« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Motta’dan, fazla istedim.

Onlar bizim “Gönüllerimizin Sultanı”. Bu başlığı atması kolay.

Ateş BAKAN
SON GÜNCELLEME

Ama gönlümüz kırık.
Biz son sekize kalmalıydık!
Olmadı.
Bu takım bir üst tura çıksa;
Abartmıyorum; madalya şansı vardı.
Olmadı.
Neden?
Nasıl bir kura çekildi bilmiyorum.
Ama Dünyanın ilk üç takımı bizim guruptaydı. (ABD Brezilya ve Çin)
Diğerleri de Türkiye, Kore ve Sırbistan.
Diğer grupta olsaydık kesinlikle bir üst turdaydık.
Hep birlikte göreceğiz bizim gurubun dördüncüsü ile diğer gurubun birincisinin maçını.
Hatta tüm madalyalar bizim guruptan çıkarsa, “kimse şaşırmasın!”

                            ***
Burası hikâye gibi gelebilir…
Doğrudur.
Biz çuvaldızı kendimize batırmaya başlayalım…
Üç kırılma noktamız var…

Bir;
Kore’ye verdiğimiz ikinci set:
Kesinlikle alabileceğimiz bir seti verdik.
Sanırım bilincinde değildik.
Nitekim 3-2 kazandığımız maç sonunda oyuncularımızın “O setin öneminin”  farkında olmadığı anlaşıldı.
“Grup çok karışıklık, puanları bilemiyoruz” vs. dediler.
Oysaki o anda işimiz mucizeye kalmıştı…
ABD’nin turnuvadaki tüm takımlardan bir kademe farklı bir takım olduğu belliydi.
 Sanki Motta’da pek önem vermedi o sete…
Oysaki Federasyon başkanı, o giden setin ne anlama geldiğini biliyordu.
3-2 kazandığımız maçın sonunda, mutsuz bir ifade ile:
“İnşallah bu seti aramayız” dedi.
 Ama saha içine o önemi iletememişti…

İki:
Brezilya -Türkiye 3-2 kaybettiğimiz maç;
Son seti 15-12 kaybettik…
Alsak sıralama değişmişti.


Üç:
Brezilya-Çin maçı:
Çin 2-1 öndeydi;
Brezilya, 37 dakika süren seti, çok geriden gelerek 30-28 kazandı.
Maçı önce 2-2 ye getirdi sonra uzatma setini aldı.
Olmasa yine finaldeydik.

                    ***
Bunlardan“bize ne” diyebilirsiniz.
Haklısınız…
Ama gerçekten denk gelmedi.
Turnuva bittiğinde kürsünün ilk üç basamağında bizim grupta oynadığımız takımları görürseniz, belki hak verirsiniz.
Kader ağlarını böyle ördü…
Bizde kaderimize razı olduk…

                       ***
Çuvaldızı batıracağız dedik ama yine olmadı…
Şanstan, kırılma anlarından bahsettik…
Ama batırmalıyız…
Batıralım…
Biz fazla “süslüydük”
Biraz fazla, “kendimizle ilgiliydik”…
Takımımızla değil…
Egolarımız çok şişmişti…
Kırılma anlarını dönüştürebilmek “arzu” ister…
Takım olmak ister…
Boynumuz bükük, havamız yüksekti.
İnatçı” ruhumuz”, Edirne’de kalmıştı…
Olimpiyat oynamak yetmişti…
Teknik yönetimi eleştirmek benim boyumu aşar…
Ama şunu söyleyebilirim;
Ben TV karşısında, “Motta'dan fazla istedim”…

                 ***
Sultanlarımız bize bu heyecanı yaşattılar.
Sağ olsunlar…
Bir yıl içinde bir hafta izin yapamadan yarıştılar…
Hak ettikleri yere gelemediler…
Ancak mutlaka gelecekler…
Ben bu gün kaybedeni yazdım.
Nasıl olsa Perileri anlatacak zamanımız var daha…
Onların yolu uzun olsun…

 

 


Bunları da Beğenebilirsiniz