"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Moda Günleri’nde olup bitenler

İstanbul’un henüz bir moda haftası yok, ama işte bu yıl itibariyle toplam üç gün süren “moda günleri” var.

İstanbul Fashion Days belki ileride moda haftasına da dönüşür, temenni bu.
Ama şimdi önümüzdekine bakma zamanı.
Neler oldu bitti, dahası nasıl oldu bitti? İFD’nin konuşlandığı İTÜ Taşkışla Binası’ndan bildiriyorum bugün. Şimdilik sadece perşembe günü olup bitenler. Cuma ve cumartesi defileleri/kulis dedikoduları pazartesiye artık...

EN ÇOK KONUŞULAN FRANSIZ!

Defilelerde yer kapmak en büyük mesele. Herkes defileler başlamadan yarım saat önce kapıda birikiyor. Çoğu zaman defilenin yapıldığı uzun, ince salonda oturacak yer kalmıyor. Bu kadar moda meraklısı insan var mı gerçekten?

Ya gerçekten var ya da çoğu boş kalabalık! Mesela bir-iki kişi dışında yerli moda yazarı-editörü-yayın yönetmeni filan göremedim etrafta. Neredeler hakikaten? Küçümsüyorlar mı yoksa yapılan işi? Neyse... Yabancı davetli hayli fazla.

Yaklaşık 85 kişi. Ve onların en çok konuşulanı da Paris’te bir trend ofisinin başında olan adam. Ben göremedim ama, kendisi genç tasarımcıların defilesine 15 santimlik topukları olan ayakkabısıyla katılmış. Herhalde o gece çevredekilerin olağandışı bakışlarından rahatsız oldu trend avcısı Fransız.

Çünkü Arzu Kaprol defilesine gayet normal gelmişti.

ASSOLİST KİM?

İFD’nin parlayan yıldızı/assolisti şimdiden belli: Hakan Yıldırım. Perşembe günü hem Koton için tasarladığı 40 parçalık koleksiyonu sundu Hakan, hem de aynı gün Bloomingdale’s’in Dubai mağazası için yüklü bir sipariş aldı.

Yetmedi, bir de bugün kapanış defilesi ondan. Bu kez kendi bağımsız koleksiyonunu sergileyecek.
İTÜ Taşkışla Binası moda günleri yapmak için biçilmiş kaftanmış. Tek sorun, defile salonlarındaki havasızlık... Ama o geniş avlu ve bahçesi nedir öyle!

Tıpkı Barselona-Madrid’deki binaların avluları gibi, nefis! Hani içinde kafelerin-restoranların olduğu meydan genişliğindeki avlular... İstisnasız herkesin şunu söylediğine tanık oldum; “Keşke burası kafe-restoranların olduğu bir kompleks olsaydı!”
Keza İFD boyunca bu hayal gerçekleşmiş gibi. Otto ve Kahve Dünyası kiralamış avlunun bir bölümünü. Otto deli gibi iş yapıyordu. Ne diyeyim, çok akıllıca...

ŞORT EGEMENLİĞİ

Şu an bunu söylemek için erken ama heyecan verici bir şov, çarpan bir kıyafet yoktu izlediğim iki defilede de. Ortak noktalar vardı sadece. Mesela: Hem Arzu Kaprol’de hem de Hakan Yıldırım imzalı Koton’larda şık şortlar vardı. Kaprol’ün yaptıkları daha sade, Yıldırım’ınkiler rengarenkti.

Bu arada Koton’u yaratan çifti alkışlamamak imkansız: Yılmaz-Gülden Yılmaz çiftini. Yakında Rotterdam’da Zara ve Mango’nun olduğu caddede Koton mağazası açıyorlarmış.

ELBİSE ÇEKİŞTİREN TÜRK MANKEN

Türk kadın mankenlerin hepsi ayrı bir yürüyüş tarzı benimsemiş durumda. Kimisi sırtını fazla geriye yaslıyor, kimisi o malum yürüyüş ritmini fazla abartıyor. Yok mu bu işin standardı? Ya da duruş bozuklukları mı var?

Peki ya Koton defilesinde bedenini sımsıkı saran elbiseyi durmadan çekiştiren mankene ne demeli? Bırak o saatten sonra popon gözükecekse de gözüksün yani. Hiç profesyonelce değildi yaptığı...

En yeni Türkçe poplamalar (2)

BURCU GÜNEŞ-SİHİRBAZ: Burcu Güneş denince akla neler geliyor? Sertab Erener tınıları taşıyan güçlü bir ses, çok ortalıkta görünmeyen ama düzenli olarak albümler yapan cool bir pop şarkıcısı. Sadece bu kadar.

Oysa bence daha fazlasını yapabilir, daha fazlasına oynayabilir, şu an hakkında kalem oynatacak başka özellikler de bulabilirdim BG hakkında.

Neyse ki bu yeni albümde malzemesi daha çok Güneş’in.

Bir kere albümdeki 10 şarkının sekizine ya söz ya müzik olarak imzasını atmış Burcu. İyi de etmiş, şimdiye kadar oturmayan tarzını bu sayede rayına oturtabilir belki. “Gözlerinde Bıraktım Aşkı” mesela çok güzel bir şarkı.

Eski Hande Yener hitlerini anımsatan melodik, hem kulüplük hem de arabada dinlemelik, yarı hüzünlü yarı eğlenceli bir şarkı.

Onun dışındaki favorim “Çekim Alanı” oldu. Bir de Fuat Güner’li düet “Ateş ve Suyun Aşkı”. İki Selami Şahin şarkısı ise bu albüme fazla olmuş. Keşke Burcu sadece “Bundan İbaret”le yetinseymiş. Son olarak Burcu Güneş, ses/oktav gösterisine girişmemiş, tatlı tatlı söylemiş şarkıları.

X