Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Minare ve kılıf

ASLINDA olay yeni değil. Ama Deniz Baykal, AKP’nin Kuzey Irak konusundaki duruşunu vurgulamak amacıyla yeniden gündeme getirdi.

22 Eylül 2003’te Dubai’deki IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları sırasında ABD ile bir anlaşma imzalandığını söyledi. Şöyle dedi:

"AKP 1 milyar dolar hibe karşılığında ABD’ye Kuzey Irak’a girmeme taahhüdünde bulundu."

Kıyamet koptu... Önce Erdoğan yalanladı:

"Baykal’ın iddiaları edep, adap seviyelerini aşan bir yaklaşım tarzı. Ne ben, ne arkadaşlarım böyle bir sözün altına imza atmıştır. Baykal iddiasını ispatlayamazsa ona ne deneceği de malumdur. Müfteri çok hafif kalır."

Gül de esip yağdı:

"İftira... Böyle bir anlaşma imzalanmamıştır."

Ali Babacan da "Yalan" dedi.

Bunun üzerine Baykal, "Olay kesinlikle doğrudur" diye açıklama yaptı ve belgeyi gazetecilere gösterdi.

* * *

Olayı, MHP Ankara ikinci bölge adayı, ABD’yle çetin tezkere pazarlıkları yapan Büyükelçi Deniz Bölükbaşı’na sordum.

Anlattıkları şöyle:

"Böyle bir anlaşma var. Bu anlaşma Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından 22 Eylül 2003 tarihinde imzalandı."

Sonra da olayı anlattı.

12 Nisan 2003 tarihinde Amerikan Kongresi, Ek Ödenek Yasası’nı kabul etti.

16 Nisan’da yasa Bush tarafından imzalandı ve yürürlüğe girdi.

Yasa, Körfez Savaşı nedeniyle Ürdün, Mısır ve Türkiye’ye 2 milyar 422 milyon dolar ekonomik destek sağlanmasını öngörüyor.

Bu paranın 1 milyar doları da Türkiye’ye verilecek. Yasada ikinci bir seçenek de var.

Türkiye ya bir milyar dolar hibe alacak, ya da 8.5 milyar dolar uygun koşullu krediyi tercih edecek.

Buraya kadar güzel, ancak yasada bir koşul maddesi var.

Türkiye, Irak harekátında Amerika’ya yardım edecek ve Kuzey Irak’a harekát yapmayacak.

* * *

Bu yasa Baykal’ın açıkladığı gibi Dubai’de eylül ayında Devlet Bakanı Ali Babacan ile ABD Hazine Bakanı John Snow tarafından imzalandı.

Anlaşma, devlet bakanlığı tarafından da açıklandı ancak açıklamada Türkiye’nin Kuzey Irak’a harekát yapmama koşulu gizlendi.

Anlaşmanın hukuken yürürlüğe girebilmesi için iki ülke arasında nota teatisi yapılması gerekiyor.

Bunun için anlaşma Dışişleri’ne gönderiliyor ve Deniz Bölükbaşı’nın önüne geliyor.

Deniz Bölükbaşı, anlaşmadaki Kuzey Irak’a girmeme koşulunu görünce şaşırıyor ve "Bu kabul edilemez" diye karşı çıkıyor.

Bakanlık da durumu Başbakanlığa bildirince ortalık karışıyor. Muhalefet ve Silahlı Kuvvetler buna karşı çıkıyorlar.

Başbakanlık bu maddenin düzeltilmesini istiyor.

Ancak ABD Dışişleri, maddenin düzeltilmesini "Yasa yürürlüğe girdi. Değişmesi söz konusu değil" diye kabul etmiyor.

Sonuç alınamayınca da anlaşma yürürlüğe girmiyor.

Deniz Bölükbaşı’nın aktardıkları özetle böyle.

Bölükbaşı şöyle diyor:

"Başbakan ve bakan, yalan diye ısrar ediyorlarsa kendilerine imzalı anlaşmayı takdim edebilirim. Dini ahlak, yalan söylememeyi gerektirir."

Bizim "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" diye çok bilinen bir atasözümüz vardır.

Ama bu kez minareler kılıflara sığmadı.
X