Mortgage’de hayat sigortası zorunlu değil ama önemli bir güvence

Referans
03.07.2007 - 10:29 | Son Güncelleme:

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, Mortgage Yasası’nda hayat sigortasının zorunlu olmadığını belirterek, hayat sigortasının özellikle krediyi alan tüketici açısından karşılaşacağı riskler gözönüne alındığında önemli bir güvence olduğuna dikkat çekti.

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, hayat sigortasının özellikle krediyi alan tüketici açısından önemli bir güvenci olduğunu belirterek, “Bence kişinin huzur hakkıdır” dedi.

Mete Uğurlu, Mortgage Yasası’nda hayat sigortasının zorunlu olmamasıyla ilgili bir değerlendirme yaparak, yasaya göre kredi alırken hayat sigortası yaptırmanın zorunluluk değil, gönüllülük esasına dayalı olduğunu söyledi.

Mete Uğurlu, Türkiye’de henüz emekleme aşamasından olan “mortgage” sisteminde hayat sigortası kapsamında açık noktalar bulunduğuna değinerek, ilgili yasada hayat sigortalarının zorunlu sayılmamasını üzülerek karşıladıklarını belirtti. Uğurlu, “Mortgage sisteminde hayat sigortası yaptırmak zorunlu değil. Fakat özellikle tüketicinin karşılaşacağı olası riskler göz önüne alındığında, hayat sigortası yaptırmanın kesinlikle bir gereklilik olduğu anlaşılmaktadır” dedi.

HAYAL KIRIKLIĞI YAŞANMAMALI

Mete Uğurlu, uzun vadeli ipotekli konut kredisi için hayat sigortası yaptırmanın kişiler ve kurumlar açısından faydalarına dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Mortgageda sorun sadece bankaların alacağını tahsil edememe endişesi değildir. Burada banka açısından bir ipotek söz konusudur ve bankanın alacağı bir anlamda garanti altındadır. Ancak krediyi kullanacak olan tüketici boyutunu önemsemeliyiz. Özetle, krediyi kullanan kişinin o konuta sahip olup olamayacağının da garanti altına alınması gerekmektedir. Mortgage ile uzun vadeli bir borçlanmaya giren kişinin vefat etmesi veya malulen iş göremezliği halinde, geride kalanların kredi borcunu ödeyecek maddi gücü yok ise, banka ipoteği nakde çevirmek için konutu satışa çıkaracak, alacağını tahsil edecektir. Geride kalanlar açısından sonuç, hayal kırıklığı ve maddi sıkıntı olacaktır.”

Mete Uğurlu, bu noktada şayet mortgage borçlusunun krediyle birlikte bir hayat sigortası sahibi olursa, bu sorunlar yaşanmayacağını belirterek, “Hayat sigortasının sağlayacağı tazminat ile kredi borcu kapatılacaktır. Ek olarak; mortgage’a bağlı hayat sigortası yaptırmanın bankalar açısından da avantajı var. Kredi alan kişinin vefatı halinde, bankanın da uzun ve maliyetli olabilecek bir hukuksal sürece girmeksizin alacağını hızla tahsil edebilmesi, aileyle negatif iletişime girmeden, sonuca ulaşmasıdır” dedi.

SİGORTA TÜKETİCİ İÇİN ÖNEMLİ

Bu bilgiler ışığında; mortgage sisteminde hayat sigortasının hem tüketici, hem kredi veren kuruluş açısından önem arz ettiğine değinen Uğurlu, “Gelişmiş ülkelerdeki mortgage uygulamaları düşünülenin aksine, bankaların değil, sigorta şirketlerinin öncülüğünde başlamıştır. Önemli olan tüketicinin bilinçli olması, kredi veren kuruluşun da gerekli yönlendirmeleri yapmasıdır” şeklinde konuştu.

Mete Uğurlu, ayrıca, mortgage sisteminde hayat sigortası yaptırmanın zorunlu olmadığının özellikle yatırımcıyı bilgilendirmeye yönelik mevzuat ve uygulamada vurgulanması, ödenecek primlerin maliyetleri yükseltecek bir kalem olarak algılanmasına yol açabileceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Halbuki kanaatimizce, bu kadar uzun dönemli bir yatırımda, otoritenin hayat sigortasını özendirici bir yaklaşımı benimsemesi daha isabetli olacaktı. Sigorta bilincinin henüz istenilen düzeyde olmadığı ülkemizde, bu bilinci geliştirecek yaklaşımların tüm taraflara yararı olacağını düşünüyoruz.”

Mete Uğurlu, Türkiye’de sigorta bilincinin gelişeceğine, sigorta şirketleri olarak mortgage sistemindeki riskleri teminat altına alarak sistemin sürdürebilirliğine katkı sağlayacağına da değinerek, mortgage sisteminin sektörümüze yönelik yeni fırsatlar yaratacağını sözlerine ekledi.
 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı