Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Direnen ekonominin şalteri

Muharrem SARIKAYA

SON dönemde uygulanan ekonomik program dolayısıyla birçok şirketin battığı iddialarına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Fuat Miras karşı çıkıyor.

Miras, öncelikle alınan ekonomik tedbirlerin olumlu sonuçlar vermeye başladığını kayda geçirerek söze giriyor.

Fuat Miras, sanayi kesiminde durumun çok daha iyi olduğunu vurguluyor.

Başkanı olduğu, TOBB içinden de gelen, ‘‘Şirketler tek tek batıyor’’ iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.

Son günlerde Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş'ı gezdiğini, buradaki sanayiciden olumlu mesajlar aldığını söylüyor.

Ardından, açılan ve kapanan şirketlerin geçmiş yıllara göre oranlamasını yapıyor.

Verdiği bilgiler Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin verilerine dayanıyor.

Rakamlar alt alta sıralandığında Miras'ın sözlerinin gerçeği de ortaya çıkıyor.

Örneğin, 1997 yılında 53 bin 106 şirket kurulmuş, buna karşılık 20 bin 306 şirket tasfiye edilmiş veya kapanmış. 1998 yılında da durum farklı olmamış; 78 bin 606 şirket kurulurken, 22 bin 3 şirket tasfiye olmuş veya kapanmış.

Deprem yılı olan 1999'da da kapanan ve kurulan şirket oranlarında benzer rakamlarla karşılaşılmış; 83 bin 29 şirket kurulurken, 24 bin 186 şirket kapanmış veya tasfiye olmuş.

Bu yıl da iddia edildiği gibi büyük bir çöküşle karşılaşılmamış...

Son sekiz aylık dönemde 37 bin 627 şirket kurulurken, kapanan veya tasfiye edilen şirket sayısı ise 18 bin 907...

Miras, bu verilere bakıldığında ‘‘şirketler batıyor’’ iddialarının geçerliliğini yitirdiğini söylüyor ve ekliyor:

‘‘Tabii her dönem olduğu gibi ayakları üzerinde duramayanın, düşmek, batmak, kapanmak kaderi. Geçmiş yıllara bakıldığında açılan ve kapanan şirket sayısında bu yıl ürküten bir tablonun olmadığı da ortada.’’

Uygulanan programın doğru olduğunu vurgulayıp, hükümete bundan kesinlikle taviz vermemesi çağrısında bulunuyor.

Sözü, önümüzdeki günlerde kamuda başlayacak olan toplu sözleşmelere getiriyor.

Toplu sözleşme döneminin çok rahat aşılmasının yolunun Ekonomik Sosyal Konsey'de konuyu masaya yatırmak olduğunu belirtiyor.

* * *

Türk-İş Başkanı Bayram Meral'in bunu dikkate alması gerektiğini söylüyor.

Miras'ın en çok kaygı duyduğu ise önümüzdeki dönemde ortaya çıkacağı kesinleşen enerji darboğazı.

Nitekim, dün Enerji Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer de bunun kaçınılmaz hale geldiğini vurguluyor ve devam ediyor:

‘‘Enerjide sıkıntılı bir döneme doğru gidileceğini üç yıldır söylüyorum. Ben bunları söylerken 'Nükleer santral için gerekçe yaratıyor' diyorlardı. Çevrecilik adına enerji yatırımlarını engelliyorlardı. Bunun gerçek olduğunu anlatmak için elektrik kesintisine gerek var mıydı? Şimdi gelinen nokta, gerçeğin kendisidir...’’

Bir zamanlar dışarı elektrik satan Türkiye, yıllar sonra elektrik sıkıntısı ile yüz yüze kalıyor.

Ne ilginçtir, bir zamanlar sattığı ülkelerden şimdi elektrik alıyor.

Asıl önemlisi ise ekonomik sıkıntılara göğüs gerdiği istatistiki verilerle de kanıtlanan sanayi kesimi, şimdi enerji darboğazı ile yüz yüze kalıyor.

Geçmişte uygulanan yanlış politikaların, her dönem tekrarlanan ancak bir türlü ders çıkarılmayan uygulamaları, Türkiye'de sanayileşmenin önünde yeniden engel oluşturuyor.

X