Gündem Haberleri

    Mondavi Saraplari

    Hürriyet Haber
    15.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Resmi rakamlara gore Turkiye'de bir yilda 97 bin sise yabanci sarap tuketilmis.

    Gerci ben bu rakamin daha yuksek olduguna eminim, cunku ‘gayri resmi’ yani kayda girmeyen satislarin da oldugunu tahmin ediyorum.

    Ancak neresinden bakarsaniz bakin bu rakam dunya sandartlarina gore oldukca dusuk.

    Hem Turkiye'de sarap kulturunun yeni yeni gelismesiyle baglantili bu.

    Hem de hukumetin yerli ozel sarap uretimini ve Tekel saraplarini korumak icin getirdigi vergiler cok yuksek oldugundan, ithal saraplarin fiyatinin anormallesmesiyle de baglantili.

    Dusunsenize disarda sekiz dolar fiyati olan bir sarap, Turkiye'de daha toptanci asamasinda 24 dolar fiyata sahip olmak zorunda.

    Yuzde 300'lerde dolasan vergi nedeniyle sarap resmi ithalatcisi olmak son derece zor bir is Turkiye'de.

    Hayri ve Arzu Molu Turkiye'nin ilk resmi sarap ithalatcilari. Geyser Peak ve Sutter Home gibi Amerika'nin cok kaliteli saraplarini getiriyorlar.

    Ancak tabii ki yukarida verdigim nedenden dolayi fiyatlari yuksek. Bu nedenle onlar da simdi daha ucuz ve ayni zamanda kaliteli olan Avusturalya saraplaridan ithal etmeye hazirlaniyorlar.

    Anliyacaginiz portfoy genisletmesine girecekler.

    *

    Dedigim gibi Turkiye'de ithal sarap piyasasi henuz cok guclu degil ama buna ragmen dunyanin en onemli sarap ureticileri gozlerini bizim piyasaya dikmis durumdalar.

    Anlasilan bizde cok buyuk bir potansiyel olduguna ve bunun da yakinda buyuk patlama gosterecegine ikna olmuslar.

    Cunku cok surpriz isimler tek tek Turkiye'ye gelerek nabiz yoklamaya basladi.

    Gun gecmiyor ki onemli bir markanin sarap tanitimi olmasin.

    Belki hatirlayacaksiniz bundan bir sure once Italya'nin ve dunyanin onemli sarap ureticilerinden bir tanesi olan Angelo Gaja bizzat Turkiye'ye gelerek nefis saraplarini tanitmisti.

    Gectigimiz sali gunu yine Four Seasons otelinde bu kez de Amerika'nin ve dunyanin en onemli sarap ureticisi olan Mondavi saraplarinin tanitimi vardi.

    Mondavi sarplarinin bas sarap hocasi olan Gilles De Chumbre, cok sik bir sarap tadimi duzenledi.

    Daha sonra da Four Seasons'in mukemmel mutfak ekibinin sefi olan Carlo Bernardini'nin sihirli elleriyle hazirladigi enfes bir yemekte de hep birlikte Mondavi saraplarini ictik.

    Aslinda benim icin Mondavi yeni bir isim degil.

    Amerika'da bulundugum surelerde cogu kez Mondavi'nin Cabernet Sauvignon'larini ve Zinfandel'ini tercih ederdim.

    Bu yuzden o gece benim icin biraz nostaljik de oldu.

    *

    Tadim baslamadan once verilen resepsiyonda ilk olarak ROBERT MONDAVI COASTAL SAUVIGNON BLANC ikram edildi.

    Tadimda alti sarap denedik.

    Tabii adet oldugu uzere beyazlarla baslayip, kirmizilarin hafifinden, sonucta dolgun, agir kirmiziya ulastik.

    Kisa notlarla vereyim neleri ictigimizi:

    ROBERT MONDAVI NAPA

    VALLEY FUME BLANC 1996: Cok hafif. Agizda kalici etkisi var. Ferah hisler veren, nese veren bir sarap.

    ROBERT MONDAVI NAPA

    VALLEY CHARDONNAY 1995:

    Ictiginiz anda cicek kokularini hissediyorsunuz. Tabii Fume Blanc'a gore biraz daha sekerli.

    ROBERT MONDAVI

    COASTAL PINOT NOIR 1996:

    Hakikaten cok hafif bir kirmizi. Ben kirmizida hafifligi sevmem ama hakkini vermek gerekiyor ki bu yaz aylarinda icilebilecek turden bir sarap. Agizda kalici tad birakmiyor.

    ROBERT MONDAVI COASTAL ZINFANDEL 1995:

    Zinfandel'i gorunce heyecanlanmistim. Cunku Zinfandel Kaliforniya'ya ozgu Bourdeaux turu saraptir aslinda. Tok bir saraptir. Ancak bunda istedigim heyecani bulamadim. Nedenini ise sonra anladim. Amerika'dayken ben Zinfandel'in NAPA VALLEY turunu icmistim. Bu geceki ise COASTAL yani sahil bolgesine ait bir sarapti. Yuzde 14,5 alkol seviyesine sahip olmasina ragmen bunu pek farkedemiyordunuz. Coastal bolgede tabiat ozellikleri nedeniyle daha hafif saraplar uretilebiliyor. Ben bu Zinfandel'in NAPA VALLEY turunu heyecanla bekleyecegim.

    ROBERT MONDAVI NAPA VALLEY MERLOT 1995:

    Bomba gibi bir sarap. Yaslanma potansiyeli de cok fazla. Ancak simdi de mukemmel icilebiliyor. Heyecan verici tadi var.

    ROBERT MONDAVI NAPA VALLEY CABERNET SAUVIGNON RESERVE 1993:

    Gecenin krali veya kralicesi. Daha sonra yemekte yapilan blind tasting'de yani ne ictigimizi bilmeden yapilan tad degerlendirmesinde A bardagina 1997 Chateau Margaux, B bardagina ise Mondavi Reserve Cabernet konulan 30'a yakin davetliden tek bir kisi bile A bardagini tercih ettigini aciklamadi. Dusunun ki Margaux'da Bordeauk turu saraplarin en iyilerindendir. Anliyacaginiz bu Mondavi mukemmel bir sarapti. (Wine Spectator dergisine gore 100 uzerinden 94 puanli bir sarap bu)

    Gordugunuz gibi son derece iddiali Amerikalilar ve piyasamiza da gelmis durumdalar.

    Daha sonra yemege gectik.

    Benim icin Four Seasons'da yedigim her yemek bir maceraya dunusuyor.

    Bas asci Carlo Bernardini'nin dunya olceginde bir sef oldugunu biliyorum ve onun her yemege sihir katmadan duramadigini da biliyorum.

    Restoran isleten dostlarim anlatiyorlar bugune kadar buyuk otel seflerinden sadece Carlo bizzat gelip onlarin mutfaklarini incelemis.

    Isine asik bir usta o.

    O gece de harikalar yaratmisti.

    Kendisine, o gece Mondavi'nin Turkiye'ye gelmesine aracilik etigi icin ADCO GIDA sirketine ve tabii evsahipligindeki sicakligi nedeniyle otelin Genel Muduru Bay Bekhit'e tesekkurler ederim.

    Ve son olarak Carlo'nun o aksamki monusu:

    Yesil Kuskonmaz salatasi, kizgin tavada cevrilmis ton baligi, kisnis otu ile (Bununla Robert Mondavi 1995 CHardonnay Reserve Napa Valley ikram edildi)

    ‘Umbria’ siyah truflu Risotto. (Robert Mondavi 1995 Pinot Noir)

    Firinda kizartilmis ve kendi sosunda servis edilen geyik eti (Robert Mondavi 1992 Cabernet Sauvignon Reserve)

    Bitter cikolatali kek, vanilya dondurmasi ile

    Fransiz Rothschild ailesiyle Opus One adli unlu sarabi da ureten MONDAVI ailesi ile ilgili daha detayli bilgi almak isteyenler Wine Spectator dergisinin Ekim 1997 sayisina bakabilirler. Dergi o sayisinda aileyi kapak konusu yapti.

    Neyi, nasil tuketelim

    Hergun soframizda yer verdigimiz besinler hakkinda neler biliyoruz? Hangi besini nasil tuketmeliyiz? Bunlari biliyor muydunuz?

    Tahillar Beslenme aliskanligimizin basinda gelen tahillar sofralarimiza ozellikle ekmek ve makarna adi altinda giriyor. Bunun yaninda pirinc tuketimi de oldukca fazla. Tahil tuketiminde dikkat edilmesi gereken bir nokta silolarda nasil muhafaza edildikleri, bu yuzden disaridan aldigimiz tahillarin guvenilir markalar olmasina dikkat etmelisiniz.

    Meyve-Sebze Sagligini dusunen kisilerin sofralarindan eksik etmeyecekleri besinler. Yemek disi yenen meyveler tatli tuketiminin azalmasini da sagliyor. Onemli olan bir nokta da meyve ve sebzelerin mevsimlerinde tuketilmesi.

    Sut Icinde bulundurdugu kalsiyum sayesinde buyume cagindaki cocuk ve gencler icin onemli bir besin maddesi, sut alirken de tarihine dikkat edilmeli, gunluk sut tercih edilmeli.

    Balik Haftada en az iki kere tuketilmesi tavsiye edilen bir besin. Kalp icin etten cok daha yararli bir yiyecek. Tabii balik kalitesi de denizlerin kirlilik oranina bagli. Ton baligi ornegin dokularinda daha sonra bizim vucudumuza da girecek olan civayi topluyor.

    Yag Bitkisel yag kullanmak sagliginiz icin yararli. Yagi tuketmeden once son kullanma tarihine ve yagin rengine dikkat edin.

    Muz Sicaklarin baslamasiyla birlikte geceleri kaslarin dusmani olan kramplarla savasmak icin gunde bir adet muz yenmesi tavsiye ediliyor.

    Ceviz Kabuklari kalsiyum yonunden oldukca zengin, gunde iki adet ceviz bu mineralden 30 gr. alinmasini sagliyor. Bu da sadece kemiklerin guclenmesini degil, ayni zamanda kalp atislarinin da duzenlenmesini, kanin pihtilasmasini da kolaylastiriyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı