Milli gelire katkıda kamu daha başarılı

Hürriyet Haber
30.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

500 büyük arasında yer alan az sayıdaki kamu firmalasının katma değer yaratma potansiyelinin, çoğunluğu oluşturan özel firmalara göre daha yüksek olduğu belirlendi.2000 yılında 469 özel firma satış hasılatının yüzde 12.9'u oranında net katma değer yaratabilirken, bu oran 31 kamu firmasında yüzde 17 düzeyinde gerçekleşti. Net katma değerin satış hasılatına oranı özel firmalarda gerilerken, kamuda her yıl artış gösteriyor. Şirket faaliyetlerinin toplam ekonomiye katkısı açısından değerlendirilmesinde, yaratılan katma değer büyük önem taşıyor. Katma değer, şirketlerin milli gelire yaptığı katkıyı gösteriyor. Şirketin milli gelire yaptığı katkı da çalışanlara yapılan ödemeler, ödenen faizler ve karın toplamından oluşuyor. Günümüzde tüm dikkatlerin "kar" üzerine odaklanması nedeniyle, şirketlerin yarattığı katma değerin ihmal edilmesi nedeniyle dünyada gelir dağılımın giderek bozulduğu, bu nedenle 500 büyük firma değerlendirilirken, bunların katma değer yaratma potansiyelinin de incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. SON 5 YILDAKİ GELİŞME 500 büyükler içindeki özel firmaların 1995 yılında 445 olan sayısının, 2000 yılında 469'a yükseldi. 500 büyük arasında yer alan özel firmaların milli gelire katkısının ise son yıllarda giderek azaldığı belirlendi. Özel kesimde yaratılan net katma değerin satış hasılatı içindeki payı, 1995-1998 döneminde yüzde 18 dolayında seyretti. Ancak bu oran, 1999 yılında yüzde 13.3'e düştü. Özel sektör 2000 yılında da satış gelirlerinin yüzde 12, 1999'da yüzde 16.8'e, 2000 yılında da yüzde 18.8'e kadar yükseldi. Kamuda, satış gelirleri içinde ücret ödemelerinin payında yaşanan bu artış, yüksek ücret politikasından kaynaklandı. 500 büyük şirketin net katma değerin satış hasılatına oranı 1997'da yüzde 12, 1998'de yüzde 15.3, 1999'da yüzde 16.1 ve 2000 yılında yüzde 17'ye ulaştı. 1995'den bu yana 500 büyük arasına giren kamu kuruluşları her yıl 2000 fiyatlarıyla ortalama 1.8 katrilyon lira dolayında katma değer yarattı. Bu durum, katma değer yaratma gücü düşük olan kamu kuruluşlarının kapsam dışına çıktığı biçiminde de yorumlanıyor. Ancak kamu kuruluşlarının karlılıklarının düşük olmasına karşın, milli gelire katkılarının çok önemli boyutlarda olduğu gözden kaçmıyor. Kamu kesiminin sorunlarının başında, aşırı istihdam ve düşük verimliliğin geldiği ifade ediliyor. Ancak, yaratılan katma değerin istihdam sayısına bölünmesiyle bulunan işçi verimliliğinın, 1995-1998 döneminde yüzde 57-59 arasında seyrederken, 1999'da yüzde 81.3'e, 2000 yılında da yüzde 82.4'e kadar çıktığı da dikkati çekiyor. İSTİHDAM VE ÜCRETLER 1994 ekonomik krizi öncesinde 596 bin olan 500 büyüklerde çalışan sayısı, 1995 yılında 539 bine gerilemişti. 1988'de 585 bine yükselen bu sayı, 1999 yılında 550 bine geriledi. Çalışan sayısı 2000 yılında ise az da olsa artarak 558 bin oldu. Otomasyon, taşeronlaştırma ve fason imalat gibi etmenlerle büyük firmaların giderek daha az istihdam yarattığına, istihdam artışı için çözümün başka alanlarda aranması gereğine işaret ediliyor. 500 büyük firmada 1997'ye kadar düşüş trendi içinde olan çalışanlara yapılan ücret ödemeleri, anılan yıldan sonra önemli bir artış temposu yakaladı. 1995'de 2000 fiyatlarıyla 6 milyar lira düzeyinde bulunan, 1996'da 5.8 milyar liraya gerileyen yıllık maaş ve ücretler, 2000 yılında 9 milyar lirayı aştı. 1996 ve 1998 dışındaki yıllarda kamu kesimi ücretleri özel kesime göre daha yüksek düzeyde oluştu. Özellikle 2000 yılında özel sektörde yıllık ücretler 8.2 milyar lira olurken, kamuda 10.6 milyar liraya ulaştı. Bir yandan istihdam azalırken, diğer yandan ödenen maaş ve ücretlerin arttığı bu süreçte, asıl olarak bu dömelerin satış geliri içindeki payının izlediği seyir önem taşıyor. Özel sektörde maaş ve ücretlerin satış hasılatına oranı 1995-1997 döneminde yüzde 7'lerde seyrederken, 1998'de yüzde 9.2'ye, 1999'da yüzde 9.9'a yükseldi, 2000'de biraz gerileyerek yüzde 9.1 oldu. Kamu firmalarında 1995 yılında yüzde 11.2 düzeyinde bulunan bu oran 1996'da yüzde 8.4'e düştü, ancak izleyen dönemde sürekli artış gösterdi. Söz konusu oran kamu firmalarında 1997'de yüzde 9.6'ya, 1998'de yüzde 13.6'ya, 1999'da yüzde 16.8'e, 2000 yılında da yüzde 18.8'e kadar yükseldi. Kamuda, satış gelirleri içinde ücret ödemelerinin payında yaşanan bu artış, yüksek ücret politikasından kaynaklandı.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı