Gündem Haberleri

    Mirasım, şerefim

    Hürriyet Haber
    24.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Abdullah Öcalan'ı yargılayarak, idam cezasına çarptıran Ankara 2 nolu DGM'nin Başkanı Turgut Okyay, ailesine bırakacağı en büyük mirasın şerefi olduğu vurguladı, ‘‘Bunun gibi binlerce dava gördüm. Allah bunu da bize kısmet etti. Benim çoluğuma çocuğuma, torunlarıma bırakacağım en büyük miras, şerefimdir’’ dedi. Okyay, memleketi olan Adıyaman'ın Tut İlçesi'nde tatil yapıyor. Tut Kültür ve Sanat Festivali nedeniyle düzenlenen etkinliklere de katılan Okyay, doğup büyüdüğü ilçede sorularımızı yanıtladı. Babasının kendisini ilkokuldan sonra okutmak istemediğini belirten Okyay, ‘‘Annem daha ileri görüşlü bir kadındı. Onun sayesinde okudum. Çünkü manifaturacılık yapan babam ile amcam ortaktılar. Amcam, babama 'Bir eşek alırız, oduna gider gelir' demiş. Bir hafta, 'okuyacağım' diye ağladım. Okul açıldıktan 50 gün sonra okula kaydım yapıldı’’ dedi. Tut'u gezen ve akrabaları ile hasret gideren DGM Başkanı, ağaçlardan dut topladı, kaynak sularından avuçlarıyla su içti. 58 yaşında olduğunu, ancak kendisini 30 yaşında hissetiğini vurgulayan Okyay'a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

    - Aileniz yargılama aşamasında tedirgin oldu mu?

    Korkudan bahsediyorsanız olmadı.

    - Sizin?

    Korkmam. Genede korkmuyorum. Tut'a gelirken bile yol kavşağında indim. Tek başıma yürüyerek ilçeye geldim. Kimseden korkmadım.

    - Davadan sonra mı?

    Davadan sonra da, önce de hiç fark etmez. Ben görevimi çok iyi yaptığıma inanıyorum. O bakımdan mutluyum. Bu güne kadar kimseye haksızlık yapmadım. Korkusuzluğumun altında dürüstlük yatar.

    - Bugüne kadar kaç idam kararı verdiniz?

    Bu konuda konuşmak istemiyorum. Gene söylüyorum, ben idam cezasına karşıyım. Asıl olan insanların ıslah edilmesi. Topluma kazandırılmasıdır. İdamla insanı yok ediyorsunuz. O iyi bir şey değil.

    - Davadan önce veya sonra hiç tehdit geldi mi?

    Hayır, kesinlikle. Hiç öyle bir şey yok. Aksine herkes takdir etti. Zaten devletimiz yeterli güvenliği sağlıyor.

    - DGM'lerin kapatılıp kapatılmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

    DGM'ler ihtisas mahkemesidir. Aksayan yönleri giderildiğinde, - ki şimdi çoğu da giderildi- ağır ceza mahkemelerinden bir farkı yok. Ama terör suçları konusunda DGM'ler birer ihtisas mahkemesi. Bu konuda deneyim sahibi oluyorlar. Bence DGM'lerin şu ortamda Türkiye koşullarında kalmasında fayda var. Ama ileride normal bir ağır ceza mahkemesinin biri bakabilir. Önemli olan iyi hákim yetiştirmek. Yargının sorunları hiç bitmez.

    - Başarılı iş yapanlar daha sonra siyasete atılıyorlar. Sizde atılmayı düşünüyor musunuz?

    Ben şimdi şöyle bir şey düşünüyorum; Parlamentoya girer faydalı olabileceğime inanırsam, aday olurum. Neden olmasın.

    - Teklif gelirse değerlendirir misiniz?

    Yok, öyle bir şey demiyorum. İleride olabilir. Bir şey diyemem. Teklif şart değil. Ben bağımsız aday olsam da kazanırım. Ben kendime güveniyorum.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı