Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Keçeciler: Bütün gümrükçüler rüşvetçi değil

Muharrem SARIKAYA

GÜMRÜKLERDEN sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Dış Ticaret Müsteşarı Kürşat Tüzmen'in suçlamalarına yanıt vermek istemiyor.

Keçeciler söze, ‘‘Kürşat Bey'i severim, aklı başındadır. Bağlı olduğu Devlet Bakanı Tunca Toskay ile de iyi anlaşırım’’ diye başlıyor.

Gümrüklerin ‘‘kevgire’’ döndüğü suçlamalarına yanıt veren konumda kalmak istemediğini vurgularken, ‘‘Gümrükler kevgir gibi falan değil’’ diyor.

Göreve geldiği andan itibaren, kendinden önceki bakanların başladığı otomasyona geçişle ilgili çalışmaları hızlandırdığını söylüyor.

‘‘Zaten son dönemde artan operasyonların nedeni de bundan’’ diyor.

Sorunların çoğunun Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın Gümrük Müsteşarlığı ile koordineli çalışmamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Gümrüklerde yaşanan olaylarla ilgili ilginç gözlemler aktarıyor.

Örneğin; hükümetin kararı doğrultusunda, Gümrük Müsteşarlığı karayolu ile motorin ithalatını yasaklıyor. Ancak, aynı dönemde Dış Ticaret Müsteşarlığı ithalata izin veriyor...

* * *

Keçeciler, bir başka düşündürücü olayı da şöyle aktarıyor:

‘‘Dış Ticaret'in izniyle bir kişi Hindistan'dan 500 bin metre kumaş getirmiş. ‘Bunu ne yapacaksın?' diyoruz, ‘İstanbul'daki fabrikamda işleyip yurtdışına satacağım' diyor. Ama malı ithal ettiği kapı Cilvegözü. ‘Niye İstanbul Gümrüğü'ne malını indirmiyorsun?' sorusuna karşılık bulamıyoruz. Bu mal Cilvegözü'nden İstanbul'a gidip, daha sonra oradan yurtdışına çıkana kadar ne olduğunu takipte de zorlanıyoruz...’’

Keçeciler'in aktardığı bir başka olay ise hayret verici. 10 elemanı bulunan bir gümrük kapısına bir gün 150 TIR dayanıyor. Dış Ticaret'in izni ile ithalat gerçekleştireceklerini, mallarının da ‘‘günlü’’ olduğunu bildiriyorlar. Gümrük kapısı kitleniyor.

Keçeciler, ‘‘Oysa bize bu ithalatı Dış Ticaret bir hafta önceden bildirseydi önlemini alacaktık’’ diyor.

Keçeciler'in Mersin Serbest Bölgesi'nde yaşanan bir olayda dikkatini çekmiş:

Çin'de kaçak olarak üretilen tonlarca sigara Mersin Serbest Bölgesi'ne geliyor. Malı getirenler, bunu Ortadoğu'ya satacaklarını söylüyor. Sigaranın bir kısmı Ortadoğu'ya gidiyor. Ancak bir de bakıyorlar ki, Serbest Bölge'den, mavnalarla, gelen gemiden yurtiçine de kaçak sigara sokuluyor. Kaçak sigara hem dışarı gidiyor, hem de içeri giriyor. Sigara firması da Türkiye'ye ağır suçlamalarda bulunuyor.

* * *

Keçeciler, Serbest Bölgelerin kuruluşunu geçmişte merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile birlikte kendisinin gerçekleştirdiğini anımsatıp ekliyor:

‘‘Serbest Bölgeler çalışmaya devam edecek. Ama, Serbest Bölgeler de kaçak transit merkezleri değildir. Zavallı Gümrük Muhafaza'nın kayığı bile yok ki denizdeki kaçakçıyı yakalasın. Gümrükler hasta yatağından yeni kalkıyor. Ama nekahat dönemini de henüz atlatamadı...’’

Son dönemde yenilenen telsiz sistemi ve otomasyon ile gümrüklerin daha sıkı çalıştığını söylüyor. Maliye Bakanı'nın, ‘‘Gümrüklerden alınan gelir yüzde 134 oranında attı’’ sözlerini kanıt gösteriyor.

‘‘Bütün ihracatçılara kaçakçı gözüyle bakamayacağınız gibi bütün gümrükçülere de rüşvetçi gözüyle bakamazsınız’’ diyor.

Gümrük Muhafaza'nın ortaya çıkardığı kaçakçılık olayını, polisin sahiplenip, ‘‘polis iyi, gümrükçü kötü’’ mesajının verilmesinden yakınıyor.

Keçeciler, memuruna sahip çıkıyor.

Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu da aynı tavrı gösteriyor. Mesai dışı gümrüklemeden elde edilen yasal gelirin personele dağıtıldığını bildiriyor. Buna göre şef ve üst kadrolara 150'şer, daha alt kadrolara da 200'er milyon lira ‘‘bayram harçlığı’’ dağıtılıyor.

Gümrük kapıları kevgirden, elek konumuna geçiyor.

Bu anlayış devam ederse bir süre sonra deliklerin tamamen kapanmaması için hiçbir neden yok.

X