« Hürriyet.com.tr

Mr.Gurme

Hürriyet Haber
X

Max brasserie

Şunu baştan söylemeliyim ki son aylarda bu kadar keyifli ve güzel bir yemek yememiştim.

MAX'de çok ama çok güzel bir gece geçirdik.

Güzel bir dekorasyonu var buranın.

Arka tarafta ise son derece ilginç bir şarap kavı yapmışlar. Bu restoranda son derece güzel bir House Wine var.

Bu uygulama Türkiye'de pek yaygın değil ama ne kadar da iyi bir şey olduğunu restoranın şarabını içince görüyorsunuz.

Üstelik şişeleri de bir harika. İçmeseniz bile şişeleri bir görün.

***

O gece yediklerimize gelince.

Ortaya bir kabak carpaccio getirttik.

Evet kabak dedim. Eğer fazla et yemekten hoşlanmıyorsanız bu sizin için ideal bir başlangıç olabilir.

Yanda sebze ile servis edilen kalamar halkaları da nefisti.

Keçi peynirine bayıldığım ve bunun şarapla mükemmel bir ikili oluşturduğunu düşündüğümden ben başlangıç olarak keçi peynirli salatayı tercih ettim.

Balık çorbası o gecenin spesiyalleri arasındaydı. Ben balık çorbasını bir restoranı değerlendirmede önemli bir gösterge olarak görürüm.

Gerçi yapılması kolay gibi gözüken bir çorbadır bu.

Ama önemli nüanslar vardır bu çorbada ve onları tutturamadığınızda felaketlerle karşılaşabilirsiniz.

Bu çorba da çok güzeldi. Eleştirilecek yanı yoktu.

Masadaki bir arkadaşımızı ise çok kıskandım. Aslında başta hiç kıskanacağımı tahmin etmemiştim çünkü pırasalı tart ısmarlamıştı ve ben bunun öyle kıskanılacak bir olay olmadığını düşünmüştüm ilk önce.

Yemek gelince inanılmaz bir hata yaptığımı anladım çünkü pırasalı tart fevkalede güzel bir tada sahipti.

*

Ana yemeklere başlıyalım.

Risotto pişirilen bir restoranda benim bunu tatmadan durabilmem mümkün değil.

Hele bu yabani mantarlı risotto'ysa bunu yemek için adam öldürmeyi bile göze alabilirim.

Ortaya bir tabak risotto tabii ki getirtik.

Tam Al Dente'ydi. Harikaydı.

Ben keyifli restoranlarda hafiften kendimi kaybediyorum. Gözüm doymamaya başlıyor bir aşamadan sonra.

Onlar problemimi çözdüler ve dört ayrı pasta'dan oluşan bir makarna tabağı yaptılar bana.

Dört peynirli gnocchi'yi, somonlu tagliatelle'yi, acı domates soslu penne'yi ve ricotta peynirli ravioli'yi herkese tavsiye ediyorum ve hatta bunları yemeğe mecbursunuz diyorum.

Eşim ‘ıspanak, çam fıstığı ve sarımsakla doldurulmuş tavuk göğsü’ yedi. Bu yemek yanında kırmızı biber püresiyle servis edildi.

Bir lokma tabağından çaldım bütün yalvarmama rağmen ikinci dilimi vermedi. Yemeğin güzelliği az daha boşanmamıza neden olacaktı.

Mönüde ayrıca ızgara bonfile ve rokfor soslu dana eti, şampanya soslu levrek ve öğle yemeklerinde güzel gidecek olan sandviçler de var. Brasserie ya burası tabii ki sandviç de olacak mönüde.

Tatlı faslında ise iki adet çikolata sufle istedik, dondurma da getirttik ortaya ve bunları paylaştık.

Sufle'nin kıvamı benim çok hoşuma gitti. Ayrıca çok da hafifti.

Fiyatlar ana yemeklerde ortalama iki milyon, salatalarda 1,5 milyon, başlangıçlarda 1,5 milyon civarında. En pahalı tatlı olan sufle ise 1,5 milyon lira.

Şarap listesi de uzmanca hazırlanmış.

Burayı gönülden tavsiye ediyorum.

MAX BRASSERİE

Adres: Bronz Sokak No.5 Maçka İstanbul

Tel: (212) 232 76 31 ve 232 50 34

*

İstanbul'un bence en kaliteli iki otelinden bir tanesi olan Swissotel'de o kadar fazla keyifle yemek yenilecek mekan var ki insan bütün bunlar nasıl örgütlenir diye merak etmeden duramıyor.

Otelin Yiyecek İçecek Müdürü Richard Applebaum herhalde İstanbul'un çalışmaktan en fazla yorulan insanı olmalı.

Ancak işini çok seven ve kaliteli iş yapmasını çok iyi bilen Bay Applebaum ve otelin Genel Müdürü Albert Hoffman durmadan yenilikler yapıyorlar.

Örneğin son olarak cumartesi günleri de brunch başlattılar.

İnanılmaz zengin bir brunch hazırlamışlar.

Deniz ürünleri, balık, et yemekleri, tavuk, son derece taze salatalar, mezeler, enfes bir ekmek standı ve inanılmaz çekici bir tatlı standı var bu brunch'da.

Otelin yönetimini bu yeniliği nedeniyle tebrik ediyorum.

Fiyat adam başı 6 milyon 900 bin lira. Çay ve kahve fiyata dahil.

*

İstanbul'un ikinci en keyifli oteli Four Seasons'ın Genel Müdürü Marcos Bekhit'e çok teşekkür ederim.

Bu köşede bir süre önce Four Seasons otelinin şarap mönüsüyle ilgili bir küçük eleştiride bulunmuştum.

Bu kadar yüksek fiyattan bu kadar kısıtlı şarapla yapılan mönünün Four Seasons gibi her yanından kalite akan bir otele yakışmadığını belirtmiştim.

Önceki gün bir de ne göreyim.

Postadan koskocaman bir şarap mönüsü çıktı.

Four Seasons mönüyü baştan aşağıya değiştirmişti. Sayın Bekhit eklediği bir mektupta yorumlarımı beklediğimi söylüyordu.

Şarap listesine geçmeden önce tek bir şeyi söylemek istiyorum.

Sayın Bekhit'in bu son derece kaliteli ve düşünceli davranışı beni gerçekten çok duygulandırdı.

İstanbul böylesine kaliteli bir beyefendiye dünyanın en önemli otellerinden bir tanesinin başında sahip olmakla çok şanslı.

Kendisine bu davranışı nedeniyle sonsuz teşekkürler.

Gelelim listeye.

Tek kelimeyle mükemmel. Şimdi artık insanlara çok daha geniş bir yelpazeden seçme yapabilme hakkı tanınmış.

Türk şarapları listede uzun bir yer kaplıyor.

Bunun dışında Kaliforniya, Fransız, İspanyol ve İtalyan şaraplarında hem makul fiyatlar var hem de güzel seçenekler sunulmuş.

Four Seansons'a yakışan bir liste bu, tebrikler.

MAX'in son derece

güzel bir dekorasyonu var. Arka tarafta ilginç bir şarap kavı yapmışlar. Restoranda güzel bir House

Wine'a da sahip.

Ayın meyvesi: Muz

Muz sevmeyen insan nadir görülür. Görülünce de genelde şaşırılır. Yediden yetmiş herkesin sevdiği muzu, Lezzet dergisi bu ayki sayısında ‘‘ayın meyvesi’’ seçmiş. Muz hakkında tarihi bilgilerin de olduğu yazıda muzla yapılan birbirinden lezzetli tatlıların tariflerine de yer verilmiş. Biz de sizin için iki örnek seçtik:

Muzlu Bonbon (4 kişilik)

Malzeme: 1 muz, 1/2 paket pötibör bisküvi, bir yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi, 1 yemek kaşığı kıyılmış fındık veya ceviz, iki yemek kaşığı dövülmüş antepfıstığı.

Hazırlanışı: Muzu rendeleyip bisküvilerle robottan geçirin. İçine portakal kabuğu rendesi, fındık veya cevizi ilave edip yoğurun. Elde ettiğiniz karışımdan ceviz büyüklüğünde toplar yapıp antepfıstığına bulayarak servis yapabilirsiniz.

Muz BENYESİ (4 kişilik)

Malzeme: 2 muz, iki yumurta, üç su bardağı un, bir çay kaşığı şeker, yarım çay kaşığı tuz, iki yemek kaşığı pudra şekeri, kızartmak için bir su bardağı sıvı yağ.

Hazırlanışı: Muzları dilim dilim doğrayın, un, süt, yumurta, tuz ve şekeri bir kapta çırpın, muzları bu karışıma batırıp, kızgın yağda kızartın. Üzerine pudra şekeri serpin.

Kaynak:

GezginGezgin
Rusya'da taksiye binerken bilinmesi gerekenler
GezginGezgin
Pablo Escobar’ın memleketinde çılgın bir Türk!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en zor geçidi: Jianmen
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Sosyal medyada en popüler 7 yurt dışı tatil noktası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Seyahatte farklı bir trend: Gönüllü Çalışma
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
En çok gidilmek istenen ülke belli oldu!