Milli gelirimiz 3 bin 383 dolar

Hürriyet Haber
01.04.2004 - 02:14 | Son Güncelleme: 01.04.2004 - 02:14

Türkiye ekonomisi 2003’te tahminlerin üzerinde yüzde 5.9 büyüdü ve kişi başına milli gelirde 3 bin 383 dolar ile cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı.

Türkiye ekonomisi 2003’te tahminlerin üzerinde yüzde 5.9 büyüdü ve kişi başına milli gelirde 3 bin 383 dolar ile cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. Rekorları getiren gelişme yılın son çeyreğinde yüzde 7.2’lik büyümeyle yaşandı. Ekonominin 8 çeyrek dönemdir ‘özel sektör eliyle’ büyüdüğü ortaya çıktı.

EKONOMİDE 2003 büyüme rakamları tahminleri aştı, rekorlar kırdı. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre, Türkiye ekonomisinde, yılın son çeyreğinde yüzde 7.2’lik hızlı bir büyümeye yaşandı ve yılın tümündeki büyüme oranı yüzde 5.9 oldu. Toplam ve kişi başına milli gelirde de cumhuriyet tarihinin rekorları kırıldı.

Türkiye’nin 2003’teki toplam gayri safi milli hasılası (GSMH) 239.2 milyar dolara, kişi başına geliri de 799 dolar yükselerek 3 bin 383 dolara ulaştı. Kişi başına milli gelir, 2002 yılında 2 bin 584 dolardı. 2003 yılında kişi başına milli gelirde dolar kurundaki düşüş nedeniyle dolar bazındaki artış oranı da yüzde 30.2 oldu. Kişi başına gelir 1988 yılından sonra ilk defa 3 bin doların üzerine yükseldi.

DİE’nin açıkladığı geçici verilere göre, büyüme hızında en fazla artış yüzde 22.6 ile ithalat vergisinde sağlandı. Geçen yıl ‘sabit fiyatlarla’ ticaret sektörü yüzde 8.1, ulaştırma ve haberleşme sektörü yüzde 8.4, sanayi sektörü yüzde 7.8, serbest meslek ve hizmetler sektörü yüzde 5.2 büyürken, devlet hizmetlerindeki büyüme yüzde 0.8, konut sahipliğindeki büyüme ise yüzde 1.4’te kaldı. Aynı dönemde tarım yüzde 2.5, inşaat sektörü yüzde 9, mali kuruluşlar yüzde 6.3, kar amacı olmayan kuruluşlar ise yüzde 1 küçüldü.

‘Cari fiyatlarla’ Türkiye’nin GSMH’si yılın son çeyreğinde yüzde 18.3, yılın tamamında yüzde 29.7, GSYİH ise son çeyrekte yüzde 17.6, yılın tamamında ise yüzde 29.6 arttı.

DİE, 2002 yılı GSMH hesaplamalarını da revize ederek, geçen yıl yüzde 7.8 olarak açıkladığı 2002 yılı büyüme oranını da yüzde 7.9’a yükseltti.

ÖZEL SEKTÖR ELİYLE

Ekim, kasım, aralık aylarını kapsayan geçen yılın son çeyreğinde imalat sanayiinin, önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı ise yüzde 10 açıklandı. İmalat sanayiindeki büyüme, özel sektör kaynaklı oldu. Bu dönemde özel sektör imalat sanayinde yüzde 14.4 büyüme olurken, kamu imalat sanayi yüzde 2.2 küçüldü.

Kamu kesimi imalat sanayiinde, gıda yüzde 12.8, içki yüzde 21.1, tütün sanayi yüzde 18.8, dokuma sanayi yüzde 84, ayakkabı dışında giyim eşyası ile ayakkabı sanayi yüzde 100, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 80.3, çeşitli petrol ve kömür türevleri yüzde 67.2, plastik ürünler yüzde 45.6, makine sanayi yüzde 25.3, taşıt araçları da yüzde 56.2 oranında küçüldü. Kamuda; diğer gıda maddeleri yüzde 82.4, basım, yayın yüzde 11.6, ana kimya sanayi yüzde 2.6, diğer kimyasal ürünler yüzde 12.1, petrol rafinerileri yüzde 7.1, metal ana sanayi yüzde 6.8, elektrik makineleri ve aygıtları yüzde 48.9, metal eşya sanayi de yüzde 14.7 oranında büyüdü.

Özel sektör imalat sanayiinde ise en yüksek üretim artışı yüzde 48.6 ile taşıt araçları sektöründe kaydedildi.

Yılın son çeyreğinde, özel sektör imalat sanayiinde; gıda maddeleri yüzde 8.3, içki sanayi yüzde 21.2, deri ve benzeri maddeler yüzde 32.9, mobilya yüzde 15.3, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 11.4, petrol rafinerileri yüzde yüzde 5.9, lastik ürünleri yüzde 22.3, makine sanayi yüzde 29, elektrik makineleri ve aygıtları yüzde 20.4, metal eşya sanayi yüzde 9 büyüdü.

Buna karşılık diğer gıda maddelerinde yüzde 6.7, tütün sanayinde yüzde 3.5, diğer imalat sanayinde de yüzde 31.6 oranında daralma yaşadı.

Bu yılın son çeyreğine ilişkin toplam imalat sanayii üretim değeri içinde kamu kesiminin payı yüzde 24.5, özel kesimin payı ise yüzde 75.5 düzeyinde bulunuyor.

Devlet harcamaları kıstı

HARCAMA
gruplarına göre gelişme hızlarına bakıldığında, sabit fiyatlarla özel nihai tüketim harcamalarında, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 10.3, yılın tamamında ise yüzde 6.6 artış oldu. Devletin nihai tüketim harcamaları ise yılın son çeyreğinde yüzde 4.2, yılın tamamında da yüzde 2.4 azaldı. Gayri safi sabit sermaye oluşumunda, 4. üç aylık dönemde yüzde 19.2, yılın tamamında ise yüzde 10 artış oldu. Mal ve hizmet ihracatı, son çeyrekte yüzde 16.9, yılın tamamında yüzde 16, mal ve hizmet ithalatı ise son 3 ayda yüzde 33, yılın tamamında yüzde 27.1 arttı.

5 yıldır ilk kez 8 çeyrek hep büyüdük

DİE’nin
2003 yılı son çeyreğine ve yılın tümüne ilişkin GSMH sonuçlarına göre, büyüme oranı yılın son çeyreğinde yüzde 7.2 ile tahminlerin üzerine çıktı. Türkiye ekonomisi son beş yılda ilk defa sekiz çeyrek üst üste büyüme başarısını gösterdi.

Bu büyüme sabun köpüğü gibi bir büyüme değil

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 2002 ve 2003’te ekonominin özel sektör eliyle büyüdüğünü belirterek, ‘Bu öyle sabun köpüğü gibi hormonlu bir büyüme değil, özel sektör eliyle olduğu için gerçek büyüme’ dedi. Bu haliyle büyümenin iki yıldır ilk kez sağlıklı büyüme sayılabileceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:

‘Önceki büyümeler genellikle devletin musluklara açması sonucu olurdu. Bu yüzden şimdi sağlıklı büyüyoruz. Bu büyümede 3 ana sektör etkin. Ancak tarım ve inşaat gibi istihdam açısından son dere önemli iki sektör hala küçülüyor.’

Enflasyonsuz da büyünüyormuş

ANKARA Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, büyümenin tahminleri aşacağını beklediklerini ve kendileri için bu büyümenin sürpriz olmadığını söyledi. Çağlayan, ‘Piyasa öyle gösteriyordu. Ancak bence önemli olan; yıllardır bize enflasyon olmazsa büyüme olmaz diye anlatanlara iyi bir ders oldu. Hem enflasyon iniyor hem de büyüme sürüyor’ dedi. Çağlayan, hükümetin bundan sonrası için yatırım ve üretimin önünü açacak rekabet avantajlarını artıracak önlemler almasını istedi ve ‘Eğer sanayicinin maliyetleri düşürülmezse ihracattaki artış daha fazla süremez’ diye konuştu.

Ekonomi daha sağlıklı bir yapıya gidiyor

İSTANBUL Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük, büyümenin hedeflenenin üzerinde gerçekleşmesinin sevindirici olduğunu belirterek, ‘Daha da sevindirici olanı, bu sonuçlara harcamalar yönünden baktığımızda, yılın son çeyreğinde, özellikle özel tüketim ve yatırım harcamalarında da beklenenin üzerinde artışlar gerçekleştiğinin görülmesidir. 2002’deki ihracat ivmeli büyüme, 2003 yılında, yerini ihracatla birlikte iç talep ve yatırımlar ile desteklenmiş bir büyümeye bırakmıştır. Bu ekonomimizin, daha sağlıklı ve dengeli bir yapıya doğru yöneldiğinin işareti olması açısından sevindiricidir’ dedi.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı