Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Milli Takım Kupa’da naklen yayın nerede

    Alp ULAGAY
    25.11.2001 - 01:46 | Son Güncelleme: 25.11.2001 - 01:46

    Türk izleyicisi bugüne kadar Dünya Kupası'nda milli takımını televizyondan hiç seyredemedi. Ama hiç olmazsa koltuğuna gömülüp ekstra bir bedel ödemeden final dahil tüm maçları TRT ekranından takip etmenin keyfini sürdü. Şimdi işler değişti.

    Türkiye 48 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'na katılıyor, ama bu sefer de milli takım maçlarının televizyondan yayınlanamama tehlikesi var. Çünkü 2002 ve 2006 Dünya Kupası yayın haklarını elinde bulunduran Alman Kirch Grubu tüm Avrupa televizyonları gibi TRT'den de çok büyük bir bedel talep ediyor. Hafta içinde görüştüğümüz Kirch Grubu ve TRT yetkilileri, pazarlığın sürdüğünü söylediler. TRT, basında çıkan 50 milyon dolarlık bedelin çok yüksek olduğunu belirtti. Sadece Türkiye maçlarını yayınlamak da bir çözüm değil, çünkü tüm maçların yayın hakkıyla arada fazla bir fiyat farkı yok.

    Türk milli takımı Avusturya'yı geçerek tarihte ikinci kez Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde etti. 1954'de İsviçre'deki finallerden 48 yıl sonra Türkiye ikinci kez dünya devleriyle boy ölçüşecek. Güney Kore ve Japonya'nın ortak düzenleyeceği Dünya Kupası'ndaki maçların televizyondan naklen yayını konusu ise karışık. Türk seyirciler, 1970'lerden bu yana Dünya Kupası maçlarını TRT ekranlarından izlemenin rahatlığını yaşıyordu. Çünkü TRT, bu maçları naklen yayınlama hakkına sahipti.

    Ancak bu konfor sona ermek üzere. Türkiye ve Avrupa'daki futbol seyircileri milli takımlarının maçlarını bile izleyememe tehdidiyle karşı karşıyalar. Çünkü Dünya Kupasının yayın hakları ilk defa ‘‘özelleşti.’’

    FIFA bundan önce Dünya Kupalarının Avrupa'daki yayın hakkını hep Avrupa Yayın Birliği EBU'ya satmıştı. Üyeleri arasında TRT'nin de bulunduğu bu birlik, çoğu devlete ait başlıca Avrupa televizyonlarından oluşuyordu. EBU ile FIFA arasındaki anlaşma 1998 Kupası'yla birlikte sona erdi.

    Yeni ihale açılırken FIFA, medya sektöründeki gelişmeyi göz önünde tutarak, daha iyi bir gelir elde etmeyi düşündü. 1996'da açılan ihaleyi EBU değil, Alman medya patronu Leo Kirch'e ait KirchSport kazandı. Eskiden EBU üyesi olarak maçların yayın hakkını düşük bedellerle alan İngiliz BBC, Alman ZDF, Fransız TF1, Türk TRT ve diğerleri, birden zor durumda kaldılar. Artık yayın haklarını almak için Leo Kirch'le masaya oturmak zorundaydılar. Kirch'in cömert davranmak gibi bir niyeti yoktu. Çünkü kendisi de 2002 ve 2006 kupalarının TV yayın ihalesini almak için FIFA'ya tam 2.2 milyar dolar taahhüt etmişti.

    İşin vahameti bu yılın başında Kirch astronomik bedellerle pazarlık masasına oturunca anlaşıldı.

    KIRAN KIRANA PAZARLIK

    Örneğin İngiliz BBC ve ITV bu masaya oturunca şaşkına döndüler. 1998'deki 64 maç için sadece 4 milyon sterlin ödemişlerdi. Oysa şimdi Kirch tam 170 milyon sterlin istiyordu. İki kanal 50 milyon sterlinlik bir karşı teklif yaptılar, hatta maçları yayımlamama tehdidini bile savurdular. Pazarlık geçen ay sonuçlandı. BBC ve ITV hem 2002 hem de 2006 Dünya Kupası yayın hakları için imzayı bastı. Her iki kupayı yayınlamak kaydıyla Kirch'e 160 milyon sterlin ödemeyi kabul ettiler.

    Avrupa'nın diğer büyük futbol ülkelerinde de benzer pazarlıklar yapıldı. Almanya'da iki kamu kanalı ARD ve ZDF, yayın haklarını 130 milyon Euro'ya aldılar; ama sadece 25 maç yayınlayacaklar. İspanya'da dijital yayın yapan ViaDigital rakiplerini 160 milyon Euro karşılığında alt etti.

    İSVİÇRE MAÇ YAYINLAMAYACAK

    Fransa'da EBU üyesi üç kanal TF1, France 2 ve France 3 yüksek meblağı kabul etmedi. Şu anda diğer özel kanal M6, 700 milyon frank ödeyerek yayın haklarını kapmak üzere.

    İtalyan devlet televizyonu RAI ise bütçesinin Kirch'in teklifini karşılamaya yetmeyeceğini ve pazarlığı sürdürmeyeceğini duyurdu. İsviçre televizyonu SFR kesinlikle 6,5 milyon dolarlık bedeli ödemeyeceğini ve maçları yayınlama-yacağını bildirdi. Üç İskandinav ülkesi Norveç, Danimarka ve İsveç'in kanalları ise maçların yayın hakkını aralarında bir konsorsiyum oluşturarak alabildiler. Türkiye yayın haklarının akıbetinin belli olmadığı ülkeler arasında. 1974'den beri tüm dünya kupalarının yayıncısı TRT, yayın haklarını pazarlayan Kirch'e ait Prismasports ile pazarlığı sürdürüyor. Geçen hafta Kirch Grubu'nun Türkiye için 50 milyon dolar gibi bir bedel ortaya attığı iddia edildi. Ancak, TRT yetkilileri bu bedelin çok yüksek olduğunu belirterek görüştükleri meblağı telaffuz etmekten kaçındı.

    TRT Spor Müdür Yardımcısı Cihat Soysal 64 maçın tümünü naklen yayınlamak istediklerini belirtiyor: ‘‘Zaten sadece Türk milli takımının maçlarını yayınlamakla tüm maçları yayınlamak arasında pek fiyat farkı yok.’’ Soysal ayrıca önceki kupalardakine oranla çok büyük bir bedelle karşı karşıya olduklarını vurguluyor: ‘‘Bizden istedikleri bedel önceki kupalarda EBU'ya ödediğimize göre kat kat fazla. 1990 Dünya Kupası için 1,3 milyon İsviçre Frangı ödemiştik, 1994'te 1,7 milyon, 1998'de ise 2,1 milyon.’’


    LEO KIRCH


    Esrarengiz medya patronu

    75 yaşındaki Leo Kirch muhafazakar bir Bavyeralı. Hıristiyan Demokrat Parti'nin (CDU) ve bu partinin ünlü başbakanı Helmut Kohl'un büyük destekçisi. Kohl'un başı yolsuzluk iddialarıyla ağrıdığı sırada, en büyük desteği Kirch'den almıştı. Hatta Kirch, dava sonunda partinin ödediği cezalar konusunda maddi katkıda bile bulunmuştu. Kirch'in bir özelliği de, kamuoyu tarafından tanınmaması. Hiç röportaj vermiyor, fotoğraf bile çektirmiyor. Hatta, kendi düzenlediği bir davette kapıdan içeri girememiş, çünkü güvenlik görevlileri onu tanımamışlar. Münih Üniversitesi'nde iktisat okuyan Kirch 1960'larda film dağıtımı işiyle medya sektörüne girdi. Almanya'da ilk pazarladığı film de Federico Fellini'nin La Strada'sıydı. Beta yapım şirketini kurarak işini büyüttü. Avrupa televizyonculuğundaki kamu tekeli 1980'lerin başında ortadan kalkınca medyada ortaya çıkan özel sektör devlerinden biri de Leo Kirch'e ait Kirch Grubu oldu. Kirch Almanya'nın ilk özel kanallarından Sat 1'ın de kurucusu. 1990'larda hızla yayılan şifreli televizyon dalgasıyla güçlenen medya baronu, Premier'i kurdu. Bu şifreli kanal Alman ligi maçlarını yayınlayarak ön plana çıktı. Alman liginin dört yıllık yayın hakları için dört milyar markı gözden çıkardı. Formula 1'in dünyadaki yayın haklarının yüzde 75'ini ele geçirdi. Şu anda altı televizyon kanalı bulunuyor.


    DÜNYA KUPASI AVRUPA YAYIN HAKLARI


    1990 İtalya ve 1994 ABD: 52'şer maç için 120 milyon dolar

    1998 Fransa: 64 maç için 184 milyon dolar

    2002 G.Kore ve Japonya: 64 maç için 1 milyar dolar

    2006 Almanya : 64 maç için 1,2 milyar dolar


    AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI YAYIN HAKLARI


    1980 İtalya: 14 maç için 3.2 milyon İsviçre frangı

    1984 Fransa: 15 maç için 4,1 milyon İF

    1988 Almanya: 15 maç için 5,2 milyon İF

    1992 İsveç: 15 maç için 25 milyon İF

    1996 İngiltere: 31 maç için 80 milyon İF

    2000 Belçika ve Hollanda: 31 maç için 140 milyon İF

    2004 Portekiz: 31 maç için 800 milyon İF


    OLİMPİYAT OYUNLARI AVRUPA YAYIN HAKLARI


    1980 Moskova: 5,95 milyon dolar

    1984 Los Angeles: 19,8 milyon dolar

    1988 Seul: 26 milyon dolar

    1992 Barselona: 90 milyon dolar

    1996 Atlanta: 240 milyon dolar

    2000 Sydney: 363 milyon dolar

    2004 Atina: 408 milyon dolar

    2008 Pekin: 459 milyon dolar
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı