"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

“Mış” gibi yapılan bir dönem

HER seçim döneminde hep böyle olur.

İsimler havada uçuşur...
Bazı isimler adaylık için konuşulur, bazıları yakıştırılır, bazıları önerilir.
Doğaldır, seçim heyecan demektir.
Herkes gönlünden Ankara’ya gitmeyi, Türkiye’nin geleceği için çalışmayı, kendi hayallerini parlamentoya taşımayı isteyebilir.
Doğrusu da budur.
Önemli olan bu mekanizmaları çalıştırabilmektir.
Her aday için süreçler şeffaf olmalıdır.
Açık ve net...
Siyasetin bugünkü sıkıntısı budur.
Elbette politikada garanti diye bir şey yoktur, elbette 24 saat bile bazen uzundur, elbette dengeler her gün değişebilir ama...
Yine de siyasete yeni adım atacakların bilek gücüyle, alın teriyle kendilerini gösterebilecekleri ortamları da hazırlamak gerekir.
Bu ortamı yaratmak da genel merkeze düşer.
Tabii ki, liderlere...
Meclis geçen gün seçim tarihini kesinleştirdi, 12 Haziran için geri sayım başlamış oldu.
Takvim oldukça sıkışık...
Göreceksiniz, her şey on, on beş güne sıkışacak ve ne olup bittiğini anlamadan listeler netleşmiş olacak.
Sonrasında da hep benzer hayal kırıklıkları...
Çok istekliymiş, çok çalışacakmış gibi gözüken teşkilatlar...
İl ve ilçe örgütleri...
“Mış” gibi yapılan bir dönem...
Bir süreç...
Bugünkü siyasetin içinde bulunduğu fotoğraf ve görüntü özetle bu...

Liderler bu sefer bizi şaşırtır mı?

Liderler geliyor.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli Ege’deler.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise 6 Mart’ta İzmir’de olacak.
Bahsettiğim bu seçim ortamında ve liderlerin tek hakim olduğu bu yapıda ne kadar başarılı olunur bilemem ama...
Tüm sivil toplum örgütlerinin...
İşadamlarının, üniversitelerin, esnaf teşkilatlarının...
Yapabiliyorlarsa...
Parti teşkilatlarının isteklerini ve beklentilerini çok net ortaya koymaları gerekir.
Örneğin; Kılıçdaroğlu her fırsatta siyasete yeni isimleri davet edeceklerini söylüyor.
Samimi olduğunu biliyorum ve bazı dengeleri düşünmeden hareket etse çok farklı bir liste yapacağına da inanıyorum.
Ama seçim takvimi konuşulduğu günlerden bu yana en azından İzmir kamuoyu için ben, öne çıkan “Tamam bu isim de olmalı...” dediğim, “Niye daha önce bir başka parti keşfetmedi” diyebileceğim bir isimle karşılaşmadım.
Bu gösteriyor ki, insanlar siyasete girmeye çekiniyor.
Kimse üzülmek istemiyor, kime rencide olmak istemiyor, kimse yola çıkıp geriye dönmek istemiyor.
Kılıçdaroğlu’nun bu seçimlerde tam kafasındakileri yansıtamasa da yine de bazı adımları atması mümkün.
“Pozitif ayrımcılık yapacağım” dediği çevreler için daha cesur davranabilir.
Kadınları, gençleri davet edebilir.
Bunu da İzmir’den başlatarak yapabilir.
Çünkü, İzmir’in demokrasiye de siyasete de bakışı her zaman çok farklıdır.
Ben aynı şeyi Başbakan Erdoğan’dan da bekliyorum.
İzmir listesini geçmiş yıllara göre farklı ve çok yeni yüzlere yer vererek hazırlamasını bekliyorum.
Daha doğrusu kamuoyunun beklentilerinin böyle olduğunu görüyorum.
Her iki lider de İzmirlileri şaşırtabilir mi?
Ne derseniz...

Yeter ki liderler irade göstersinler

Yeni isim derken...
Gerçekten yeni yüzleri kastediyorum.
Yani, bugüne kadar hiç siyasete girmemiş, oradan oraya savrulmamış, bir partiden bir başkasına gitmemiş, küsüp yeni arayışlar peşine düşmemiş...
Sıfır kilometre adaylardan...
Ve elbette “Pozitif ayrımcılık” derken...
Gerçekten bunu hak edenlerden...
Sırf listeyi doldurmak için akla gelenleri değil, sırf kontenjan var diye dahil edilmiş değil...
İdeali için siyasete girenleri, büyük hayalleri olanları, beklentisinin kişisel değil ülkesi için olanları bulup çıkarmak...
Zor değil...
İnanın...
Türkiye’nin kemikleşmiş siyasi anlayışına rağmen zor değil...
Yeter ki...
Liderler arkasında bir irade koysunlar...
Göreceksiniz ne isimler çıkacak.

 

X