Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Milliyetçilerin lazım ve sancılı değişimi

    Hürriyet Haber
    20 Ekim 2005 - 23:37Son Güncelleme : 20 Ekim 2005 - 23:37

    Özetle diyor ki, her he kadar Chateaubriand 19.yy’ın başında (1802) ‘dehâsıyla’ övünse de (¹) Hıristiyanlık, toplumsal düzenin anahtarı ve kurum olarak, yokuş aşağı gitmeye başlamıştı. Romantizm de kurtaramadı. ‘Bilimcilik’ ve pozitivizm ezdi geçti. Renan’ın <ı>İsa’nın Hayatı adlı kitabının karşısında, Katolik yazarlar çok hafif kaldılar. Roma Kilisesi’nin katılaşan tutumu ve Papa Pius IX’un ‘modern zamanların yanlışlıkları’na karşa yayınladığı<ı> Quanta Cura adlı genelgesi de fayda etmedi.

    Böyle bir ortamda, 1905 yılında Kilise ile Devlet’i birbirinden ayıran kanun, beklenenin aksine – çünkü laiklik kanunu açıkça Kilise karşıtıdır – yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

    Katoliklermodern çağa ayak uydurmak, eski düzenin koruyucusu rolünden sıyrılmak zorunda kaldılar.

    Séry kitabında işte Fransız Katolikler’in yaşadığı bu lazım ama sancılı değişimi çok güzel anlatıyor.

    Lafı uzatmayacağım.

    Söylemek istediğim şu: Fransız Katolikleri gibi, Türk-İslamcılar da (Burada İslamcı’dan maksat, kendileri bu tanımı reddetseler de, ‘siyasal islamcılar’dır, Müslüman-Demokratlar diyelim isterseniz.) bir değişim yaşamak zorunda kaldılar. Bazı kötü alışkanlıklardan ve art niyetlerden hâlâ sıyrılamasalar da, epey yol aldılar, en azından yüzlerini ‘uyuma’ doğru çevirdiler. Bu çizgide devam etmeleri ve sivil toplumu ‘değiştiklerine’ ikna etmeleri gerekiyor. Zaman alacaktır.

    Ancak, küreselleşme, Avrupa Birliği uyum süreci, AB’nin küstahlığı, kaçınılmaz bir takım egemenlik devri, durumdan istifade etmek isteyen Yunanlı ve Rumlar’ın damarımıza basması, PKK’nın hareketlenmesi, Kürt(çü) takımının dirayetsizliği, AKP’nin türban vb konularda (gizli gizli verdiği) sözleri tutamamasının getirdiği huzursuzluk, milliyetçilerin ve kızılelmacıların yangına körükle gitmesi filan derken... Türkiye’de bir korumacı refleksin ve ‘milliyetçi’ tepkinin oluşması ve yükselmesi kaçınılmazdır. Muhtemelen önümüzdeki Meclis’te ciddi bir ‘ulusalcı-milliyetçi muhalefet’ oluşacaktır.

    Şimdiden, başta MHP, milliyetçilerin çağın ve şartların gereklerine ayak uydurmaları, geçenlerde bir yazarın altını çizdiği gibi (ki Allah için bugüne kadar ciddi bir vukuatları yoktur) ‘kafatasçı’ sapmalardan sakınmaları... hasılı, UYUM VE DEĞİŞİM ÇABASI içine girmeleri şart.

    Sancılı ama (Türkiye için) lazım bir çaba...

    (Aynı şeyi Kürtçüler için de söyleyeceğim ama bu konuda umudumu yitirmek üzereyim!)

    İşte bunları düşünürken hatırladım Séry’nin söz konusu kitabını...

     

    (¹) Chateaubriand’ın söz konusu kitabının adı Fransızca’da ‘Hıristiyanlığın Dehası’ şeklindedir. Zamanında bizde yayımlanırken, herhalde gavurlara böyle bir deha uygun görülmemiş olmalı ki, adını ‘Hıristiyanlığın Özü’ koymuşlar kitabın...

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı