Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Muharrem Sarıkaya: Bilecik karayolu...

Muharrem SARIKAYA

Bu yıl sonunda İl Özel İdaresi Bütçesi'nin 15 trilyon liraya ulaşması bekleniyor. Bir diğer anlatımla, İstanbul'u ikiye katlayacak.

İldeki işsizlik ise diğerlerine göre tam tersi.

195 bin nufuslu ildeki onlarca fabrikada çalıştıracak kalifiye işçi bulunamıyor.

Beş ilçesinin her birinde, bir fabrika, bir yüksekokul ve tam teşekküllü bir hastane var.

Bir Avrupa kenti standardına ulaşan bu il; Bilecik...

Vali Refik Öztürk, ilçelerinin hepsinde organize sanayi bölgesi olan tek il olduklarını gururla vurguluyor.

Ardından şöyle diyor:

‘‘Şu an kasamızdaki para tam bir trilyon lira. Beş ilçedeki organize sanayi bölgelerinin arsaları satılmaya başlandı. Bunlardan da 15 trilyon lirayı aşkın para gelecek...’’

Vali, kişi başına milli gelirin beş bin dolara yaklaştığını söylüyor.

Yani, kişi başına, milli gelirde Türkiye'nin ilk beş ili arasına girmeyi başarmışlar.

Bunların hepsi son 10 yıl içinde olmuş...

***

Ancak Bilecik'i hem batıya, hem de doğuya bağlayan otoyollara bakıldığında tam tersi bir görüntü hákim...

Adapazarı'ndan girip, tren yolunu takip ederek Bozüyük'e kadar ulaşan otoyol, ilk yapıldığı günden bu yana ne genişlemiş, ne de güzergáhı değişmiş.

Hatta yolun kötülüğü ve dik yokuşu bir kasabanın ismine de ilham kaynağı olmuş.

Hikáyeye göre, Bilecikli her cümlesinin başına veya sonuna ‘‘gülüm’’ kelimesi eklermiş.

Şoförler kamyonlarının dik yokuşu tırmanabilmesi için yalvaran bir ses tonuyla, ‘‘Hadi gülüm be...’’ derlermiş.

Sonunda yokuşun tam ortasında yer alan kasabanın adı Gülümbe olarak kalmış.

Son 10 yılda pıtrak gibi patlayan dev fabrikalardan çıkan TIR ve kamyon trafiği de eklenince ilin trafik sorunu daha da büyümüş.

Bilecikli bunun üzerine kolları sıvamış.

Önce, birçok fabrikanın bulunduğu Eskişehir-Bozüyük arasındaki güzergáhı rahatlatabilmek içih Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kapısını çalmışlar:

‘‘Karayolları olarak siz projesini yapın. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün araç parkı çok iyi. Kış aylarında bu araçlar boş yatıyor. Onlar da yardımcı olsunlar. Asfalt, mıcır ve işçi parasını da biz ödeyelim, yolu bitirelim...’’

Káğıt üzerinde mükemmel görünen projeye Karayolları itiraz etmiş:

‘‘Karayolunu ancak biz yaparız, başkasının yapmasına müsaade edemeyiz...’’

Bursa ve Adapazarı yönüne gidecek binlerce otomobil ve otobüsün yanında Türkiye'nin en büyük fabrikalarından çıkan yüzlerce TIR'ın geçtiği yol ise aynı haliyle kalmış...

Genişlemeyen yolda bu bayramda da kazalar olmuş.

Yine yollara ‘‘Trafik canavarı olmayın’’ tabelaları asılmış.

Ceza yine dikkatsizliğe yazılmış...



X