"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Muhafazakar kadın magazin ve moda dünyasında neden yok?

Uzun zamandır üzerinde düşündüğüm cevap aradığım bir husus var. Bizim mahallenin magazin ve moda dünyası yok. Moda ile ilgili bir iki dergi çıktı ama kapsayıcı olamadı. Bütünleşemedi camiayla.

Dünyayı takip ettiğinizde -Ortadoğu hariç- gündem ne olursa olsun muhakkak hayatın devamlılığını vurgulayan fotoğraf kareleri vardır. Magazin dünyasının cazibesi buradan kaynaklanıyor biraz da. Siyaset, ekonomik sıkıntılar yoruyor insanları, renkli bir şeyler görmek istiyor. Farklı dünyaları merak ediyor. Takdir eden de, acımasızca eleştiren de takip ediyor magazini.

Sanırım fıtratımızda var…

CAMİA EN ŞAŞALI DÖNEMİNİ YAŞIYOR AMA BİR EKSİK VAR.

Ülkemizin de başarılı bir magazini var ama eksik. Benim dünyam yok mesela magazin dünyasında. Haftanın şık kadınında ben yokum, benim gittiğim düğünler, toplantılar yok. Gittiğim kafeler yok.

Muhafazakâr camianın sosyal hayatının en şaşalı dönemini yaşadığımız zaman diliminde neden eksiğiz, neden yokuz?

Bu düşüncelerimi perçinleyen bir olay yaşadım geçenlerde. İstanbul’un Fatih semtinde, 22 yaşında dünya tatlısı bir genç kızla tanıştım, sohbet ettik.

Aslen Cezayirli. Ülkesinde yaşamak istemiyor. “Dünyayı gezeceğim ve hangi ülkeyi seversem orada yaşayacağım” dedi. “Neden ülkende yaşamak istemiyorsun?” diye sordum. ‘Hiç bir sosyal alanımız yok, kültürel etkinlikler yok, gençlere dair bir yaşam yok Cezayir’de” diye cevap verdi.

Doğduğu-büyüdüğü topraklarda yaşamak istemeyen bu genç kız mı suçlu? Ona yaşam alanı sunamayan ülkesinin yöneticileri mi?

Bu sorun aslında tüm Ortadoğu’nun sorunu. Görmezden gelirsek bizim de sorunumuz olacak. Gençlerimizin sadece din ile meşgul olmasını, okuluna gidip-gelmesini, kendine benzeyen arkadaşları olmasını istiyoruz. Renkli bir dünya var ama gözlerini kapatsınlar istiyoruz.

Türkiye, model olabilecek kapasitede bir ülke ama bu alandaki boşluğu doldurmak için hiçbir gayret yok.

MUHAFAZAKAR KADIN MARKAYI BİLİYOR AMA MODACIYI TANIMIYOR.

Bizim mahallenin zengin kadınlarına marka nedir diye sorsanız, size dünyaca kabul görmüş, (hepsi Avrupalı) isim yapmış markaların çanta, ayakkabı ve eşarp isimleri sayabilir ama modacı söyleyemez.

Daha ilerisi yok, çünkü Avrupa’daki modacılar tesettürlü değil.

İslam Dünyası zaten bu işlerle ilgilenmeyi mekruh görür, zaman israfı görür ama parasını gider eleştirdiği dünyaya verir. Eleştirdiği dünyayı açıktan küçümsese de gizliden hayran hayran izler.

Kısacası, neden İslam dünyasından dünyayı peşinden sürükleyecek bir isim çıkmıyor? Neden kendi markamızı yaratamıyoruz? Neden hayatın canlı ve renkli kısmını yok sayıyoruz? Bunu anlamak ve sorgulamak üzere bir yazı dizisi hazırladım. Renkli söyleşilere hazır olun.

---------------------------

ÜNLÜ MUHAFAZAKAR EŞLERİNİ GİYDİREN TERZİ ANLATIYOR.

İsmet Güven, muhafazakâr camianın tanınmış bir terzisidir. Türkiye’nin first lady’lerini, belediye başkan eşlerini, kısacası siyasetçi eşlerini giydiren bu başarılı adamla şık ve mütevazi atölyesinde söyleşi yaptık.

Sare Davutoğlu, Sevgi Kurtulmuş, Esra Albayrak Erdoğan ve Sümeyye Erdoğan ve Numan Kurtulmuş gibi ünlü isimleri ağırladığı atölyesinde bir tane ‘ünlü fotoğrafı’ göremezsiniz. Nedenini sorduğumda verdiği cevap “ Valla aklıma gelmedi Ayşe gerek de görmedim ama hatıra olması açısından bunu düşüneyim.”

İsmet Güven kimdir?

41 yaşındayım, Aslen Sivaslıyım. İlkokul bittikten sonra ailemle birlikte İstanbul’a göç ettik. Evliyim ve bir kız babasıyım.

KADIN ZOR DEĞİL, AMA ZITLAŞMAMAK LAZIM.

Terzi olmaya nasıl karar verdiniz?

Ben okumak istemedim. Ailem meslek sahibi olmamı istedi. Terzilik ve marangozluk arasında tercih yapmam gerekti. Marangozluk çok tozlu olduğundan istemedim, terziliği seçtim. Çırak olarak başladım.

Kendi işinizi ne zaman kurdunuz?

1987 yılında işe başladım. 1999 yılında da kendi atölyemi kurdum.

Neden kadın terziliği, kadınlarla çalışmak zor değil mi?

Özel bir nedeni yok. Elbette psikolojileri farklı ama işini güzel yaptıktan sonra sorun olacak bir şey yok.

Kadınların dilinden anlıyorsunuz yani?

Anlıyorum diyelim. Kadınlar zor değil aslında. Zıtlaşmamak lazım. Dediklerini yapmasan bile yapıyormuş gibi olmak lazım (gülüyor). Güven vermek çok önemli esasında.

KADINLAR KUAFÖRÜNÜ VE TERZİSİNİ ZOR DEĞİŞTİRİYOR.

Kadınlar kuaförlerini kolay değiştirmezler, terzileri de böyle midir?

Evet öyledir. Zamanla müşterinizin tarzını ve ne istediğini öğreniyorsunuz. Birlikte karar veriyorsunuz, dolayısıyla bir bağ oluşuyor.

Bir de kadınlarda erkeklere göre şöyle bir fark var. Bir iki müşterimle başka bir terzi de rastlaştık mesela. Mahcup oluyorlar, yüzüme bakamıyorlar filan. Hâlbuki bu çok doğal bir durum. Özellikle referansla gelen yeni müşterilerim bazen fiyatlarımı fazla bulup başka terziye gider. Umduklarını bulamayıp geri gelirler. Hiç takılmam böyle şeylere. Neticede ben işimi yapıyorum.

EKONOMİK KRİZDE İŞİMİZ AZALMIYOR TAM AKSİNE ARTIYOR.

Peki, ekonomik krizler veya ülkenin gündemi etkiliyor mu işinizi?

Hiçbir şekilde etkilemiyor, aksine iş yoğunluğumuz artıyor. Genelleme yapmak çok doğru değil ama kadın aç kalmadığı sürece giyiminden vazgeçmez.

Bu kadar ünlü kadınları giydiriyorsunuz, bir anlamda mesleğinizin duayenisiniz. Neden Türkiye sizi tanımıyor?

Estağfurullah ama benim duayen olmak gibi bir arzum yok. İşimi iyi yapmak, müşterilerimi memnun etmek, paramı helal kazanmak derdim. Tanınma mevzusu benden de kaynaklanıyor biraz. Reklam yapmıyorum ve bir yerlerde görünmekten sıkılıyorum. Biraz da müşterilerim tesettürlü kadınlar olduğundan kıyafetlerini bir erkek terziye diktirdiklerini söylemekten imtina ediyorlar.

Ünlü müşterinin sizin için önceliği var mı?

Hiçbir önceliği yoktur. Ünlü veya sıradan fark etmez genellikle bizde son dakika işleri çok olur. Bunu da ancak hatır için yaparım. Hiç tanımadığım bir müşteri bile olsa ihtiyacının aciliyetine inanırsam işinin görülmesi açısından gece bile çalışırım ama diğer müşterimi mağdur etmem. Prensiplerim vardır ve bunlar her müşterim için eşittir. Benim için ücretini veren her müşteri aynı hizmeti alma hakkına sahiptir asla hakkımın fazlasını kabul etmem.

SARE HANIM 15 YIL ÖNCE NE İDİYSE BUGÜN DE ÖYLE

Bir müşterinizin ünlü olmadan önceki talepleriyle ünlü olduktan sonraki talepleri arasında fark var mı? Sare Davutoğlu mesela.

Tabii. Daha stresli oluyorlar. Göz önünde olduklarından daha seçici oluyorlar. Sare Hanım 15 yıl önce ne ise bugün de o çizgidedir. Zerre kadar değişiklik yoktur.

Peki, ne tarz kıyafetler tercih eder?

Klasikçidir, detaycıdır. Öyle model çeşitliğine öncelik vermez. Kumaşın kalitesi ve rengi önemlidir onun için.

SEVGİ KURTULMUŞ SON DAKİKACIDIR.

Sevgi Kurtulmuş?

Sevgi Hanım son dakikacıdır. Bir kıyafet bulur kendine, kombin eder ve gider. Detaylara çok takılmaz. İkisi de sevdiğim müşterilerdir, Allah yollarını açık etsin.

MUHAFAZAKAR KADIN ARTIK DAHA DAR KIYAFETLER İSTİYOR.

Müşterilerinin kıyafet konusundaki talepleri eskiye göre değişti mi?

Çok değişiklik yok aslında. Şöyle diyebilirim, eskiden daha bol kıyafet diktiriyorlardı şimdi biraz daha dar istiyorlar. Özünde kapanma var yine ama İslami açıdan olan çekinceler eskiye nazaran az. Kadının sosyal hayatın içinde daha aktif olmasının etken olduğunu düşünüyorum. Daha rahat ve pratik kıyafetleri tercih ediyorlar.

Kadınların kıyafet konusunda ortak istekleri var mı?

İstisnasız, ince görünme isteği.

Fatih semtindeyiz ve burada dünya kadar tesettür mağazası var. Kadınlar neden bu mağazalara gidip giyinmiyorlar da size diktiriyorlar?

En önemli etken şu, tesettür mağazalarında bir modelden yüzlerce var. Pişti olma ihtimalleri yüksek. Zaten giyindiği camia belli. Biz de böyle risk yok. Hazır giyimde tam olarak üste oturmuyor olabiliyor kıyafetler.

Daha mı özel hissediyorlar kendilerini?

MÜŞTERİ GELİP SARE HANIM’IN ELBİSENİNİ AYNISINI İSTESE?

Peki, bir müşteri gelse dese ki “Ben Sare Davutoğlu’nun kıyafetinin aynısını istiyorum.” Diker misin?

Modeli yaparım ama model ve renk aynı kıyafeti kesinlikle dikmem.

Müşterilere karşı yaklaşımınız nasıldır?

Müşteri velinimettir. Memnun ve mutlu olmaları benim için çok önemli. Bazı müşterilerim gelir kıyafetini giymeden alıp gitmek ister. Ben ısrar ederim, sorun olabilir giyin diye. Ama beni çok zorlayan ve boğan müşteri olduğunda kim olursa olsun dikmem.

Müşterilerinizin geneli tesettür kıyafeti mi talep ediyor?

Yüzde doksanı tesettürlü.

NUMAN BEY’İN KIYAFETLERİNİN TADİLATINI YAPIYORUM.

Erkek giyim konusunda da iyi olduğunuzu ve hatır için diktiğinizi biliyorum. Atölyenizi erkek müşterilere açmayı düşünüyor musunuz?

Hatır için dediğin Numan Bey’dir ama genel olarak kıyafetlerinin tadilatlarını yaparım. Kendisi sevdiğim bir insandır. Bu alanda kendimi çok iyi görmüyorum. Bilmiyorum, belki sürekli yapmadığım içindir.

ÇOK PARA HARCANIYOR AMA MAALESEF GÖRÜNMÜYOR.

Tesettür dünyasının modası olmalı mı?

Belirli çizgiler içinde kesinlikle olmalı. Bu alanda şıklık var, ciddi paralar harcanıyor ve görünmüyor. Kadınlar normal abiye modellerini tesettüre uygulamaya çalışıyor. Maalesef bu alanda tasarımdan sunumuna kadar olan süreci takip edebilecek yetişen insan yok.

TESETTÜRDE SIRADIŞILIĞA HEHÜZ HAZIR DEĞİLİZ.

Neden tesettür camiasında dünyaya açılabilen bir isim yok? Sıradanlık var, birbirine benzeyen kadınlar var. Talep mi yok? Talebi karşılayacak insan mı?

Şöyle söyleyeyim; ben sıra dışı olarak tabir edebileceğimiz tarzda kıyafetler tasarladım ama talep olmadı. Talep olmayınca yapmadım. Bu diğer arkadaşlar için de aynıdır, talep olmayınca kimse risk almıyor. Tesettür alanında çok sıra dışılığa hazır değiliz diye düşünüyorum.

HAYRUNNİSA GÜL VE ESRA ALBAYRAK ERDOĞAN’IN KIYAFETLERİNİ BEĞENİYORUM.

Siyaset dünyasında kıyafetlerini beğendiğiniz kadın var mı?

Hayrunnisa Gül.

Gençler tesettür kıyafet konusunda bizim jenerasyona göre çok farklı. Tesettürü sadece başlarındaki eşarp olarak algılıyorlar. Ortaya garip bir kıyafet tarzı çıkmış durumda. Bir rol model mi yok?

Yok tabii. Benim eşim ve kızım da tesettürlü ama kızımın giyim tarzı annesinden farklı. Genç jenerasyon bana göre tam olarak tesettüre uygun giyinmiyor.

Genç jenerasyondan beğendiğiniz bir isim var mı?

Ben Esra Albayrak Erdoğan’ı çok beğeniyorum. Kendisi sade ve şık giyinmeyi tercih ediyor. Bunun yanı sıra çok hanımefendi, asil ve mütevazı bir genç kadındır.

CUMHURBAŞKANI HEM ŞIK GİYİNİYOR, HEM DE İYİ TAŞIYOR.

Peki, en şık erkek siyasetçi kim sizce?

Cumhurbaşkanımız. Hem şık giyiyor, hem güzel taşıyor. Kendisine bir gün kıyafet dikmek isterim.

Şık olmak parayla mı olur?

Kesinlikle hayır. Şıklık parayla olmaz. Ayrıca sadece kıyafet değildir insanı şık yapan.

X