Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Erdem, Meclis Genel Sekreteri...

Muharrem SARIKAYA

TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut, göreve geldiği günden bu yana atama yapmadığı Meclis Genel Sekreterliği için dün kararını veriyor.

Akbulut, bazı yakınlarını TBMM'de işe yerleştirdiği konusunda gelen eleştirilere sitem eder bir havada şöyle diyor:

‘‘Yine yakınını atadı diyecekler ama ben, Vahit Erdem'i Genel Sekreterliğe getiriyorum...’’

Akbulut, bu kararı verirken ‘‘birçok saikten’’ hareket ettiğini hissettiriyor.

Öncelikle geçmiş dönemlerde Meclis'in çeşitli nedenlerle yara alan itibarı...

* * *

Otoparkından başlayıp koltuklarına kadar uzanan yolsuzluk iddialarının yarattığı yıpranma süreci...

Bundan olsa gerek Erdem'i tercih ediyor.

Erdem, bürokrasiye adımını İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirdikten ve Bradford ile Southhampton üniversitelerinde master yaptıktan sonra atıyor.

Önce DPT Sektör Dairesi Başkanlığı, ardından başbakanlığı döneminde Turgut Özal'ın danışmanlığı...

Bürokrasideki yoğun dönemi asıl 1984 yılında başlıyor. Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi başkanlıklarının kuruluşuna imza atıyor.

Bu kuruluşlar, ülkeye bir milyon konut ile birçok baraj ve otoyol kazandırıyor...

Henüz adı bile yeterince bilinip telaffuz edilemezken, özelleştirme alanında ilk ciddi adımların atıldığı yıllar.

Ardından dev silah alımlarının yapıldığı döneme denk gelen Savunma Sanayii Müsteşarlığı...

ABD ile silah ambargosu dolayısıyla yaşanan bunalımın aşılması ve F-16 projesinin Türkiye'ye taşınması...

Turgut Özal döneminde bürokratlık yapıp, milyonlarca dolarlık yatırımların altında imzası olduğu halde, hakkında en küçük şaibe çıkmayan ender bürokratlardan biri...

18 Nisan seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu ANAP'ta yaşadığı sıkıntıları açık yüreklilikle kamuoyuna anlatmaktan çekinmeyen siyasetçi...

Seçim sonrasında Sedat Ergin ile yaptığı röportajda Erdem, partisinin üyelerinin tutumlarından yakınıyor.

Hatta ANAP teşkilatının kendisine yardımcı olmadığını belirtiyor.

Nedenini şöyle dile getiriyor:

‘‘Siyaset menfaat alışverişine dönmüş. Bana, belediye meclisi üyeliğine yazılma karşılığı 40 milyar lira öneren oldu. Para karşılığı oy vermeyi teklif edenler bile oldu...’’

Bu tutumu Erdem'e seçim kaybettiriyor.

Ancak garip bir paradoks...

Erdem'in seçim kaybetmesine neden olan özelliği, milletvekillerinin özlük işlerinden personel atamasına, milli saraylardan tüm akçalı işlemlerine kadar Meclis'in birçok işini üstleneceği koltuğa taşıyor.

* * *

Akbulut, dün Erdem ile ilgili yazıyı hazırlarken, sözü yaptığı son atamalara getiriyor:

‘‘Özel Kalem Müdürümün kim olacağını belirleme hakkım yok mu? Onun eşini de TBMM'de işe aldım. Milli saraylara da 25 yıldır mimarlık yapan ve bu işlerden anlayan güvendiğim bir yakınımı getirdim. Hepsi doğru...’’

Akbulut, sitemli bir ses tonuyla sözünü şöyle tamamlıyor:

‘‘Bu kadarlık atama ile Meclis'teki kadrolar doluyorsa ne álá!..’’

TBMM başkanlarının geçmişte yüz ile bin beş yüz kişi arasında değişen kadro kullanımları hatırlandığında Akbulut'un sitemi daha iyi anlaşılıyor.

Bugüne kadar dürüstlüğü konusunda bir endişeye yer vermeyen Akbulut, sağ kolu konusundaki tercihinde de şaşırtmıyor.



X