"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Müfettiş müfettişin kurdudur

“ENERJİ Bakanlığı’nda ciddi bir rahatsızlık yaşandığını biliyor musunuz” diyor bir KİT Komisyonu üyesi... <BR><BR>Cumhuriyet’teki Aykut Küçükkaya’nın “Enerji Bakanlığı’nda skandal atama” haberine dikkat çekiyor.

“Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürü İlhami Özşahin’i tanır mısınız?” diyor.TBMM KİT Komisyonu’nda 18 Kasım’da zabıtlarda yer alan bir ‘diyalog’u hatırlatıyor. TEİAŞ’ın tartışılması sırasında Komisyon Başkanı, AKP İstanbul Milletvekili Ünal Kacır’ı bir konuda yanıtlarken Enerji Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Cevdet Malkoç ilginç bilgiler veriyor.

En önemlisi şu... Eski Enerji Bakanı Hilmi Güler’in bakanlıktan ayrılmadan önce görevden aldığı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürü olan İlhami Özşahin’in, bu kez yeni Bakan Taner Yıldız’ın ‘danışmanlığı’na veya ‘müsteşar yardımcılığı’na getirilmesi... Ancak Özşahin hakkında yolsuzluk soruşturması gündeme getiriliyor. Bu konuda tartışmalarda, AKP’li Kacır’ın sorusu üzerine Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Cevdet Malkoç şöyle diyor:

‘HAT BAĞLANTILI İLHAMİ’

Servetinin 5 trilyona vardığını bilmeyen kalmadı ‘hat bağlantılı’ İlhami’nin (İlhami Özşahin kastediliyor). Neyi vardı Genel Müdür olduğunda? O dosyalar bir incelense neler görülecek neler? Gerçi incelendi de ne oldu, baskı, korku ve tehdit ile birçok dosya kapatıldı, hepsi temiz, teftiş raporu var, yolsuzluk var.” Malkoç devam ediyor:

(Ünal Kacır’a) Sayın Başkanım, böyle bir ihbar mektubunu ben gündeme almam ama Sayın Bakanımız (Güler) uygun gördüğüne göre bu bizim için bir talimattır. Burada iki şey iç içe girmiş, yani TEİAŞ Genel Müdürü’nün malvarlığı TEİAŞ Genel Müdürü’nün yolsuzlukları ve TEİAŞ Teftiş Kurulu Başkanı’nın bu yolsuzlukları kapattığı iddiası... İlhami Bey’li (İlhami Özşahin) ilgili tasarruf Sayın Bakan’ın takdirlerindedir. Ona benim söyleyeceğim bir şey yoktur.”

18 Kasım’dan beri süren ‘atama’ ile ilgili inceleme sonunda Özşahin ‘bakanlık başdanışmanlığı’na getiriliyor.

Biz Hilmi Güler 1 Mayıs’ta görevden ayrıldıktan sonra yeni Bakan Taner Yıldız’ın 18-22 Mayıs tarihlerinde Başmüfettiş M. Sefa Soydan ve müfettiş Murat Erşan’ın görevden çektirilmesi ve yerlerine başmüfettiş Bülent Korkmaz koordinatörlüğünde müfettişler Tuncay Yaman ve Hüseyin Arslan’ın getirilmesi... Teftiş Kurulu Başkanı Cevdet Malkoç’un, TEİAŞ’a yazı yazarak görevden alınan müfettişlere herhangi bir belge ve bilgi verilmemesini nasıl rica ettiği... Müfettişlerin birbirlerini nasıl ispiyonladıkları... Sonunda Özşahin’in ‘ödüllendirilerek’ ‘başdanışman’ yapılması (kim ve kimlerin baskı ve ricası)... Bakanlık koridorlarında ne gibi ‘öykü’ler anlatıldığını şimdilik bir kenara bırakıyoruz.

BAKANLIK KORİDORLARINDA

Bir bakanın yerin dibine soktuğu bir genel müdürün yeni gelen bakan tarafından baş üstüne oturtulmasının arkasında Menzil cemaatinin ağırlığı mı var? Yoksa Başbakan’ın başka bir bildiği mi var? Komisyon üyesinden son bir anımsatma:

“Kaderin cilvesine bakın ki... Kayseri’deki ‘Beyaz Enerji Operasyonu’nu yürütürken, o sırada Kayseri ve Civarı Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü olan Taner Yıldız, enerji fiyatlarının ayarlanması ile ilgili bir konuda dinlemeye takılmıştı... Davada yer almadı ve milletvekili seçildi. Ama bu soruşturmayı yürüten Jandarma Albayı Cemil Temizöz, ‘ölüm kuyuları’ soruşturmasından Diyarbakır’da tutuklu bulunuyor.”

Enerji Bakanlığı’nda bazı çalışanların birbirlerine “Ye bu kirazdan, kalmaz birazdan...” diye takıldıkları KİT Komisyonu’nda konuşuluyordu.

 

GÜNÜN SÖZÜ

 

“İktidar bozuk domuz gribi aşısı sattı. Bilgi ve belgeler bendedir; domuz aşıları derhal imha edilmeli, savcılar harekete geçmelidir.”

(Eski Sağlık Bakanı Prof. Osman Durmuş)

 

Biliyor musunuz

 

* MENEMEN’de Kubilay’ın şehit edilmesinin 79. yıldönümünde bugün CHP PM üyesi Berhan Şimşek’in ‘Cumhuriyet’e can verenler’ konulu bir konuşma yapacağını...

* TÜKETİCİ T.D.’ın “İlaç sektörünün dünya çapında dev ismi GlaxoSmithKline’a ait bir ilacın kullanımı hakkında bilgi için Türkiye Genel Müdürlüğünü aradım. 9 kere telefon ettim; bir o kadar kişiyle görüştüm. Ne yazık ki, bir muhatap bulamadım. Bir ilaç devi duyarsız olamaz dediğini... * CEM Vakfı Beşiktaş Şubesi’nin Muharrem ayında oruç açma yemeği yarın 16.40’da olduğunu...

 

Washington’da Deniz Feneri’ne kar engeli

 

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek dün Adalet Bakanı’na soruyordu: “Frankfurt Savcılığı’nın Zekeriya Karaman’ı ve Zahid Akman’ı sorgulamasına hangi gerekçelerle izin verilmemiştir? Ve bu gerekçeler Frankfurt Savcılığı’na neden bildirilmemiştir? Frankfurt Savcılığı’nın ilk yolladığı adli yardım talebine de bugüne kadar neden bir yanıt verilmemiştir? Bu talebin reddedilmesi kamuoyunda hükümetinizin Deniz Feneri Derneği’ni ve Zahid Akman’ı koruduğuna yönelik kanaatini güçlendirmeyecek midir?”Bizim Yurtdışı Yayınlar Müdürü Bülent Mumay, ABD’deki dil kursundan dönmüş olmalıydı diye düşündük. Almanya tarafını sormak için Mumay’ı dün öğleden sonra aradığımızda Mumay “Ne diyorsun abi, üç gündür Washington’dayım, hâlâ uçağa binemedim. ABD’nin doğu bölgesi 70 yılın en etkili kar fırtınasına yakalandı” dedi.

AMERİKA’DA KARDA FELAKET YAŞANMIYOR

Bülent Mumay’a anlat dedik:

“Kar fırtınasının geleceği dakika, neredeyse bir hafta önceden belli olmuştu. Kar yağmadan bir gün önce Washington’un neredeyse bütün sokakları tuzlanmıştı. Sokak başlarında da kar temizleme araçları beklemeye başlamıştı. Kar yağmaya başlar başlamaz, metro seferleri ve uçak seferleri durdu. Ama etkili yağışa rağmen sokaklarda perişan olan kimseye tanık olmadık.

Çünkü herkes durumdan haberdar TV başında son gelişmeleri takip ediyordu. Medyada da bir felaket havası yoktu, televizyon kameralarına şikâyet yağdıran da. Büyük bir soğukkanlılıkla kapanan yollar ve alternatif güzergâhlar anlatılıyordu ABD basınında. Alınan önlemler sayesinde hayat hızla normale döndü. Kar fırtınası yüzünden 3 gün Türkiye’ye dönemedik ama yine de devlet mekanizmasının nasıl insana hizmet aracı olduğuna tanık olduk. Darısı bizim başımıza.”

 

X