Gündem Haberleri

    Muhalefetten TRT tepkisi

    Hürriyet Haber
    13.03.2014 - 14:38 | Son Güncelleme:

    TRT’nin seçim dönemi yayınlarında muhalefet partilerine yeterli süre ayırmadığına ilişkin rapor, muhalefetin tepkisini çekti. MHP, “Çevir kazı yanmasın padişahım uyanmasın anlayışının hesabı bir gün sorulacak” derken; BDP, “İki dakikaları başlarını yesin; bizim paralarımızla var olan TRT’yi hükümetin borazanı haline getirenlere zehir zıkkım olsun. Saddam’ın televizyonu ile Direj (Uzun) Başbakan'ın televizyonu arasında bir fark yok” dedi. CHP ise bunu yapanlara 30 Mart'ta milletin gereken dersi vereceğini savundu.

    Muhalefetten TRT tepkisiTRT’NİN, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim dönemi yayınlarında “Tek yönlü ve taraf tutan yayın yapılamayacağı” ve “Fırsat eşitliğinin sağlanmasını zorunlu” kılan kararına rağmen TRT’de AK Parti’ye muhalefetten daha fazla zaman ayrıldığı RTÜK raporuyla ortaya çıktı. RTÜK, TRT’nin yayın ilkelerin ihlal ettiğine karar vererek raporun, “Gereğini yapmak üzere” Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) gönderilmesine karar verdi.

    RTÜK’ün İzleme ve Değerlendirme Raporu’na göre TRT, 22 Şubat- 2 Mart arasında toplam yayın süresinin 13 saat 32 dakikasını AK Parti’ye ayırırken; CHP, MHP ve BDP’ye toplam 1 saat 35 dakika yer vermesi muhalefeti kızdırdı.

    8 günde kendilerine 48 dakika ayrılan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, TRT’nin 11 yıldır bu şekilde yanlı yayın yaptığını belirterek, “Aynı yasayı sürekli ihlal ettiler. Biz bunu defalarca dile getirmemize rağmen dinlemediler. Hükümet muhalefetin sesini kısmaya çalışırken, TRT de buna alet edildi. RTÜK’ün de bu raporu kendiliğinden hazırladığını düşünmüyorum” dedi.

    Halaçoğlu, bu rapor üzerine MHP olarak ne yapmayı düşünüyorsunuz, sorumuza ise, “Allah aşkına bugüne kadar yaptıkları kanunsuzluklara itirazlarımızdan hangisinden sonuç alındı. Türkiye artık bir hukuksuzluk abidesi haline geldi. ‘Her partiye yer ayrılmış, dolayısıyla eşitsizlik yok’ demiş daire başkanı; çevir kazı yanmasın, padişahım uyanmasın. O yazanlardan da genel müdürlerden de mahkeme önünde hesap soracağız. AKP artık gidecek. Bunların hepsinin hakkından geleceğiz. Hepsinin hesabını soracağız” dedi.

    “DİREJ BAŞBAKAN'IN TELEVİZYONU”

    8 günlük sürede kendilerine iki dakikalık yayın ayrılan BDP’nin Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise, “İki dakikaları başlarını yesin. Devletin televizyonu TRT, 76 milyonun elektrik faturasıyla, vergisiyle ayakta kalıyor. TRT’yi, bizim paralarımızla AKP iktidarının borazanı haline getirene zehir zıkkım olsun. 2 dakikayı da ayırmasalardı. İnsan bu kadar düşman, bu kadar adaletsiz, ayrımcı, çifte standartlı olabilir mi? TRT herkesin televizyonu. Herkese eşit olmalı. O iki dakika da batsın gözüne. İnsanı isyan ettiriyorlar. Gerginlik yaratıyor, öfkelendiriyorlar. Bu sansür, diktatörlük dönemi uygulamalarıdır. Saddam’ın televizyonu ile Uzun (direj) Başbakanın televizyonu arasında bir fark yok. Zaten Meclis TV’nin yayınları kesildi. TRT’de muhalefete yer ayrılmıyor. Muhalefetin sesi kısılmak isteniyor. Başbakan zaten ana akım medyayı tehdit altına almış, susturmuş, TRT’yi de kendi çiftliğine çevirmiş. Bence TRT kapansın daha iyi” dedi.

    “30 MART’TA MİLLET GEREKEN DERSİ VERECEK”

    22 Şubat-2 Mart tarihleri arasında kendilerine 45 dakika süre ayrılmasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın tepkisi de sert oldu. Oran, “Bütün Anayasal kurumlarda olduğu gibi hükümetin basınla ilişkileri ve TRT de zıvanadan çıkmıştır. Biz kendilerine boşuna ‘Tayyip Radyo Televizyonu’ demiyoruz. TRT artık başındaki Türkiye ibaresini bile hak etmiyor” dedi.

    Oran, CHP iktidarında TRT’nin muhalefete düşmüş olan AKP’ye bile ne kadar objektif davranarak yayınlan yaptığının görüleceğini belirterek şöyle konuştu:
    “Ülkenin her kurumunun rayına sokulması için 30 Mart bir milattır. Bunu sadece yerel seçim olarak görmemek gerekir. AKP’nin bir derse ihtiyacı vardır ve Yüce Türk Milleti, bu dersi kendisine verecektir.”

    “RTÜK, TRT’YE KAPATMA CEZASI VERMELİ”

    MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da TRT’nin zaten AKP’nin borazanı olduğunu iddia ederek, “Recep Tayyip Erdoğan, ‘dükkan benim, istediğimi çıkarırım’ demektedir. TRT sadece parti haberleriyle değil; yapılan programlar ve dizilerde bile AKP propagandası yapmaktadır. TRT açıkçası RTE -Recep Tayyip Erdoğan televizyonu haline gelmiştir. Demokrasi büyük tehdit altındadır. Bir yanda ihale havuzları bir yandan ‘Alo Fatihler’ bir yanda diğer basın kuruluşlarına yapılan baskı ve tehditlerle demokrasiye tam bir darbe yapılmaktadır” dedi.

    TRT’nin yanlı yayınlarıyla vatandaşın gerçekleri öğrenmesinin önüne geçildiğini anlatan Vural, “seçimde demokratik bir yarış olmuyor. 76 milyonun vergisiyle ayakta kalan TRT’deki kamu görevlilerine sesleniyorum, vakti zamanı geldiğinde bunların hesabını soracağız. Darbeci zihniyetler her zaman hesap vermiştir. Onlar da bunun hesabını verecek. YSK, TRT Genel Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunmalı, cumhuriyet savcıları harekete geçmelidir. RTÜK de TRT’ye kapatma cezası vermelidir. Bu demokrasiye, bilgi edinme hakkına aykırıdır. Kamu görevlilerinin yaptığı da yetki ve sorumluluk ihlalidir.

    ayalp@hurriyet.com.tr

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı