Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Milli parklarda alicengiz oyunu

    Hürriyet Haber
    03 Nisan 1998 - 00:00Son Güncelleme : 03 Nisan 1998 - 00:01

    Milli parklarımız, üç beş para babası için, siyasi karar mekanizmalarınca önce gözden çıkarıldı, şimdi de elden çıkarılıyor. 1996 yılında bir kısmı Dilek Yarımadası Milli Parkı'yla birlikte ‘‘şüpheli’’ biçimde yanan Menderes Deltası Milli Parkı'nın sınırlarının daraltılması konusunda çalışmalar yapılmakta. Oysa geçen yıl yangından sonra tüm siyasiler ve yetkililer, böyle bir şeyin asla olmayacağını söylemişlerdi.

    Milli parklar, tüm dünyada bilimsel ölçütlerle oluşturulmuş ve ülkenin geleceği açısından son derece önem taşıyan doğa parçalarıdır. Onlara hiç kimse müdahalede bulunmaz, doğal biçimde varlıklarını sürdürmleleri sağlanır. Bizde ise milli parkları, bilim adamlarının ölçütleri yerine, emlakçıların, müteahhitlerin, arsa mafyasının ve yerel siyasetçilerin ölçütleri belirliyor. Bilimsel, kültürel, doğal ve estetik açıdan son derece önemli olan milli parklar, birkaç kişinin menfaati uğruna anında gözden çıkarılıyor. Bunun son örneği, geçen yıl bir kısmı ‘‘şüpheli’’ bir biçimde yanan Menderes Deltası'nda yaşanıyor.

    Türkiye'nin dünyaca ünlü sulak alanlarından olan Menderes Deltası Milli Parkı'nın sınıları, bilim adamları dururken, değerleri kendinen menkul birkatım siyasilerce daraltılarak yeniden çizilmeye çalışılıyor. Amaç, ülkenin doğal zenginliğine katkıda bulunmak değil, arazi rantını paylaşmak.

    Dilek Yarımadası Milli Parkı ve Bafa Gölü Tabiatı Koruma Alanı'yla birlikte Türkiye'nin koruma altına alınmış en büyük doğa parçalarından olan Menderes Deltası Milli Parkı üzerinde oynanan oyunları, Doğal Hayatı Koruma Derneği, bir basın duyurusuyla kınadı ve yetkilileri göreve çağırdı.

    YUMURTALIKLA GÜNÜ

    Öte yandan yalnızca Menderes Deltası'nda değil, Adana'daki Yumurtalık Lagünü Tabiatı Koruma Alanı'nın da sınırlarını daraltmak istiyorlar. Lagünde 4 bin hektarlık bir daraltma düşünülüyor. Tüm dünyada çevre sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte koruma altına alınan doğa parçalarında büyük artış görülüyor. Bizde ise tam tersi olmakta. Koruma altındakiler bile, turizmden balıkçılığa, tatil sitelerinden havalanı inşaatlarına kadar, her türlü insani etkinliğe açılıyor. Oysa 2000 Olimpiyatları'na evsahipliği yapan Avustralya'da, koruma altındaki koalaların yaşam alanlarını tehdit edeceği gerekçesiyle Sidney kenti, milyonlarca kişinin inip kalkacağı ve milyonlarca dolar kazanacağı bir havalanının inşaatından vazgeçmişti. Çevreciler ve bilim adamları, Türkiye'deki çarpıklığın nedenini, yetki ve karar merciindeki kişilerin bilgisizliğine ve çağdışı bir zihniyete sahip olmalarına bağlıyorlar.

    İmren Aykut'a bravo

    Çevre Bakanı İmren Aykut, su kuşlarının yaşam alanları olan sulak alanların korunmasına dair uluslararası Ramsar Sözleşmesi'ne Türkiye'den 4 yeni alanın dahil edildiğini bildirdi. Bakan Aykut, bu alanların Kızılırmak Deltası, Ulubat Gölü, Akyatan Gölü ve Gediz Deltası olduğunu açıkladı.

    Türkiye, 1994 yılında da Göksu Deltası, Seyfe Gölü, Manyas Gölü, Burdur Gölü ve Sultansazlığı'nı Ramsar Sözleşmesi'ne dahil etmişti.






    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı