Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Modernleşen Yunanistan

Hadi ULUENGİN

Yunanistan modernleşiyor. Kuşkusuz Helen ülkesinin şimdiye kadar Perikles çağında yaşamakta olduğunu iddia edecek değilim ama, uzun AB üyeliğine rağmen Meriç ötesi Komşumuz Avrupa standartlarına hala gerçek anlamda ulaşamamıştı.

İç politikada Karamanlis ve Papandreu familyalarının aşiret geleneğinden tutun da dış siyasetteki ilkel Türk düşmanlığına kadar, Batı uygarlığının beşiğini oluşturan Atina bu uygarlığın günümüz kıstaslarını yakalayamamıştı.

Ekonomi de ise hiç mi hiç yakalayamamıştı. Ortak Pazar'ı kelimenin tam anlamıyla ‘söğüşleyen’ Yunanistan bilhassa sosyalist hükümetlerin devletçi ve popülist yaklaşımından dolayı Brüksel kredilerini har vurup harman savurmuştu.

Enflasyon oranında ve ödemeler dengesinde Topluluk kriterlerine çok uzak düştüğü için de, ne 1979'dan beri yürürlükte olan ‘Avrupa Para Sistemi’nde, ne de 1999'da devreye girmesi gereken ‘Tek Para Birimi’nde yer alabilmişti.

İktisadi başarısızlıklarından dolayı değil siyasi salt gerekçelerden ötürü söz konusu sisteme ve birime dahil olmayı reddeden İngiltere ve İsveç'i hariç tutarsak, Atina, yeni AB'nin eksenini oluşturan iki dinamiği de ıskalamıştı.

* * *

ŞİMDİ, dinamiğin tamamını değilse bile önemli bir halkasını yakaladı.

Yunanistan dünden itibaren ‘Avrupa Para Sistemi’ne girdi.

Zincirde yer alabilmek için Brüksel'le gizli görüşmeler sürdüren Kostas Simitis hükümeti hiç beklenmedik anda drahmiyi yüzde on dört oranında devalüe etti; açıkladığı on sekiz aylık ‘şok plan’la petrol, su ve telefon da dahil on belli başlı işletmenin ve dört devlet bankasının özelleştirileceğini duyurdu; kamu yatırımlarında altı yüz elli milyar ECU'lük tasarruf kararı aldı; bir gayya kuyusu olan sosyal sigortalarda radikal reform uygulayacağını bildirdi ve ücretleri 1998 enflasyon hedefi olan olan yüzde iki buçukla sınırladı.

Bu sayede de hem Helen ekonomisini Ortak Pazar'la bütünleştiren ana mekanizmaya dahil oldu, hem de, performansını devam ettirdiği takdirde 1 Ocak 2001'den itibaren tek para birimi ‘avro’ya geçmeye hak kazandı.

Yunanistan AB üyeliğinden bu yana en büyük atılımını gerçekleştirdi.

* * *

LİBERAL iktisat teorilerinin fiili uygulamasına tekabül eden yukarıdaki atılımın altında Başbakan Simitis'in ve PASOK sosyalistlerinin imzası var.

O sosyalisler ki Papandreu döneminde en ilkel ‘solculuğun’ ve en demagojik popülizmin sözcülüğünü yaptıkları için, nispeten ‘pembe’ Avrupalı ‘yoldaşları’ tarafından bile daima ‘arkaizm’le suçlanırlardı. Alay konusu olurlardı.

Oysa, sosyolojik olarak zaten şimdi hızla modernleşen Yunanistan'da Kosta Simitis'in getirdiği ivme sayesinde politika da kısmen modernleşmeye başladı.

Atina lideri partisi içindeki dinozorlara rağmen Helen sosyalistlerinin zihinsel dönüşümüne öncülük etti ve eskiyle köprüyü atmak cesaretini gösterdi.

Son kararlar da dahil Simitis'in reformcu nefesi ise Batı Komşumuz'u AB'ye ilk kez bu ölçüde yakınlaştırdı. ‘Kaka çocuk’ şöhreti unutulmaya başlandı.

Yunanistan modernleşmesi şimdi uluslararası planda da yeni evreye girdi.

* * *

GERÇEKÇİ olalım ve çocuğun adını koyalım, iki başkent arasındaki sorunlar çözümlenmedikçe Atina'yı Avrupa'ya yakınlaştıran her şey dolaylı yönden Ankara'yı da aynı Avrupa'dan uzaklaştırmak tehlikesini içermektedir.

Bu tehlikeyi bertaraf etmenin yöntemi ise ne AB'ye beddua okumaktan, ne de Yunanistan'la sidik yarışına girmekten geçmektedir.

Demokrasi ve insan hakları zaten bir yana, iktisadi plandaki tek yöntem, Batı Komşumuzda sosyalist bir hükümetin uygulamaya cesaret ettiği programı ana hatlarıyla Türkiye'de de uygulayabilmekten geçmektedir.

Yeni bir Türk modernleşmesi hem ülkemizi Avrupa'a yakınlaştıracaktır, hem de modernleşen Yunanistan'la aramızdaki buzların erimesine hizmet edecektir.













X