"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Mücadeleye 192 bin liralık destek geldi

İzmir’de kadınları meme kanserine karşı bilinçlendirme ve eğitme amacıyla büyük ölçekli bir sağlık projesi yürütülüyor. Güzelyalı ve Çeşme Rotary kulüplerinin Uluslararası Rotary Vakfı’na yaptıkları başvurunun onaylanmasının ardından 191.775 dolar İzmir’e aktarıldı.

Yazı İşleri Müdürümüz Nedim Bubik, Türkiye Meme Vakfı’ndan Can Gürbüz’ün ilettiği bir öyküyü göndermişti. Göğsüne pembe kurdele takan yaşlı bir adama nedeni sorulduğunda, annesinin, karısının değil ama kızının meme kanserinden öldüğünü anlatıyor, erken teşhisin önemini vurgulamak için bu kurdeleyi taktığını söylüyordu.
Gerçekten meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Maalesef, her 10 kadından biri meme kanserine yakalanıyor ya da yakalanacak. Aslında 20 yaşına gelmiş her kadının kendi kendine meme muayenesini öğrenmesi, 40 yaşından sonra ise her yıl mamografi çektirmesi meme kanserinden ölüm riskini azaltıyor.


750 bin kadına eğitim

İzmir’de kadınları meme kanserine karşı bilinçlendirme ve eğitme amacıyla büyük ölçekli bir sağlık projesi yürütülüyor. İl Sağlık Müdürlüğü ve dünyanın en büyük sivil toplum kuruluşu Rotary işbirliğindeki “FARK ET, FARK ETTİR” projesi kapsamında İzmir’deki 20 yaş üstü yaklaşık 1.350.000 kadından 18 ila 22 binine doğrudan, 750 binine ise dolaylı olarak ulaşılacak. Geçen sene başlayan bu proje için, Güzelyalı ve Çeşme Rotary kulüplerinin Uluslararası Rotary Vakfı’na yaptıkları başvurunun onaylanmasının ardından 191.775 dolar İzmir’e aktarıldı.
Proje kapsamında aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına eğitim veriliyor, seçilen bölgelerde toplantılar yapılıyor, kadınlarımıza kendi kendine elle muayene ve klinik muayene yöntemleri hakkında bilgi aktarılıyor ve erken teşhisin önemi anlatılıyor.
Ünlülerden ücretsiz destek
Projenin bir de isimsiz kahramanları var. Mesela kendisi de meme kanseri olan ve erken teşhis sayesinde atlatan Oya Başar...
Bu projenin yüzü olması teklifini kendisine bizzat ben teklif etmiştim. Tabii ilk anda bu tip teklifler çok geldiği için biraz temkinli yaklaştı ama birkaç aylık görüşme sürecimizden sonra hiç para almadan gönüllü olarak destek oldu, kampanya için poz verdi, tanıtım filminde oynadı. Hatta oğlu Umut Kırca tanıtım filminin montajını ücretsiz yaptı. Türkiye’de bu yönde onca çalışma varken İzmir’e verdikleri bu destek gerçekten takdire değer...
Tanıtım filminin müziğini ise Anjelika Akbar yine hiçbir ücret talep etmeden verdi. Bu film tanıtım toplantılarının yanı sıra bazı sinemalarda da reklam aralarında gösteriliyor.


Oya Başar ilk anı anlattı

Oya Başar’la kampanya için çalışırken televizyoncu yanım kabardı ve “Olacak O Kadar” stüdyolarında kısa bir röportaj yaptık. Hastalığı hakkındaki sorularımı cevaplayan Oya Başar kanser olduğunu ilk duyduğu andaki trajik esprilerini, sonrasında kansere grip muamelesi yaptığını, çocuklarına nasıl söylediğini ve hayata tekrar tutunmasını içtenlikle anlattı.
Gerek tanıtım filmini gerekse Oya Başar’ın röportajını projenin sitesi www.farkindaolsaglikliyasa.com’da izleyebilirsiniz.
2010 senesi boyunca 13.567 kadınımıza yapılan “Meme Kanseri Bilinçlendirme” eğitimi 30 Haziran 2012 tarihine kadar sürecek. Projenin istatistiksel sonuçları Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nün işbirliğiyle yürütülecek.
Unutmayın, meme kanserinden kurtulmak için, elle meme muayenesini her ay yapın, bilmiyorsanız www.farkindaolsaglikliyasa.com sitesinden mutlaka öğrenin ya da bölgenizde yapılacak toplantılar hakkında bilgi alarak katılın.

Kitzbühel’i İzmirliler bastı

Malum, sömestre... Bu dönemde çocuklarla yapılacak en iyi alternatiflerden biri kayak tatili. Uludağ ilk akla gelen yer olsa da müthiş kalabalığı ve yüksek sezon fiyatları, tercihi zorlaştırıyor.
Bu sene birçok İzmirli’nin yaptığı gibi biz de Münih üzerinden Avusturya’ya geçtik. İzmir’den Münih’e direkt uçuş ve önceden aldığımız biletler tatilimizi Uludağ’dan bile uygun hale getirdi. Kitzbühel, dünya sosyetesinin tercih ettiği Avusturya’nın en güzel kayak şehirlerinden biri olmasına karşın, bu dönem yüksek sezon olmadığından her açıdan gayet uygun bir yer.
Biz oradayken Uzakdoğu’dan bir Prenses ve onlarca koruması da oradaydı. Hatta dağa çıkan Prenses Hanım teleferikleri sadece kendisi ve eşrafına tahsis ettirince Avrupalılar pek bir kızdı. Biz hiç kızmadık, ne de olsa alışkınız böyle görgüsüzlüklere...
Kitzbühel’de o kadar çok İzmirliyle karşılaştık ki bir ara kendimi Alsancak’ta yürüyorum sandım. Hatta meydandaki bir kafede karşılaştığım sempatik arkadaşım Zeynep Baysak’ın, “Ya burası Reyhan Pastanesi’ne döndü” tespiti son derece doğruydu. Uçakta da iki Diva Magazin dolusu İzmirli hep beraber döndük.
Tabii, kayak yapmak için mutlaka oralara gitmek gerekmiyor. İzmir’e bir başka yakın kayak merkezi Isparta Davraz. Ulaşımının kolaylığı ve harika doğasıyla iyi bir alternatif. Geçen sene oğlumla gittiğimiz Davraz’da yörenin tek oteli Sirene Davraz’da kalmış, az da olsa karın ve güzel dağ havasının tadını çıkarmıştık. Ama ben yine de hemen yanıbaşımızdaki Bozdağ’ın geliştirilmesini arzu ediyorum. Böylelikle biz deniz insanları dağ havası almak için başka yörelere gitmeye gerek duymayız.

X