Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Muhalefete eleştiri

    A.A
    28 Mayıs 2011 - 16:08Son Güncelleme : 28 Mayıs 2011 - 16:36

    Başbakan Erdoğan, partisinin Hatay mitinginde CHP ve MHP genel başkanlarını eleştirdi.

    HATAY MİTİNGİNDEN RENKLİ KARELER

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Suriyeli kardeşimin acısı, bizim acımızdır. Bu acı dayanılmaz hale gelmeden, barışın, huzurun, istikrarın Suriye'ye egemen olmasını gönülden arzuluyoruz” dedi.

    Erdoğan, partisince Hatay İtfaiye Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
    Son bir yıl içinde Hatay'a dört kez geldiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, Hatay'a sevdalı olduklarını söyledi.
    “Habib-i Neccar'ın memleketine, Davudi Antaki'nin şehrine, Cemil Meriç üstadın kentine biz tutkuyla bağlıyız” diyen Erdoğan, “81 ile nasıl aşkla, sevdayla, tutkuyla hizmet üretiyorlarsa, aynı şekilde Hatay'a da hizmet ürettiklerini, aynı şekilde Hatay'a da efendilik değil, hizmetkarlık yaptıklarını” ifade etti.

    Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Bugünlerde gözünüzün, kulağınızın, gönlünüzün komşumuz Suriye'de, oradaki kardeşlerimizde olduğunu biliyorum. Orada yere düşen her bir canla, sizin de canınızdan can koptuğunu biliyorum.
    Şu ana kadar Suriye'den göç etmek zorunda kalan kardeşlerimize burada, Hatay'da kucak açtık, onlara yardım elimizi uzattık. Suriye'de ölümlerin durması, sokakların durulması, hak ve özgürlüklerin en geniş manada teslim edilmesi için Türkiye olarak samimi bir çaba içindeyiz.
    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la sık sık görüşüyor, tavsiyelerimizi, önerilerimizi kendisine iletiyoruz. Kendisiyle en son dün görüştüm. Yaşanan olaylardan duyduğumuz kaygıyı, sıkıntıyı, acıyı kendisine bizzat ilettim. Suriye'de bir kez daha Hama, bir kez daha Humus katliamları yaşanmasın diye, büyük bir hassasiyetle girişimlerimize devam ediyoruz.
    Her zaman ifade ettim; Suriyeli kardeşimin acısı, bizim acımızdır. Bu acı dayanılmaz hale gelmeden, barışın, huzurun, istikrarın Suriye'ye egemen olmasını gönülden arzuluyoruz.”

    Erdoğan, Ortadoğu'daki gelişmeleri yakından izlerken, Balkanlar'ı da çok yakından takip ettiklerini söyledi.

    Balkanlar'dan, önceki gün sevindirici, umut verici, yürekleri serinleten bir haber aldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Bosna Hersek'te, Srebrenitza'da, 19 yıl önce, on binden fazla insanı acımasızca katleden, toplu katliam yapan, soykırım girişiminde bulunan, azılı katil Ratko Mladiç'in yakalandığına” işaret etti.

    Başbakan Erdoğan, “Elbette giden masum canlar geri gelmiyor ama bu azılı katilin yakalanmış olması, yüreğimizdeki acıyı bir nebze olsun hafifletiyor. Bosna-Hersek'te, Balkanlar'da, bu tür katillerin bir daha cesaret bulamaması için, Ratko Mladiç'in, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanıp, derhal cezalandırılmasını arzu ediyoruz” diye konuştu.

    DEVLET BAHÇELİ'YE ELEŞTİRİ

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, AK Parti hükümetinin dış politikasını eleştirdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Ben, bu eleştirileri zerre kadar ciddiye almıyorum. MHP Genel Başkanı'nın, bir dış politika vizyonunun, bir dış politika muhayyilesinin olmadığı ortada. Kendisine, Şam'a kaç kere gittin, Beyrut'a, Amman'a, Kahire'ye, Bağdat'a kaç kere gittin diye sormuyorum. Sayın Bahçeli'ye, Üsküp'e, Priştine'ye, Saraybosna'ya kaç kere gittin diye sormuyorum. Hatta, Bişkek'e, Bakü'ye, Gümülcine'ye, Taşkent'e, gurbetçilerimizin yaşadığı Düsseldorf'a, Strasbourg'a kaç kere gittin diye de sormuyorum. Bunlardan vazgeçtim, Sayın Bahçeli, Allah aşkına siz, şu Hatay'a kaç kere geldiniz? Ben, Başbakan olarak, dünya başkentlerinde Türkiye'nin hakkını hukukunu savunurken, aynı zamanda 13 kere Hatay'a geldim. Peki siz muhalefet olarak kaç kez Hatay'a geldiniz? Üç buçuk yıllık iktidarınız döneminde Hatay'a kaç kez uğradınız?”

    “İSRAİL MEDYASINDA ÇIKIYOR, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN BAŞBAKANINI ELEŞTİRİYOR”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da seslenen Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Bir yıldır Genel Başkan... Şu ana kadar, İsrail'e selam çakmak dışında dış politika adına hiçbir girişimi, hiçbir adımı yok. İsrail medyasında çıkıyor, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanını eleştiriyor. Gidiyor, İngiltere'de, 'Ben olsam Mavi Marmara'nın yola çıkmasına izin vermezdim' diyor... 'Bizim iktidarımızda İsrail ile ilişkiler düzelecek' diyor... CHP'nin dış politika vizyonu işte bu kadar. CHP'nin dış politika ufku, Tel Aviv'den öteye geçmez, geçemez. Gazze'yi bilmezler, Kudüs'ü tanımazlar, Refah Sınır Kapısı deseniz, Cilvegözü Sınır Kapısının yanında zannederler.”

    “MİLLİYETÇİLİK, ÜLKÜCÜ CAMİAYI ALIP, CHP'NİN YEDEĞİNE SOKMAK, CHP'YE VAGON YAPMAK HİÇ DEĞİLDİR”

    Milliyetçiliğin kafatasçılık ve ırkçılık olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, gerçek milliyetçiliğin, Türk milletini sevmek olduğunu dile getirdi.

    Kendilerinin, milliyetçiliği bugüne kadar, bu vatana hizmet etmek olarak algıladıklarını belirten Erdoğan, “Bu MHP, bu CHP, Hataylı Cemil Meriç'in çok güzel ifade ettiği gibi, 'Her ışığı yangın sanıp, söndürmeye giderler.' Bunlar, yine Cemil Meriç üstadın dediği gibi, 'Karanlığa alışmışlar, yıldızlardan bile korkuyorlar.' Milliyetçilik, Ülkücü camiayı alıp, CHP'nin yedeğine sokmak, CHP'ye vagon yapmak hiç değildir” diye konuştu.

    Başbakan Erdoğan, milliyetçiliğin 81 ilde eser ve hizmet ortaya koymak; onunla da yetinmeyip, dünyanın her köşesindeki soydaşa, kardeşe, akrabaya, vatandaşa sahip çıkmak olduğunu söyledi.

    CHP, MHP VE BDP'Yİ KENDİSİNE VAGON YAPTI

    Erdoğan, diğer partilerin AK Parti karşısında ittifak yaptığını, hizmete değil istismara odaklandıklarını dile getirerek, “CHP lokomotif oldu, MHP ile BDP'yi de yanına aldı. Kendisine vagon yaptı. Bilinmeze doğru ilerliyorlar. Arada bir makas değiştiriyorlar, arada bir raydan çıkıyorlar. Ama üç kafadar meçhul istasyona doğru aheste aheste gidiyor. Bunlara ben tek yumurta ikizi demiştim, meğer bunlar tek yumurta üçüzüymüş” diye konuştu.

    Muhalefet partilerine bir çağrı yaptığını ve “Eğer AK Parti birinci parti olamazsa partimin genel başkanlığından çekilirim dedim. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, sizde çekilmeye var mısınız” dediğini anımsatan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun cevaben, “oylarımız azalırsa çekilmeye var mısın? Bizim oylarımız azalırsa çekiliriz. Çünkü dünyada bu iş böyledir” dediğini söyledi.

    Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sayın Kılıçdaroğlu, senin biraz daha siyaset okulunda okuman lazım. Akıl hocanın rahlei tedrisinden geçmen lazım. Hala iktidara talip değil, hala muhalefete talip muhalefete. Hedefi birinci parti olmak değil, hedef yüzde 40'lar, yüzde 50'ler değil. CHP'nin hedefi, 22 Temmuz'daki yüzde 20,9'luk oy oranı. Orayı diyor bir yakalayabilirsem bana yeter. Onu kendisi için başarı sayıyor. Yani Sayın Baykal'ın oy oranı üzerine bir tane koyabilirse onu kendisi için zafer sayacak. Çıta bu. Hesap uzmanıya, sınavı birincilikle kazanmış ya... Ama sadece yüzde 20.9'a kadar saymayı biliyor. Yüzde 40'a, 50'ye kadar sayamıyor. Siyaset iktidar için yapılır. Siyasete bunun için girilir. Siyasette lokomotif olmanın mücadelesi verilir, vagon olmanın değil. Ama bunlar vagon ve bunlar istismar mücadelesi yapıyorlar, iktidar mücadelesi değil.”

    “BDP'LİNİN ELİNE TÜRK BAYRAĞINI VEREMEZSİN”

    Cizre'de bir öğrenci yurduna molotofkokteylli saldırı yapıldığını hatırlatan Erdoğan, 3 öğrencinin yaralandığını anımsattı.

    Erdoğan, bu molotofkokteyllerinin BDP çadırlarında, il ve ilçe başkanlık binalarında saklandığını, BDP araçlarıyla taşındığını öne sürerek, “İstanbul'da Serap kızımızı belediye otobüsünde yakanlar dün de Cizre'de 13-14 yaşındaki yavrularımızı ateşe vermek istediler. İşte bu BDP, CHP'den güç alıyor. CHP'yi parmağında oynatıyor, CHP ile işbirliği yapıyor, ondan rant elde ediyor” dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu BDP, CHP'ye ve terör örgütüne sırtını dayamanın şımarıklığı içinde vicdanı, izanı, insanlığı artık tamamen rafa kaldırıyor. İşte Hakkari mitingi. Biz gittik dükkanları kapattılar, kapattırdılar. İşin aslı bu, kapattırdılar. Benden sonra Sayın Kılıçdaoğrul gitti. Fakat dükkanlar açık, enteresan. Hakkari'de CHP'nin aldığı oy 157. 157 tane oy almış ve o gün orada 2 bin 2 bin 500 kişi var. Biz meseleyi biliyoruz. Dedik ki bu BDP'li. BDP'lilere Kılıçdaroğlu hitap etti. Ellerine Halk Partisi'nin bayraklarını tutuşturdular ve onlara konuştu. Beyefendinin herhalde ağrına gitti bu. Hemen birgün sonra BDP'nin eşbaşkan yardımcısı açıklama yaptı: 'Hakkari'ye gelenler bizim mensuplarımızdır'. Fakat bunların içlerinde terör zanlısı olanlar da vardı, birçok eylemlere katılanlar da vardı. Böyle molotof eylemlerine vesaire katılan vardı. Bundan da öte şey, burada bir tane Türk Bayrağı yoktu. CHP'nin mitinginde bir tane Türk Bayrağı yok. Çünkü oradaki kitle CHP'li değildi. BDP'linin eline Türk Bayrağını tutuşturamazsın, veremezsin, onların bayrak sorunu var, onların bayrak noktasında sıkıntısı var. Onlar belediyenin bile kapısına Türk Bayrağını asalım mı asmayalım mı, daha bunun kararını veremediler.”

    Yola çıkarken “tek millet” dediklerini anlatan Erdoğan, Türkün, Kürdün, Çerkezin, Arapın, Lazın, Gürcünün, Romanın, Alevinin, Sünninin, Hristiyanın, Musevinin, farklı azınlıkların bunun içinde olduğunu söyledi.

    Erdoğan, ikinci olarak milletin bir bayrağı olduğunu ifade ederek, bayrağın renginin şehit kanını, hilalin bağımsızlığın, yıldızın şehidin simgesi anlamına geldiğini dile getirdi.

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” dediklerini söyleyen Erdoğan, buradan hareketle 780 bin kilometre karede tek vatan dediklerini kaydetti.

    “AMELİYAT YAPTIRMAYIZ”

    Erdoğan, “Ameliyat yaptırmayız. İstedikleri hesabı yapsınlar. Bu vatan toprakları üzerinde asla ameliyat yaptırmayız” diye konuştu.

    Dördüncü olarak “tek devlet” dediklerini anlatan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin tek devlet olduğunu söyledi.

    Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Hakkari'de konuşurken özerklikten bahsettiğini belirterek, yerel özerklik şartından söz ettiğini, bunun 1988'de çıktığını ve 8 maddeye muhalefet şerhi konulduğunu anlattı. Kendi dönemlerinde bu şartları da ortadan kaldıran bir adım attıklarını belirten Erdoğan, CHP'nin buna muhalefet ettiğini bildirdi.

    Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun Ardahan'daki konuşmasında ise Hakkari'deki konuşmasında “eyaletten” bahsetmediğini söylediğini kaydetti.

    Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon programında, kendisi için “YÖK'ün Anayasa gereği olduğunu biliyor” iddiasında bulunduğunu belirten Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu, benim unuttuklarımı sen daha yeni konuşuyorsun. Dur bakalım. Sen daha siyasetin acemisisin, daha çırak bile olmadın, dur bakalım” dedi.

    Kılıçdaroğlu'nun, “ben Başbakanı zaten mecliste pek görmüyorum” dediğini de aktaran Erdoğan, “Başbakanlar meclise gelmesi gerektiği zaman gelir. Bunu da öğren. Senin görevin başka, bizim görevimiz başka. Biz gelmemiz gerektiği zaman geliriz. Ama bizim geldiğimizde de seni biz orada görmeyiz. Niçin Anayasa değişikliğinde orada yoktun diye sormak lazım. Senin eğer YÖK'ü kaldırma gibi bir derdin olsaydı veya YÖK'te yeni bir düzenleme diye derdin olsaydı bunu da bizimle konuşabilirdin. Aman bunların böyle bir derdi yok. Dürüst değil” ifadesini kullandı.

    “27 MAYIS'TA GÖBEK ATAN CHP VAR”

    Erdoğan, dün 1960 askeri müdahalesinin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Dün, memleketi Aydın'da merhum Adnan Menderes'i ve yol arkadaşlarını bir kez daha rahmetle andık. Ancak dün çok enteresan bir şey daha oldu. CHP'nin bir milletvekili var. Şu anda da İstanbul'da yine milletvekili adayı. Bu bayanı tüm Türkiye tanır. Özellikle de benim başörtülü kız kardeşlerim, kız öğrencilerimiz iyi tanır. Bu hanım, üniversitede rektör yardımcısı iken ikna odası gibi insanlık dışı bir uygulamayı başlatan, başörtülü kızlara ikna odalarında faşist baskı uygulayan bir hanım. O da bir profesör. Dün bir televizyon programına çıktı, kullandığı ifadeler aynen şöyle, '27 mayıs darbesi toplumun birçok kesimi de ferahlık ve mutluluk duygusudur. Bunu bugün kabul etmeyen varsa, muhakkak Demokrat Partiyle bir ilişkisi vardır. İnsanlar 27 Mayıs'ta neredeyse göbek atacaktı' diyor. Ey Bay Kemal, bu mu yeni CHP. Doğru siz idamların yapıldığı zamanı bayram ilan ettiniz. Bunun neresi yeni? Bu yeni değil, bu 1940 model CHP, bu 1969 model CHP, dün ezanı Türkçe okutan bir CHP vardı, bugün de aynı şekilde Allah'ın ayetine sinir bozucu diyen bir CHP var. Dün 1960 darbesine alkış tutan, Adnan Menderes'in idamına çanak tutan bir CHP vardı, bugün de aynı şekilde 27 Mayıs'ta göbek atan bir CHP var. Dün, camilere, ilmihal kitaplarına, hatta duvarlardaki dini levhalara tahammül edemeyen bir CHP vardı, bugün de ne yazık ki Allah'ın ismini saygısızca kullanan bir CHP var. Kılıçdaroğlu'nun kendisi ne diyor: Statükonun Allahı Ankara'da... Şimdi ben şunu da sormak istiyorum, CHP'nin akıl hocası, CHP'nin ikinci milli şefi, o eski siyasetçi, acaba gazeteleri arayıp profesörün bu sözleri için ne söylüyor. Hiçbir şey söyleyemez. Çünkü o eski siyasetçide başı bağlı kızlar gitsin Suudi Arabistan'da okusun diyerek bu profesörle aynı kafaya sahip olduğunu zaten ortaya koymuştur. Yeni CHP bu.”

    BAY KEMAL ELMA ŞEKERİ DAĞITIYOR

    “Bay Kemal gittiği her yerde elma şekeri dağıtıyor. Ama arkadaki kadro aynı kadro, kafa aynı kafa. Türkiye'de nasıl bir oyun oynanıyor, bunu bu sefer görmenizi istiyorum” diyen Erdoğan, Hataylılardan futbol takımı tutar gibi parti tutmamalarını istedi.

    Erdoğan, “Bu çok önemli. Bugüne kadar CHP'ye oy vermiş olabilirler, MHP'ye oy vermiş olabilirler. Şuraya, buraya oy vermiş olabilirler. Diyorum ki başımızı iki elimizin arasına alalım, iyi düşünelim. Bu 8 yılda bu ülkede neler yapıldı? Bakınız şu anda çeteler eliyle siyasete rol çizmek isteyenler var. Diyorum ki şimdi uyanalım, Türkiye'de nasıl bir tuzağın kurulmak istendiğini görelim. Bunu görmenizi istiyorum” diye konuştu.

    Seçimlerin ardından Hatay'a “büyükşehir” statüsü verileceğini belirten Erdoğan, “Seçimden sonra bunu yasalaştırıyoruz, 11 il büyükşehir olacak. Bu ne demek? CHP'liler şimdi bunu farklı şekilde işliyorlar, farklı bir şekilde anlatıyorlar. Dürüst olun, dürüst. Çünkü bunlar belediyecilik nedir bilmez, şehirler nasıl güzelleştirilir bilmez” dedi.

    Büyükşehir belediyesi olunca kentin kanalizasyon alt yapısı ve arıtmanın çok daha iyi planlanacağını ifade eden Erdoğan, Hatay'ın 2014 yerel seçimlerine büyükşehir belediyesi olarak gireceğini kaydetti.

    İktidarları döneminde Hatay'a çok hizmetler kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, şehirde devam eden projeleri sıraladı. Hatay'ın kendilerini her zaman desteklediğini ifade eden Erdoğan, kendilerinin de her zaman bu şehrin yanında olduğunu söyledi.

    “SAYIN BAHÇELİ UZAYDA MIYDIN?”

    Hükümetinin eğitim, ulaştırma, sağlık ve sosyal yardım alanlarında gerçekleştirdiği çalışmaları anımsatan Erdoğan, “Bizden öncekiler, iktidarları döneminde niçin bunları yapamadı? Sayın Bahçeli neredeydin sen, uzayda mıydın? Niye görmedin bunları?” diye konuştu.

    Sağlık alanında önceki iktidarlar döneminde yaşanan sıkıntıları anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bay Kemal 8 yıl SSK Genel Müdürlüğü yaptı 90'lı yıllarda. O dönemde anamızı ağlattılar, anamızı. SSK hastanesinde kuyruğa girerdik, doktor efendi bizi nereye çağırırdı? Muayenehanesine. Ondan sonra da para. Parayı vereceksin, muayene olacaksın. Reçete yazılırdı, ilaçların iki tanesi var bir tanesi yok. Niye yok. E yok. Benden maaştan para kesiyorsunuz SSK için. Peki bu adalet mi Bay Kemal? Senin adaletin bu işte. Faturayı nereye kesiyor? 'Ne yapayım, siyasetçiler' diyor. Sen ne işe yarıyordun orada? Koskoca SSK'nın Genel Müdürüsün, ne iş yaptın orada? Kelin ilacı olsa başına sürer. Bu, bu. Benim şimdi Hataylı kardeşlerim 12 Haziranda Bay Kemal'e gerekli dersi vermesi lazım. Bu gerçeği görerek vermesi lazım. 'Sen SSK'yı yönetemedin, Türkiye'yi nasıl yöneteceksin?' demesi lazım. Bu kadar basit. Ondan önce başarılı bir yönetim varken, o geldi ne yazık ki battı iş.”

    “BUNLARIN ZAMANINDA ÖLÜLERİMİZ REHİNE KALMADI MI?”

    Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan katıldığı bir televizyon programında Hükümetin Ankara'ya yönelik projelerine ilişkin değerlendirmesinin istendiğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Verdiği cevap ne biliyor musunuz? Çok enteresan. 'Ben daha iyisini yapacağım' demiyor. Diyor ki 'bunlar ihale yolsuzlukları için atılan adımlar'. Bay Kemal sende zerre kadar onur varsa şu 8,5 yıl içerisinde yaptıklarımızın hepsi ortada. Sen de Meclis'tesin, istediğini yaparsın, araştırırsın, soruşturursun, varsa gereğini yaparsın. Niye yapmadın? Bu kadar yatırımlar var niye yapmadın? Hatay'da bu kadar okullar yaptık, Türkiye'de 163 bin derslik yaptık niçin bunları araştırmıyorsun? 13 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptık, niçin bunları araştırmıyorsun? SSK'yı bu kadar iyi biliyordun madem, hastanelerle ilgili bu kadar adımlar attık, niçin takip etmiyorsun? Sen ne biçim milletvekilisin be? Sen ne biçim grup başkanvekilisin be? Ne işe yararsın? Kalkıp da milletimi aldatmanın, kandırmanın ne anlamı var?”

    Hataylılar'dan Kılıçdaroğlu'nu dürüstlüğe davet etmelerini isteyen Erdoğan, “Bunların zamanında, Bahçeli'nin zamanında da, Kılıçdaroğlu'nun zamanında da ölülerimiz hastanede rehine kalmadı mı, rehine? Neler çektik. Ölülerimizi rehine aldılar ama şimdi devran değişti. Hastayı kapıdan çeviremezsin, ilke bu” diye konuştu.

    “OY VERMESELER BİLE HİZMETİMİZİ YAPACAĞIZ”

    Başbakan Erdoğan, iktidarları döneminde Hatay'da adalet, barınma, ulaşım, sağlık ve tarım gibi alanlarda yapılan ve planlanan yatırımlara ilişkin bilgiler verdi.

    Bu yatırımların CHP'lilere anlatılmasını isteyen Erdoğan, “Bu hizmeti veren bir iktidara destek olunmaz mı, bunlara bunu anlatalım” dedi.

    Samandağ'a yapılacak yatırımları anlatan Erdoğan, miting alanından gelen bazı itirazlar üzerine şöyle konuştu:

    “Biz, bize gelen oya bakmayız. Vermesinler, hiç oy vermesinler önemli değil. 'At denize, balık bilmezse halik bilir'. Biz böyle bakacağız. Biz, 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Biz, 74 milyonun partisiyiz. Biz mezhep ayrımı, dinsel milliyetçilik, etnik milliyetçilik, bölgesel milliyetçilik yapmayacağız. Samandağ bugün rey vermiyorsa yarın onlar da hakikati görecekler. Vermeseler bile biz yine hizmetimizi yapacağız. Hiç önemli değil, yapacağız.”

    Erdoğan, ekonomide sağlanan gelişmeleri örneklerle anlattı, sağlanan başarıların vatandaşın cebine yansıdığını vurguladı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı