var...’’

Baykal'ın kurmayları da tablodan rahatsız. Ama, gerekçeleri hazır:

‘‘Ekonomik kriz kurultayı da vurdu. Partililer para bulamadıkları için Ankara'ya gelemedi’’

DÖNERLER Mİ?

Ortaya çıkan durum, salondaki herkesi aynı soruya yanıt aramaya itmiş:

‘‘Partiden ayrılanları geri getirebilir miyiz?’’

Salonun ortak dili, tribünde sallanan pankartta yazılı:

‘‘Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal, Türkiye'nin CHP'ye, CHP'nin Türkiye'ye ihtiyacı var. Sizin de CHP'den gidenlere ihtiyacınız var.’’

Baykal da durumun farkında:

‘‘Yolda yorulanlar oldu, ama sonunda herkesin gelip altına sığınacağı bayrak Altı Ok'tur.’’

Gidenleri geri çevirmenin yolu yurttaşa umut olmaktan geçiyor.

Ekonomik krizi en fazla hisseden dar ve orta gelirli kesimin, CHP'nin hedef kitlesi olduğu göz önüne alındığında, kurultayın daha kalabalık ve heyecanlı olması beklenirdi.

Dünkü görüntü ise CHP'nin çekim merkezi olmaktan uzak bir noktada durduğunu ortaya koydu.

CHP yönetimi, bugüne kadar ekonomik krizin halkın üzerinde yarattığı bunalımı kullanmaktan, popülist yaklaşımdan uzak durdu.

Bu yaklaşımı puan topladı. Bunu yaparken teşkilatının ne düşündüğünü öğrenmek istemedi, onların aracılığıyla mesajını tabana taşıyamadı.

Üç yıl önce ortaya koyduğu programın gerçekçiliğini anlatamadı.

Nitekim, Baykal, önceki gün il başkanlarına tam 3.5 saat konuştu.

Onlara, ‘‘Siz ne düşünüyorsunuz?’’ sorusunu yöneltmedi.

Daha da ilerisi, Parti Meclisi'nin sayısının 60'dan 45'e inmesinin tartışıldığı bir sırada, Baykal bu sayıyı dün tartışmalı bir Tüzük değişikliği ile 72'ye çıkardı.

Üstelik yeni 12 ismi de kendisi belirlemek kaydıyla.

Kurultayda bugün yapılacak seçimde Baykal, en güçlü rakibi Ertuğrul Günay'ın önüne geçip yeniden Genel Başkan seçilebilir.

Ancak, kurultay salonunda dün Tüzük değişikliğine gösterilen tepkilerden yola çıkıldığında, bugünkü seçimde Parti Meclisi listesinin delineceğini söylemek kehanet sayılmaz.

Liste delindiğinde de şu sonuca varmak zor değil:

Baykal, bir süredir uzak kaldığı muhalefetini yeniden yarattı.

X