Gündem Haberleri

    MOSSAD zehirledi Clinton kurtardı

    Nur BATUR
    17.02.2006 - 01:07 | Son Güncelleme:

    Filistin halkının yeni Arafat’ı Halid Meşal. 50 yaşında. Şam’da sürgünde yaşıyor. İsrail’e girişi yasak. Meşal’ı 6 yıl önce dönemin İsrail Başbakanı Netanyahu öldürtmek istedi. MOSSAD ajanları Meşal’ı zehirledi. Ürdün istihbaratı ajanları yakaladı. Ürdün Kralı Hüseyin, Netanyahu’dan panzehir istedi. Önce kabul etmedi ancak ABD Başkanı Clinton devreye girince, Netanyahu panzehiri gönderdi ve Meşal kurtuldu.

    HAMAS’a gönül verenler ona "Ebu’l Velid" diyor. Aynen 40 yıl boyunca Filistin halkının liderliğini yürüten Yaser Arafat’a, kurduğu "El Fetih" örgütünde "Ebu Ammar" dedikleri gibi. Ama esas adı Halid Meşal. 50 yaşında, fizik profesörü ve HAMAS’ı Şam’dan yönetiyor. İsrail’e girişi yasak; çünkü silahları bırakmayı reddediyor. Bu yüzden de hálá ABD ve İsrail başta olmak üzere birçok ülkede "terörist" olarak görülüyor. Peki kim Halid Meşal? Nasıl HAMAS’ın liderlik koltuğuna oturdu? 6 yıl öncesine, Ürdün’e dönelim...

    MOSSAD DEVREDE

    25 Eylül 1997... Devlet Başkanı Yaser Arafat, Filistin’de İsrail’i yok etmek için doğan ve yeniden terör fırtınası estiren HAMAS’la bir türlü baş edemiyor. O günlerde HAMAS’ın tekerlekli sandalyedeki ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin demir parmaklıkların ardında. Örgütün bütün eylemlerinin ardındaki isim ise Ürdün’de sürgünde yaşayan Halid Meşal. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail’in ünlü istihbarat örgütü MOSSAD’a gizli bir talimat veriyor: "Halid Meşal’i öldürün."

    MOSSAD’dan 10 ajan, Kanada pasaportuyla Ürdün’e giriyorlar. MOSSAD ajanları, Meşal’in yanına kadar yaklaşıp öldürücü zehri kulağına şırınga ediyorlar. Ürdün istihbaratı, MOSSAD ajanlarını yakalıyor.

    PANZEHİR GÖNDERDİLER

    Ürdün Kralı Hüseyin, hemen Netanyahu’yu arıyor ve "Panzehiri gönderin" diyor. İsrail Başbakanı önce göndermek istemiyor; ama sonra fikrini değiştirip panzehiri yolluyor ve böylece Halid Meşal kurtuluyor.

    "Netanyahu neden mi fikrini değiştirip panzehiri gönderdi?"

    Çünkü suikast girişimi uluslararası bir skandala dönüşmeye başlayınca, o zamanki ABD Başkanı Bill Clinton devreye girdi ve Netanyahu’ya baskı yaptı da ondan. Yani İsrail’in başına dert olan Halid Meşal’i kurtaran Bill Clinton oldu.

    AJANA KARŞILIK ŞEYH

    Daha sonra yaşananlar çok daha ilginç. Ürdün Kralı, yakalanan iki MOSSAD ajanını İsrail’e iade etmek için hapisteki HAMAS’ın ruhani liderinin serbest bırakılmasını istedi. Böylece Şeyh Ahmed Yasin serbest bırakıldı. Ya sonra? MOSSAD, Şeyh Ahmed’e suikast düzenledi ve başarılı oldu. Şeyh Ahmed’in ölümünden sonra liderlik koltuğuna, suikast girişiminden kurtulup halkın gözünde kahraman olan Meşal oturdu. Ama iki yıl sonra Meşal, Ürdün Kralı’nın da başına dert olmaya başladı. Hakkında tutuklama kararı çıktı. Aynen yıllar önce, Arafat’ın sınır dışı edildiği gibi.

    SİLAH BIRAKMIYOR

    Arafat,
    Ürdün’den atıldıktan sonra Beyrut’a gitmişti. Meşal ise Şam’da, Beşar Esad’ın kanatlarının altında karargáh kurdu ve örgütü kilometrelerce uzaktan yönetmeye başladı.

    Yıllar önce Arafat’la görüşmek için Beyrut’a gitmiştim. Nerede kaldığını kimse bilmiyordu; çünkü sürekli yer değiştiriyordu. Meşal de MOSSAD’ın korkusuyla aynı yerde iki geceden fazla kalamıyor. Filistin’de 25 Ocak 2006’da yapılan seçimlerde, sandıktan HAMAS çıktı. Peki Arafat’ın yaptığı gibi HAMAS da silahı bırakacak mı? İsrail’i tanıyacak mı? Halid Meşal’in zafer günü yaptığı açıklamaya bakalım.

    "Bağımsız bir devlet için yeni bir ordu kuracağız. İşgal altında olduğumuz sürece direniş hakkımız da vardır" diyor Meşal.

    Yani HAMAS sandıktan çıktığında bile şimdilik "İsrail’le ateşkesi" kabul etmiyor.

    Aksine HAMAS lideri Meşal, "Silahları bırakmayacağız" diyerek kararını dünyaya ilan etti. Bu durumda HAMAS sandıktan çıktığı halde hükümet kurabilecek mi? ABD ve İsrail başta olmak üzere dünya, terörü bırakmayan bir direniş örgütünü nasıl tanıyacak?

    ELÇİLİK HABERSİZ

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, HAMAS liderlerini Moskova’ya davet edince kıyamet koptu. Meşal, Moskova’ya gitmeden sürpriz yapıp Ankara’ya geliverdi. Haber bomba gibi patladıktan 10 dakika sonra Filistin Büyükelçiliği’nden bir yetkiliyle konuştum. Hiçbir şeyden haberleri yoktu. Sonra Başbakan’a yakın biriyle konuştum, "AKP’nin davetlisi olarak geldi. Başbakan görüşmeyecek" dedi. Peki AKP ve tabii Başbakan Tayyip Erdoğan ne yapmak istiyor? Aynı yetkilinin sözlerini aktarıyorum:

    "Türkiye, Filistin’de demokrasiyi teşvik etti. Sandıktan da HAMAS çıktı. Şimdi barışa katkı yapmak istiyor."

    Yani, Erdoğan bizzat görüşmese de, Meşal’e "Terörü bırak ve fırsatı kaçırma" mesajını verdi. Bakalım ikna edebilecek mi?

    Ya ABD ve İsrail ne diyecek? Bakalım neler olacak?

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı