Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Mısır'da gençler ekmek, adalet, özgürlük istiyor

    NYT
    16.02.2011 - 12:28 | Son Güncelleme: 16.02.2011 - 11:08

    Mısır'ın başkenti Kahire'de bir zamanlar İslamcıların kalesi olarak görülen İmbaba mahallesinde sokaktaki insanın derdi artik din değil. İnsanlar ekonomik durumlarının düzelmesini ve ülkedeki yolsuzlukların son bulmasını istiyor.

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor    

     

    Ahmed Mitvalli’nin anne babası bundan 20 yıl kadar önce o zamanlar İmbaba İslam Cumhuriyeti olarak nitelendirilen Nil kıyısındaki mahallede yaşayan İslamcılardı. Ancak oğulları onlar gibi düşünmüyor. Dahası Mitvalli’nin hayatla ilgili şikayetleri neden Mısır devriminin liderliğini Müslüman Kardeşler’in yapmadığını da ortaya koyuyor.

     

    21 yaşındaki üniversite mezunu Mitvalli, “Ekmek, sosyal adalet ve özgürlük istiyoruz” dedi. “Bunun dinle ne alakası var?”

     

    Mısır Devrimi’nin sonucunun ne olacağı belli değil. Müslüman Kardeşler ise hala ülkede fazla destek gören ve en iyi organize olmuş muhalif grup. Dolayısıyla Kardeşler’in geçiş sürecinde ve sonrasında kritik bir rol oynayacakları ortada. Ancak bir zamanlar, 1990’lı yıllarda devlet içinde devlet kurduklarını ilan eden militan İslamcıların kalesi olan bu mahallede bugün konuşulanlar içinse İslam’ın yeri çok sınırlı.

     

    İnsanlar çok uzun bir süredir işgal ordusu gibi hareket eden polis güçlerinden, kaynayan sınıfsal öfkeden ve hatta havai gençlik hezeyanlarından bahsediyor. Hüsnü Mübarek sonrası dönemde Arap dünyasının geri kalanını neyin beklediği konusunda güçlü işaretler söz konusu.

     

    "AKILLARDAKİ EN SON ŞEY DİN"

    Mitvalli, bir yandan elindeki sigarayı bütün kadınları en muhafazakar başörtülerine bürünmüş ailesinden saklarken “Gençlerin aklından geçen en son şey din” dedi. Bu konunun en son noktada gündeme geldiğini anlatan Mitvalli, “Herkesin paraya ihtiyacı var, evlenmeye ihtiyacı var, arabaya ihtiyacı var. Başka bir işe de bulaşmak istemiyorlar. Kim bu talepleri karşılayabilirse ona oy verecekler” dedi.

     

    İmbaba’nın bazı kısımlarında zenginler yaşasa da semtin büyük bir kısmı köy gibi. Yarım kalmış kırmızı kiremitten binalar, tuk-tuk denilen üç tekerlekli araçların hoparlörlerinden yükselen Amr Diab şarkıları, ve sokaklara atılmış eski kıyafetler…

     

    Mübarek hükümeti uzun bir süre boyunca İmbaba gibi mahalleleri suç ve tehlikenin merkezi olarak damgaladı. Bununla birlikte bu mahallelerde halkın kendi adaletinin peşinde koştuğunu ve çetelerin yaygın olduğunu da söylemek gerek. Ayaklanmalar ekonomiyi yerle bir ettiğinde sokak satıcıları fiyatları düşürerek halkın bu durumla başa çıkmasına yardımcı olmaya çalıştı. Dahası neredeyse her konuşmada özellikle gençler öfkelerini “bize karşı onlar” şeklinde dile getiriyor.

     

    SAYGINLIK DEVRİMİ

    Bir ayakkabıcıda çalışan 29 yaşındaki Velid Sabr, “Ortada diyalog yoktu. Güç vardı ve zorbalık vardı. Bununla diyalog kurulur mu? İmkansız!” dedi. Seyyar satıcılık yapan Semih Ahmed ise “Bu 25 Ocak Devrimi değil” dedi, “Bu saygınlık devrimi.”

     

    Mahalledeki herkesin yetkililerle ilgili bir hikayesi vardı: Hastanede yatan bir akrabayı ziyaret etmek için ödenen 2 dolar, elektrik çalana verilen 20 dolar ceza, kimlik kartı çıkarmak için bir belediye yetkilisine verilen 10 dolar rüşvet. Sabr bir trafik kazasını bildirmeye çalışırken tutuklandığını anlattı. İbrahim Muhammed, polisin cebine gizlice haşhaş yerleştirdiğini ve kendisini tutukladığını anlattı.

     

    Mısırlılar dindar bir halk ancak bu ülkede insanlara etiketler yapıştırmak kafa karıştırmaktan başka işe yaramıyor. Ailesinin isteklerine karşı çıkarak protestolara katılan Amal Salih başını örtüyor ama kendisini laik olarak nitelendiriyor. Mitvalli ise “dinin sınırları içinde” sakallı bir liberal. Şoför Usame Ramazan Müslüman Kardeşlerden nefret ediyor ancak ezanı duyduğu anda arabasından inip camiye koşuyor.

     

    DUAYA, ŞEHRE İHTİYACIMIZ YOK

    Muhammed bundan sonraki süreçle ilgili olarak, “Bizim duaya, şeyhe ya da sakala ihtiyacımız yok. Yeterince din adamımız var” dedi. Aslına bakılırsa İmbaba’da hiç kimsenin aklından din adamları geçmiyor. Başkanlık için kafalarındaki isimler sorulduğunda omuz silkip Arap Birliği eski Genel Sekreteri Amr Musa’nın adını veriyorlar.

     

    Lise öğretmeni Usame Hasan, “Benim fikrimi sorarsanız daha az değil daha fazla özgürlüğe ihtiyacımız var” dedi, “Bütün sistem değişmek zorunda.”

     

    New York Times'da yayımlanan "In One Slice of a New Egypt, Few Are Focusing on Religion" başlıklı haberden derlenmiştir.

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:  
    http://twitter.com/HurriyetPlanet

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı