Ege Haberleri

    Mucize

    Hürriyet Haber
    05.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Fil ayak hastası Rukiye Satılmış'a bir Alman'la evli Güler Götze sahip çıktı, 10 ay süren tedaviyle talihsiz kadın yeniden doğmuş gibi oldu

    RUKİYE Satılmış'ı İzmirliler 1998 yılında valilikteki halk gününde tanıdı. Fil hastalığı nedeniyle ayakları inanılmaz derecede şişen Rukiye'ye dönemin Valisi Erol Çakır maddi yardımda bulundu, ancak tedavi sağlanamadı.

    Eşi terketti

    28 YAŞINDA tanıştığı hastalığı yüzünden eşinin terkettiği, yürüyemez, çocuğuna bakamaz hale gelen Rukiye, ölümü bile düşünürken bir Alman'la evli olan Güler Götze sayesinde yaşamı baştan başa değişti.

    Haber etkiledi

    HÜRRİYET EGE'de okuduğu haberden çok etkilenen Güler Götze, hemen kolları sıvadı, Almanya'da girişimlerde bulunup kampanya başlattı ve Rukiye'nin tedavisinin özel bir klinikte yapılmasını sağladı.

    10 ayda tedavi

    İKİ ameliyat ve 10 ay süren tedavi sonrasında bacaklarındaki fazlalıklardan büyük ölçüde kurtulan Rukiye, tatil için gelen Güler Götze ile İzmir'de buluştu, ‘‘Benim iyilik meleğim’’ diyerek boynuna sarıldı.

    Dernek bile kuruldu

    ALMANYA'nın Münih kentinde yaşayan ve bazı firmalara danışmanlık hizmeti veren Güler Götze, 1998 yılında Türkiye'de tatillerini geçirirken Rukiye'nin dramına tanık olduklarını söyledi. Hürriyet EGE'deki haberi önce eşi Michael'in gördüğünü ve sonra kendisine gösterdiğini belirten Götze, ‘‘Rukiye için çok üzüldük. Onun halini görünce elimiz kolumuz bağlı oturamadık. Adresini bulup tanıştık. Almanya'ya döndüğümüzde de neler yapılabileceğini araştırdık ve kampanya başlatabilmek için Fil Ayak Hastalığıyla Savaş Derneği'ni (Verein Zur Internatinaialen Bekampfünd Iymphologischen Erkrankungen) kurduk’’ dedi.

    DERNEĞİN Başkanı Güler Hanım, eşi ile 24 yaşındaki kızı Güliz ve Almanya'da yaşayan dostlarının da yönetim kurulu üyeleri olduğunu belirtti. Derneğin kuruluşundan sonra Rukiye'nin dramını, Alman televizyonlarına taşıdıklarını anlatan Götze şunları söyledi:

    ‘‘KISA süre içinde Rukiye için 160 bin marka yakın para toplandı. Sonra çabalarımız sonuç verdi. En çok yardım ise Almanlar'dan geldi. Ardından fil ayak hastalığını tedavi edebilecek iyi bir hastane aradık. Földi Klinik'in kaslar konusunda uzman olan olduğunu ve Rukiye'nin derdine derman olabileceğini öğrendik ve hemen bağlantı kurduk. Rukiye'yi hemen Almanya'ya getirip, kliniğe yatırdık. Şimdi 7 hastamız var. Ama Rukiye'nin durumu bizim için çok farklı. Artık onun sadece tedavisiyle değil, her türlü sorunuyla ilgileniyoruz ve destek olmaya devam edeceğiz. Onun kendi ayakları üstünde durmasını sağlayacağız.’’

    Fil ayak hastalığı nedir?

    TIPTA, ‘‘Filaryaz’’ olarak bilinen fil ayak hastalığı, deri altı dokusuna ve lenf sistemlerine yerleşen iplik solucanlarının yol açtığı bir hastalık. İnsan vücuduna daha çok sivrisinekler aracılığıyla yerleşen asalaklar, bacaklardaki ve üreme organlarındaki lenf damarlarına yerleşerek, dolaşımı engeller ve şişmelere neden olur. Az gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görülen filaryazın, Afrika ülkelerinde hala çok yaygın olduğu biliniyor. Hastalık, ilk aşamalarda ilaçla tedavisi edilebiliyor.

    Yeniden doğuş

    ÇOCUKLUĞU ve gençliğini yoksulluk içinde geçen 31 yaşındaki Rukiye hayatını karartan hastalığıyla, tek evladı Cüneyt'i doğurduktan sonra tanıştı. Doğumun ardından Rukiye'nin bacakları görenlerin bile inanamayacağı kadar şişti. Eşi evi terketti, en basit ihtiyaçlarını bile komşularının yardımıyla giderir hale geldi. Rukiye, ‘‘Türkiye'de, gittiğim tüm doktorlardan çaresizlik yanıtını almıştım. Ülkemde görmediğim yakınlığı, Földi Klinik'te gördüm. Prof. Dr. Med M. Földi ve eşi Dr. Med. E. Földi bana çok ilgi gösterdiler, aynı şekilde diğer personelde benimle çok ilgilendi ve sıcak davrandı. Oğluma baktılar. İlk gidişimde 10 ay kaldım, ve iki ameliyat geçirdim, ilaç tedavisi gördüm. Kısa süre önce tekrar Almanya'ya gittim ve 2 ay daha klinikte kaldım. Halen ilaç tedavisi görmeye devam ediyorum. Bu tedavi yaklaşık 5 yıl sürecek. Yılda bir ya da iki defa Münih'e gitmek zorundayım ve ilaçlarım da sadece Almanya'da bulunuyor. Güler Abla ve ailesi olmasaydı, aynı sıkıntıları yaşıyor olacaktım. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bana destek veren, yardımcı olan herkese minnettarım’’ dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı